Tüm içtenliğimle, Barack ObamaHormat kami, Barack Obama Pengumuman mengejutkan datang surat dari Gedung Putih
Tüm içtenliğimle, Barack Obama진지하게, 버락 오바마
Tüm içtenliğimle, Barack ObamaMed vänliga hälsningar, Barack Obama Överrasknings meddelandet kom in som ett brev från Vita Huset
Tüm içtenliğimle, Barack ObamaMet vriendelijke groet, Barack Obama
Tüm içtenliğimle, Barack ObamaOprigtigt, Barack Obama Overraskelse annonceringen skete i et brev fra det hvide hus
Tüm içtenliğimle, Barack ObamaSinceramente, Barack Obama O anúncio surpresa veio em uma carta da Casa Branca
Tüm içtenliğimle, Barack Obama"Sincèrement, Barack Obama."
Tüm içtenliğimle, Barack ObamaS úctou, Barack Obama Překvapivé oznámení přišlo v dopise z Bílého domu.
Tüm içtenliğimle, Barack ObamaTrân trọng, Barack Obama Thông báo bất ngờ đến trong một bức thư từ nhà trắng
Tüm içtenliğimle, Barack ObamaZ poważaniem, Barack Obama" Zaskakujące ogłoszenie przyszło w liście z Białego Domu.
Tüm içtenliğimle, Barack ObamaС уважение, Барак Обама. Изненадващото изявление пристигна в писмо от Белия Дом.
Tüm içtenliğimle, Barack Obamaבכבוד רב, ברק אובמה ההודעה המפתיעה שבאה במכתב מהבית הלבן
Tüm içtenliğimle, Barack Obamaمع كل التحايا، باراك أوباما الإعلان المفاجئ جاء على شكل رسالة من البيت الأبيض
Tüm içtenliğimle, Barack Obamaホワイトハウスからの手紙で、驚くべき発表が出されました。
Tuvalet diye yerdeki delikleri kullanıyorlar, tahta bir barakayla örtülmüş.Acolo, toiletele sunt găuri în pământ, la propriu, și deasupra un schelet de lemn.
Tuvalet diye yerdeki delikleri kullanıyorlar, tahta bir barakayla örtülmüş.As sanitas ali são buracos no chão cobertos por uma barraca de madeira.
Tuvalet diye yerdeki delikleri kullanıyorlar, tahta bir barakayla örtülmüş.A wc-k farakásokkal körbevett, földbe vájt üregek.
Tuvalet diye yerdeki delikleri kullanıyorlar, tahta bir barakayla örtülmüş.De toiletten zijn er letterlijk gaten in de grond afgedekt met een houten barak.
Tuvalet diye yerdeki delikleri kullanıyorlar, tahta bir barakayla örtülmüş.Die Toiletten dort sind wörtlich Löcher im Boden, bedeckt von einer Bretterbude.
Tuvalet diye yerdeki delikleri kullanıyorlar, tahta bir barakayla örtülmüş.I servizi igienici laggiù sono letteralmente dei buchi nel terreno coperti da una baracca di legno.
Tuvalet diye yerdeki delikleri kullanıyorlar, tahta bir barakayla örtülmüş.거기 있는 화장실은 판자집으로 가려놓은 구멍일 뿐입니다.
Tuvalet diye yerdeki delikleri kullanıyorlar, tahta bir barakayla örtülmüş.Les toilettes sont simplement des trous dans le sol a l'intérieur d'une cabane en bois.
Tuvalet diye yerdeki delikleri kullanıyorlar, tahta bir barakayla örtülmüş.Los baños son literalmente hoyos en el suelo dentro de una cabaña de madera.
Tuvalet diye yerdeki delikleri kullanıyorlar, tahta bir barakayla örtülmüş.Nhà vệ sinh của họ thực sự mà nói là những chiếc hố đào trên mặt đất che đi bởi một miếng ván gỗ.
Tuvalet diye yerdeki delikleri kullanıyorlar, tahta bir barakayla örtülmüş.Toilet yang ada hanyalah sebuah lubang di tanah yang ditutupi gubuk kayu.
Tuvalet diye yerdeki delikleri kullanıyorlar, tahta bir barakayla örtülmüş.Ubikacje to dosłownie dziury w ziemi przykryte drewnianą budą.
Tuvalet diye yerdeki delikleri kullanıyorlar, tahta bir barakayla örtülmüş.Οι τουαλέτες εκεί είναι κυριολεκτικά τρύπες στο έδαφος που καλύπτονται από μια ξύλινη καλύβα.
Tuvalet diye yerdeki delikleri kullanıyorlar, tahta bir barakayla örtülmüş.Тоалетните са буквално дупки в земята, покрити с дървена барака.
Tuvalet diye yerdeki delikleri kullanıyorlar, tahta bir barakayla örtülmüş.Туалеты у них - в буквальном смысле ямы в земле, а сверху деревянный сарай.
Tuvalet diye yerdeki delikleri kullanıyorlar, tahta bir barakayla örtülmüş.בתי-השימוש שם הם פשוט חורים באדמה המכוסים עם קרש עץ.
Tuvalet diye yerdeki delikleri kullanıyorlar, tahta bir barakayla örtülmüş.المراحيض هناك هي حرفيا عبارة عن ثقوب في الأرض مغطاة بكوخ خشبي.
Tuvalet diye yerdeki delikleri kullanıyorlar, tahta bir barakayla örtülmüş.木の小屋で覆っています こんな状況での研究を
Üç doktor bir bara girer.3 doctores entran a un bar.
Üç doktor bir bara girer.3 doktorów wchodzi do baru.
Üç doktor bir bara girer.3 רופאים נכנסים לבר.
Üç doktor bir bara girer.Có ba bác sỹ đến một quán bar.
Üç doktor bir bara girer.Drei Ärzte kommen in eine Bar.
Üç doktor bir bara girer.Drie dokters lopen een bar in.
Üç doktor bir bara girer.Tre dottori entrano in un bar.
Üç doktor bir bara girer.Trei doctori intră într-un bar.
Üç doktor bir bara girer."Três médicos entram num bar..."
Üç doktor bir bara girer.Trois docteurs entrent dans un bar.
Üç doktor bir bara girer.Τρεις γιατροί μπαίνουν σε ένα μπαρ.
Üç doktor bir bara girer.Трима доктора влизат в един бар.
Uyan, uyan Debora, uyan uyan! Söyle, ezgiler söyle! Ey Avinoam oğlu Barak, Kalk, götür tutsaklarını.Bangkitlah Debora, dan angkatlah nyanyian. Bangunlah Barak, giringlah para tahanan
Uyan, uyan Debora, uyan uyan! Söyle, ezgiler söyle! Ey Avinoam oğlu Barak, Kalk, götür tutsaklarını.깰지어다 깰지어다 드보라여 깰지어다 깰지어다 너는 노래할지어다 일어날지어다 바락이여 아비노암의 아들이여 네 사로잡은 자를 끌고 갈지어다
Uyan, uyan Debora, uyan uyan! Söyle, ezgiler söyle! Ey Avinoam oğlu Barak, Kalk, götür tutsaklarını.Op, op, Debora, op, op, istem din Sang! Barak, stå op! Fang dig Fanger, du Abinoams Søn!
Uyan, uyan Debora, uyan uyan! Söyle, ezgiler söyle! Ey Avinoam oğlu Barak, Kalk, götür tutsaklarını.Powstań Deboro, powstań, powstań, a zaśpiewaj pieśó; powstań Baraku, a pojmaj więźnie twoje, synu Abinoemów.
Uyan, uyan Debora, uyan uyan! Söyle, ezgiler söyle! Ey Avinoam oğlu Barak, Kalk, götür tutsaklarını.Upp, upp, Debora! Upp, upp, sjung din sång! Stå upp, Barak; tag dig fångar, du Abinoams son.
Uyan, uyan Debora, uyan uyan! Söyle, ezgiler söyle! Ey Avinoam oğlu Barak, Kalk, götür tutsaklarını.עורי עורי דבורה עורי עורי דברי שיר קום ברק ושבה שביך בן אבינעם׃
Uyan, uyan Debora, uyan uyan! Söyle, ezgiler söyle! Ey Avinoam oğlu Barak, Kalk, götür tutsaklarını.استيقظي استيقظي يا دبورة استيقظي استيقظي وتكلمي بنشيد. قم يا باراق واسب سبيك يا ابن ابينوعم.
Uyan, uyan Debora, uyan uyan! Söyle, ezgiler söyle! Ey Avinoam oğlu Barak, Kalk, götür tutsaklarını.底 波 拉 阿 、 興 起 、 興 起 、 你 當 興 起 、 興 起 、 唱 歌 . 亞 比 挪 菴 的 兒 子 巴 拉 阿 、 你 當 奮 興 、 擄 掠 你 的 敵 人
Uyan, uyan Debora, uyan uyan! Söyle, ezgiler söyle! Ey Avinoam oğlu Barak, Kalk, götür tutsaklarını.底波拉阿 、 興起 、 興起 、 你 當興 起 、 興起 、 唱歌 . 亞比 挪菴 的 兒子 巴拉阿 、 你當奮興 、 擄掠 你 的 敵人
Ve diğerleri...küçük barakalarda yaşayanlar.Eles estão tratando as pessoas que se casam como:
Ve diğerleri...küçük barakalarda yaşayanlar.Están tratando a las personas que se casan como: "Somos las personas dueñas de una mansión".
Ve diğerleri...küçük barakalarda yaşayanlar.Maintenant, c'est comme si les gens mariés étaient les gens qui vivent dans un château.
Ve diğerleri...küçük barakalarda yaşayanlar.Oni traktują ludzi, którzy mogą się pobrać jak właścicieli rezydencji.
Ve kentselleşmede %50 barajını geçmek ekonominin yeni bir yapıya geçme noktası olabilir.50%-ая урбанизация - это возможно, переломный момент для экономики.
Ve kentselleşmede %50 barajını geçmek ekonominin yeni bir yapıya geçme noktası olabilir.A môže sa stať, že prekročenie 50% miery urbanizácie je ekonomickým bodom zvratu.
Ve kentselleşmede %50 barajını geçmek ekonominin yeni bir yapıya geçme noktası olabilir.A může se stát, že překročení 50% míry urbanizace je ekonomický bod zvratu.