Tom Mary'nin barda oturduğunu görmedi.Tom didn't see Mary sitting at the bar.
Bu bardakta bir çatlak var.There's a crack in this cup.
Tom ve Mary, her biri üç bardak şarap içtiklerini söylediler.Tom and Mary said they've each had three glasses of wine.
Tom ve Mary birlikte bardan ayrıldılar.Tom and Mary left the bar together.
Bir bardak kırmızı şarap alacağım.I'll have a glass of red wine.
Bir bardak süt ister misiniz?Would you like a glass of milk?
Bir bardak şeker ödünç alabilir miyim?Can I borrow a cup of sugar?
Karton bardaktan kahve içmeyi sevmiyorum.I don't like drinking coffee out of a paper cup.
Her sabah bir bardak süt içerim.I drink a glass of milk every morning.
Bardan dışarı atıldım.I got thrown out of the bar.
Tom her sabah kahvaltıdan önce bir bardak su içer.Tom drinks a glass of water every morning before he eats breakfast.
Tom'un şarkı söylediği yerdeki barda barmen olarak yarı zamanlı bir işe girdim.I got a part-time job as a bartender at the same bar where Tom sings.
Bir bardak daha şarap içtim.I drank another glass of wine.
Tom'a bir bardak su getirdim.I got Tom a glass of water.
Tom barda bekliyor.Tom is waiting at the bar.
Kendimi barda yalnız hissettim.I felt alone in the bar.
Sami oradaki barda Leyla'yı gördü.Sami saw Layla there at the bar.
Sami bardan Leyla'ya bakıyordu.Sami was staring at Layla from across the bar.
Her egzersizden sonra bir bardak süt içtim.I have a glass of milk after every workout.
Tom dün gece barda yalnızdı.Tom was alone last night at the bar.
Sami barda bir kadınla tanıştı.Sami met a woman in a bar.
Bu bardak benim değil.This glass isn't mine.
Sanırım benim bardağımdan içiyorsun.I think you're drinking out of my glass.
Tom bardağını düşürdü ama o kırılmadı.Tom dropped his glass, but it didn't break.
Kahve bardağım kayboldu.My coffee mug disappeared.
Sami bir barda.Sami is in a bar.
Sami altı bardak şarap içti.Sami drank six glasses of wine.
Sami bir üstsüz barda çalıştı.Sami worked at a topless bar.
Sami bir topless barda çalışıyordu.Sami worked at a topless bar.
Sami, bardaki her açık slot makinesini kırdı ve parayı çaldı.Sami broke open every slot machine in the bar and stole the money.
Sami'nin parmak izleri o bardağın üzerindeydi.Sami's fingerprints were on that glass.
Sami bir bardağı antifrizle doldurdu.Sami filled a glass with antifreeze.
Sami'nin parmak izleri bir bardağın üzerinde bulundu.Sami's fingerprints were found on a glass.
Sami o bardaktan içti.Sami drank out of that glass.
Sami bir bardak antifriz döktü.Sami poured a glass of antifreeze.
Sami, Leyla'nın bardağından içti.Sami drank out of Layla's glass.
Sami'nin DNA'sı bardağın üzerinde bulundu.Sami's DNA was found on the glass.
Sami, Leyla'ya bir bardak verdi.Sami gave Layla a glass.
Sami büyük bir kupa bardak taşıyordu.Sami was carrying a large cup.
Su bardağı ister misin?Do you want a water cup?
Tom bir bardak süt içti ve yatağa geri döndü.Tom drank a glass of milk and went back to bed.
Bir barda zaman geçirmektense bir müzede zaman geçirmeyi tercih ederim.I'd rather spend time in a museum than at a bar.
Sami bardağı taşıran son noktaya ulaştı.Sami has reached his tipping point.
Tom bana bir bardak şarap koydu.Tom poured me a glass of wine.
Tom bardağını soğuk suyla doldurdu.Tom filled his glass with cold water.
Dişçiye gitmeden önce, Tom bir bardak schnapps içti.Before he went to the dentist, Tom drank a glass of schnapps.
Tom dişçiye gitmeden önce bir bardak schnapps içti.Tom drank a glass of schnapps before he went to the dentist.
Tom sessizce barda oturdu.Tom sat quietly at the bar.
Plastik bir bardaktan bira içtim.I drank beer from a plastic cup.
Sana bir bardak su getireceğim.I'll bring you a glass of water.
Sana bir bardak şarap doldurayım.Let me pour you a glass of wine.
Tom büyük bir bardak su içti.Tom drank a large glass of water.
Tom, Mary için bir bardak çay yaptı.Tom made a cup of tea for Mary.
Geçen hafta kaç bardak süt içtin?How many glasses of milk did you drink last week?
Geçen hafta aşağı yukarı kaç bardak süt içtin?About how many glasses of milk did you drink last week?
Satın aldığım kahve şirin bir plastik bardakta geldi.The coffee I bought came in a pretty plastic cup.
Sami, Leyla'ya bir bardak su verdi.Sami gave Layla a glass of water.
Bir bardak su sana iyi gelecek.A glass of water will do you good.
O, bardağı bir dikişte bitirdi.He downed the glass in one.
Bardaktan boşanırcasına yağıyor.It is raining pitchforks.