Ana içeriğe geç
Sözlük

barı ile cümle

barı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Barış dolu bir hayata dönmek konusunda daha arzulular.Il dit aspirer à une vie paisible.
Bu onun Barış Konferansını terk etmesine sebep oldu.Il lui interdit ainsi de se rendre à un meeting pacifiste.
"Sabah kalkıp 'modacı olayım bari' denmez!".Ou alors ne partons que demain matin, tranquillement ».
1555'te V. Karl Augsburg Din Barışı sonucu tahttan çekildi.En 1555, Charles Quint toléra le luthéranisme par la paix d'Augsbourg.
500 milyondan fazla kişi barındırmaktadır (yani toplam Dünya nüfusunun %10'undan daha az).Plus d’un milliard d’enfants — soit plus de la moitié des enfants dans le monde — sont en péril.
Ketuvim kendi içinde 11 kitap barındırır.C'est dans ce presbytère qu'elle rédige onze livres.
Türk Savaş ve Barışları.Guerres et paix.
Bu yenilgi Osmanlıları barış istemeye zorladı.Cette dernière défaite contraint les Samnites à demander la paix.
Hatta Bizans ağır bir vergi karşılığında barışa zorlanmıştır.Quant à l'augmentation des impôts, Petty se montre un ardent défenseur des taxes sur la consommation.
Bu işlemden sonra görüntü sunucuda barındırılıyor.Dans l'opération, on réalise cette projection.
Aralarında 2003 yılında Nobel Barış Ödülü kazanan Shirin Ebadi'ninde bulunduğu bir grupp tarafından savunuldu.La plus notable de ces récompenses est le prix Nobel qui a été accordé à Shirin Ebadi en 2003.
Teorik fizik birkaç tane yaklaşım barındırır.La théorie hiérarchique de l'intelligence intègre plusieurs approches théoriques.
Çok büyük sürüler 30 üyeyi barındırabilir.Les spécimens anciens peuvent comporter de gros troncs.
Seyircilerin arasında olan Marge, Homer'ın özrünü kabul eder ve ikili, barışırlar.Marge, qui était dans l'assistance, accepte les excuses d'Homer et ils s'embrassent.
Böylece sekiz yıl ülkesini barış içinde, harpsiz ve düşük vergilerle idare etti.Pendant huit années, il mène une vie laborieuse, calme et méditative.
Albüm pek çok Amerikan standardını içerisinde barındırmaktadır.Le reste de l'album est composé de reprises de standards américains.
Kondom ve bariyer önlemleri riski azalır, ancak tam olarak koruyucu değildir.Ils permettent de réduire l’incidence et la sévérité des avortements, mais ne protègent pas totalement.
Acil Koruma Listesi 2017 itibarıyla 35 unsur barındırmaktadır.Elle aurait accordée 35 nouvelles licences sur 2017.
Bariyer transfer makinesi hakkında bir İngilizce haberCapture de mouvement Traduction de l'anglais motion capture.
Uzun Barış Dönemi başlar.Un siècle de paix commence.
Her iki durumda da barış dönemleri "görece barış" dönemleridir.Tous deux reçoivent simultanément une mission de « commissaires pour la paix ».
Nobel Barış Ödülü sahibi.Prix Nobel de la Paix.
Afganistan, farklı ülkerden gelen ulusları da barındırır.L'Afghanistan est fait de différentes nationalités.
Barış Manço mix.Dichromena Michx.
9 Ekim - Nobel Barış Ödülü'ne Tunus Ulusal Diyalog Dörtlüsü ödüle layık görüldü.9 octobre : le prix Nobel de la paix est décerné au quartet pour le dialogue national en Tunisie.
Yarı kararsız olan barış yaz boyunca devam etti.Rassemblements pacifistes durant l’été.
Ertesi gün, polis güçleri barikatarı kaldırdılar.Le jour suivant, l'armée de l'Union encercle les positions confédérées.
Kom, hayvanların barındığı yer anlamına gelir.Le milieu est la matière dans laquelle se déplace l'animal.
2005'te Nobel Barış Ödülü için hazırlanan 1000 kişilik listede yer aldı.En 2005, elle fait partie d'une liste de 1000 femmes nominées pour le prix Nobel de la paix.
Görüşmeler ve barış anlaşmaları tamamlandıktan sonra askerler evlerine döndü.Le temps de paix revenu, les soldats retournent aux petites tâches.
Oldukça küçük bir yerleşimdir, 4-5 hane barındırmaktadır.Or, pour nourrir une famille de 5 personnes, il faut de 4 à 5 hectares.
Saldırganlar, Mısır ile İsrail arasında yaşanan barış sürecine karşıydı.Les manifestants protestent contre les négociations de paix avec Israël menées par l'Égypte.
Himilco bir barış antlaşması imzalamayı kabul etti.Alphonse accepte de négocier la paix.
Savaşlar MÖ 449'da Callias Barışı ile sona ermiştir.En 449, la paix de Callias fut conclue avec la ligue de Délos.
Barış yapılır.Nous voulons la paix.
1979 Lenin Barış Ödülü'nü aldı.En 1979, il reçoit le Prix de la Paix Lénine.
Sonunda bir ekip gönderilir ve geçici barınaklarını kurmaya başlarlar.Ils débutent et terminent leur patrouille à leur domicile respectif.
Savaş ve barış kararları toyda verilir.Les questions de sécurité, à l'instar de la piraterie, seront ainsi abordées.
ImageShack, çevrimiçi bir resim barındırma hizmetidir.ImageShack est un site hébergeur d'images basé sur des abonnements.
Havaalanı tüm uçaklar için bir tane büyük apron barındırır.L'aéroport a une piste et accepte tous les types d'avions.
16:16 Şaloş Regalim'i kutla (barış sunusu getir) Ex.23:16), Fête des Semaines (Ex.
Her şeye rağmen 1912 sonunda barış hakimdir.Israël, 1995, la paix est enfin tangible.
Türkiye Barış Meclisi Kurucuları arasında yer almıştır.Elle remplace le conseil régional entre les réunions plénières.
Barınmak, birlikte yaşamak anlamlarını içerir.Orphelins, ils ont appris à vivre ensemble.
Ben her yerde barış istiyorum".Tous mes baisers partout… ».
Bunun üzerine İmparator II. Theodosius barış istedi.Théodose II demande la paix.
Avrupa Birliği'ne üye ve birliğin ve NATO gibi bazı uluslararası organizasyonların merkezlerini barındırır.Il en est de même pour de nombreuses organisations internationales telles que l'ONU et ses organes.
Sonunda Fazl, Hârûn Reşîd ile Yahya’yı barıştırmayı başardı.De là les Abencérages soutiennent Abû al-Hajjâj Yûsuf qui prend le pouvoir.
Devletimde barış içinde yaşayacaklar.Le monde vit en paix.
1978 - Enver Sedat ve Menahem Begin, Nobel Barış Ödülü’nü aldı.1978 : Menahem Begin et Anouar el-Sadate reçoivent le prix Nobel de la paix.
Bu ödüller Barış Manço Evi'nde sergilenmektedir.Plaque en hommage à la caserne de la Pépinière.
Ayrıca küçük taşınabilir CO2 barındıran bira musluğu sistemleri de bulunmaktadır.Il y a aussi des microbrasseries brassant des Bia hơi.
Yönetiminin genel akışı oldukça barışçıl geçti.Le parcours des Tchèques a été plutôt tranquille.
Çok sayıda özel ve devlet hastanesi barındırır.En matière de santé publique, il existe à Batna plusieurs centres hospitaliers privés et étatiques.
Çok barışçıldır.C'est très tranquille.
Barınma Alanı 10 birimdir.Les équipements d'épuration d'air sont au niveau 10.
Acıgöl yaklaşık 1,5 km çapa sahiptir ve içinde bir göl barındırır.Son cratère d'allure jeune a un diamètre de 1 à 1,5 km, et contient un petit lac.
Ruhunda hem iyilik hem kötülük barındırır.Il trouve aussi une âme qui est parfaitement équilibrée entre le bon et le mauvais.
Polis yola barikat kurmuştur.La police règle la circulation.
Sonunda 6 Haziran 1321 tarihinde imparatorluğu kısımlara ayıran barış anlaşması imzalandı.Un accord fut conclu le 6 juin 1321 en fonction duquel l’empire serait partagé.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod