Ana içeriğe geç
Sözlük

barda ile cümle

barda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom bardağını tekrar doldurdu.Tom füllte erneut sein Glas.
Bir şişe su ve iki bardak, lütfen.Eine Flasche Wasser und zwei Gläser, bitte.
Bir bardak süt içtim.Ich trank ein Glas Milch.
Bardak, bir şey içerken kullandığımız eşyadır.Glas ist eine Sache, die man zum Trinken benutzen kann.
Bardak, bir şey içmek için kullandığımız eşyadır.Glas ist eine Sache, die man zum Trinken benutzen kann.
Bir bardak kahve alabilir miyim?Kann ich eine Tasse Kaffee nehmen?
Bir bardak çay ister misiniz?Möchten Sie eine Tasse Tee?
"Bir bardak ayranın kaç yıl hatırı var!".Wie viel ist eine Tasse Kaffee wert?)
Akşam barda vodka, buz bardaklarda servis edilir.Der Abend wird an der Bar bei Wodka aus Eisgläsern verbracht.
Cinayet gecesi iki erkekle bardan ayrıldı.Das Paar war am Abend seines Todes mit dem Mann zusammen in einer Kneipe.
Şarap bardaklara doldurulduktan sonra dört kişi tarafından içilir.Der Wein wurde nach drei Jahren auf Flaschen abgefüllt.
Escobar, 2 Temmuz 1994'te Kolombiya'nın Medellin kentindeki bir barda vurularak öldürüldü.Wenige Tage später, am 2. Juli 1994, wurde Escobar vor einer Bar in Medellín durch sechs Schüsse getötet.
Sonra bardağına içki koyar.Er bringt ihr Kaffee.
Bir bardak su istiyorum.J'aimerais un verre d'eau.
Onlar toz olmuştur ya da kırılan bir bardağın artık birleştirilmeyen parçaları gibidir.Andere von ihm signierte Stücke, wie ein einfacher Becher oder eine dekorlose Schale, sind eher unbedeutend.
Bardakçı Necati yalan söylüyor dedi.Er sagt, dass der Blinde ein Lügner sei.
Günce 1-2 bardak tavsiye edilir.!Getränke wurden mehrmals am Tag ausgeschenkt.
Bardağı yavaşça masaya bıraktım.Danach lässt man das Gläschen langsam aufgleiten.
Bardağın yarısı boş mu yoksa yarısı dolu mu?In: Alice Leal: Is the Glass Half Empty or Half Full?
İnsanın günde sekiz bardak suya ihtiyacı vardır.Sie verbringt generell acht Stunden täglich im Wasser.
Cam bardaklar buna örnek olarak gösterilebilir.Durch eine Glasscheibe kann man diese betrachten.
"Safilo" firmasına ait olan bazı fabrikalar vardır, burada şirket bardak imal eder.In Werschenschlag gibt es die Firma „Glaszone“, die Küchenrückwände aus Glas erzeugt.
Manastır biralarının da pek çoğu kendine özel bir bardak biçimine sahiptir.Die meisten dieser Anwesen haben auch ihren privaten Weinberg.
Kokteyl bardakları çoğunlukla kokteyl servisinde kullanılmak için tasarlanmıştır.Crèmes werden hauptsächlich zur Zubereitung von Cocktails verwendet.
Goblet bardaklar, standart kadehlerden daha kalın, dolayısıyla daha ağırdırlar.Die Gliederketten sind schwerer als die der normalen Seile und deshalb langsamer.
Kokteyl bardağı, ters koni şeklinde ayaklı bir bardak çeşididir.Eine weitere Leitform ist der konische Becher mit hohem Standfuß.
Bilgisayarın oradan geçince içki koyduğu bardak çatlar ve içinden içki bilgisayarın içine dökülür.Aus dem Garten sei sie verschwunden während er drinnen Getränke mixte.
Serviste neredeyse her zaman bir bardak su da künefeyle verilir.Im Glas wird das fertige Getränk dann oft noch mit einer Kirsche garniert.
Oyunun amacı, bir sonraki seviyeye geçmek için altın bardaklar toplamaktır.Ziel des Spiels ist es, in allen Cups den Goldpokal zu erringen.
Bu durumun anlaşılması bardağı taşıran son damla oldu.Das ist die klare Schlussfolgerung dessen, was auf der Leinwand gezeigt wurde ...
Bütünüyle farklı nedenlerle olsa bile, top atışı öyle görünüyor ki bardağı taşıran damla olmuştu.Glücklicherweise waren alle so betrunken, dass die Schüsse alle bis auf einen in die Luft gingen.
Cemal Bardakçı ve Fatma Nuriye Bardakçı'nın üç çocuğundan biri olarak doğdu.Der Sohn eines Bankkaufmanns und einer Bankkauffrau wurde als erstes von zwei Kindern geboren.
Ayrıca tüm illerde Murat Bardakçı ile Haberturk Tarih eki de tüm okuyuculara ücretsiz dağıtılmaktadır.Ferner erscheint wochenweise der kostenlose Sauerlandkurier mit Informationen aus dem gesamten Sauerland.
Bardağa su koy.Remplis un verre d'eau.
Bir bardak su aramaya git.Va chercher un verre d'eau.
Bir bardak su seni kendine getirecek.Un verre d'eau te fera du bien.
Şu anda bardağın yarısı dolu mu yoksa yarısı boş mu?Est-ce que le verre est maintenant à moitié plein ou à moitié vide ?
Bizim için bardak alacak mısın?Tu nous achètes des glaces ?
Bir bardak su istedi.Il demanda un verre d'eau.
Benim bardağımdan içme!Ne bois pas à mon verre !
Bir bardak su ister misiniz?Voulez-vous un verre d'eau ?
Kirli bardaktan su içmeyin!Ne buvez pas d'eau dans le verre sale !
Garson başka bir bardak aramaya gitti.Le serveur alla chercher un autre verre.
Bana suyla dolu bir bardak getirin.Donnez-moi un verre plein d'eau.
Bu bardağa dokunmayın.Ne touchez pas à ces verres.
Bir bardak su doldurdum.J'ai rempli un vase d'eau.
Bir haloklin kolayca oluşturulabilir ve bir içme bardağı veya başka bir kap içinde görülebilir.Une halocline peut être facilement créée et observée dans un verre ou un autre récipient clair.
Thomas, tek başına Bardanes teslim olana kadar ona sadık kaldı.Thomas est le seul à rester loyal à Bardanès jusqu’à la reddition de ce dernier.
İnsanları dolduruyor, başta boş bir bardaksınız ve glu, glu, glu, glu sizi şampanyayla dolduruyor."Il remplit les gens, vous êtes un verre vide et glou, glou, glou, il vous remplit avec du champagne ».
Kokteyl bardakları çoğunlukla kokteyl servisinde kullanılmak için tasarlanmıştır.Ce verre est principalement utilisé pour servir des cocktails.
Bardanes'ın erken dönem hayatı hakkında hiçbir şey bilinmemektedir.Rien n'est connu des premières années de la vie de Bardanès.
Günce 1-2 bardak tavsiye edilir.!Il leur est conseillé de se contenter de boire un à deux verres par jour.
Rabinik kurallara göre, Seder’de dört bardak şarap içilmelidir.Durant le séder, c'est une obligation pour les hommes et les femmes de boire quatre coupes de vin.
Burada Selahaddin Krala kendi eliyle bir bardak su verdi.Par ordre du roi, on y avait mis aussi un verre d'eau.
Bardanes'ın kendisinin motivasyonu ise daha az belirgindir.Les motivations personnelles de Bardanès Tourkos sont moins claires.
Highball, 240-350 mililitre hacmindeki düz tabanlı bir bardak çeşididir.Le verre highball est un tumbler pouvant contenir 240 à 350 ml.
Lindemann ve Tägtgren 2000 yılında Stockholm'da bir rock barda tanışır.Lindemann et Tägtgren se rencontrent vers 2000 dans un pub à Stockholm, grâce à des membres de Clawfinger.
Bardağı yavaşça masaya bıraktım.On y travaille aussi le verre en table.
Sonra bardağına içki koyar.Elle met une drogue dans son verre.
987-989: Basil II karşı Genç Bardas Phokas İsyanı.987-989 : Révolte de Bardas Phocas le Jeune contre Basile II.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod