Ana içeriğe geç
Sözlük

bara ile cümle

bara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
% 1 baramount in units (integer)baripressure unit
% 1 baramount in units (integer)baryamount in units (integer)
% 1 baramount in units (integer)Paliceamount in units (integer)
30'lu yılların sonunda, bu barajları yaptıktan 10 yıl sonra fark ettiler ki1930년대말 쯤, 댐을 지은지 10년 후,
30'lu yılların sonunda, bu barajları yaptıktan 10 yıl sonra fark ettiler kiAlrededor de los años treintas --- diez años después de la construcción de las presas ---
30'lu yılların sonunda, bu barajları yaptıktan 10 yıl sonra fark ettiler kiבשנות ה-30 המאוחרות הם גילו -- 10 שנים לאחר שבנו את הסכרים --
30'lu yılların sonunda, bu barajları yaptıktan 10 yıl sonra fark ettiler kiوجدوا فى الثلاثينيات -- بعد 10 سنوات من بناء تلك السدود --
30'lu yılların sonunda, bu barajları yaptıktan 10 yıl sonra fark ettiler kiアラバマ北部の住民が マラリアに感染していることが判明し
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Ale skríkli, všetko to množstvo, a hovorili: Zahlaď tohoto a prepusti nám Barabáša!
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Chúng bèn đồng thanh kêu lên rằng: Hãy giết người nầy đi, mà tha Ba-ra-ba cho chúng tôi!
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Chúng bèn đồng_thanh kêu lên rằng : Hãy giết người nầy đi , mà tha Ba-ra-ba cho chúng_tôi !
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Da schrie der ganze Haufe und sprach: Hinweg mit diesem und gib uns Barabbas los!
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Då skriade hela hopen och sade: »Hav bort denne, och giv oss Barabbas lös.»
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.De felkiálta az egész sokaság, mondván: Vidd el ezt, és bocsásd el nékünk Barabbást!
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.De ropte da alle som én: Bort med denne, men gi oss Barabbas fri!
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Ei au strigat cu toţii într'un glas: ,,La moarte cu omul acesta, şi slobozeşte-ne pe Baraba!``
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Ils s`écrièrent tous ensemble: Fais mourir celui-ci, et relâche-nous Barabbas.
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.무리가 일제히 소리질러 가로되 이 사람을 없이하고 바라바를 우리에게 놓아 주소서 하니
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Ma essi si misero a gridare tutti insieme: «A morte costui! Dacci libero Barabba!»
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Mas todos clamaram � uma, dizendo: Fora com este, e solta-nos Barrabás!
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Men de råbte alle sammen og sagde: "Bort med ham, men løslad os Barabbas!"
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Niin he huusivat kaikki yhdessä, sanoen: "Vie pois tämä, mutta päästä meille Barabbas!"
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Pero toda la multitud dio voces a una, diciendo: --¡Fuera con éste! ¡Suéltanos a Barrabás
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Protož zkřikli spolu všecko množství, řkouce: Zahlaď tohoto, a propusť nám Barabbáše.
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Semua orang yang berkumpul di situ berteriak, "Bunuh Dia! Lepaskan Barabas untuk kami!
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Tedy zawołało społem wszystko mnóstwo, mówiąc: Strać tego a wypuść nam Barabbasza!
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Vsa množica pa hkratu zavpije, rekoč: Proč s tem, izpusti pa nam Baraba!
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Παντες δε ομου ανεκραξαν, λεγοντες Σηκωσον τουτον, απολυσον δε εις ημας τον Βαραββαν
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.А той се задължаваше да им пуща на всеки празник по един затворник].
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Закричали ж вони всі разом, кажучи: Візьми сього, відпусти ж нам і Вараву,
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Но весь народ стал кричать:смерть Ему! а отпусти нам Варавву.
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.ויצעקו כל המונם ויאמרו הסר את זה ופטר לנו את בר אבא׃
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.فصرخوا بجملتهم قائلين خذ هذا واطلق لنا باراباس.
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.眾 人 卻 一 齊 喊 著 說 、 除 掉 這 個 人 、 釋 放 巴 拉 巴 給 我 們
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.眾人卻 一 齊 喊 著說 、 除掉 這個人 、 釋放 巴拉巴 給我們
*Arafat grabs his arm, moves around and starts waggling his finger at Barak*Arafat nắm lấy cánh tay của B,gạt ra và bắt đầu vẫy tay trước mặt Barack
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Chúng ta dành cả buổi tối trên mạng xã hội thay vì đi đến quán rượu với bạn bè.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Eltöltjük az esténket a közösségi oldalon, ahelyett, hogy elmennénk a pub-ba a barátainkkal.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.사람들은 술집에가서 친구들과 이야기하지 않고 소셜 네트워크 서비스에서 모든것을 소비합니다.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Nous passons une soirée sur le réseau social au lieu d'aller au pub avec des amis.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Pasamos la tarde en las redes sociales en lugar de ir al bar con los amigos.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Passamos um serão na rede social em vez de ir a um bar com os amigos.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Petrecem o seară în reţelele sociale în loc să ne ducem într-un bar cu prietenii.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Raději strávíme večer na sociální síti, místo abychom šli s přáteli do hospody.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Spędzamy wieczór w portalach społecznościowych, zamiast w pubie z przyjaciółmi.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Trascorriamo la serata sui social network invece di andare al bar con gli amici.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Trávime večer na sociálnej sieti namiesto toho, aby sme išli do krčmy s kamarátmi.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Vietämme illan sosiaalisessa mediassa emmekä mene baariin ystävien kanssa.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Vi spenderar kvällen uppkopplade på sociala nätverk istället för att gå på puben med vänner.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.We brengen een avond op het sociale netwerk door in plaats van met vrienden naar de kroeg te gaan.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Wir verbringen einen Abend im sozialen Netzwerk anstatt mit Freunden in die Kneipe zu gehen.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Ξοδεύουμε ένα βράδυ στο κοινωνικό δίκτυο αντί να πάμε σε ένα μπαρ με φίλους.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Ми проводимо вечір у соціальній мережі замість того, щоб піти з друзями на пиво.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Мы проводим вечер в социальной сети вместо того, чтобы пойти в бар с друзьями.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Прекарваме вечерта в социалната мрежа вместо да изпием бира с приятели.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.אנו מבזבזים ערב שלם ברשתות החברתיות במקום לצאת לפאב עם חברים.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.نمضي مساء على الشبكة الاجتماعية عوض أن نذهب إلى الحانة مع أصدقائنا.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.ソーシャルネットワークで時間を過ごす その置き換えの空想には
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,Cuando comunicaron a Sísara que Barac hijo de Abinoam había subido al monte Tabor
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,A keď oznámili Sizerovi, že vyšiel hore Barák, syn Abinoamov, na vrch Tábor,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod