Aşktan ve barıştan bahsedildi.L'amour et la paix ont été mentionnés.
Aşktan ve barıştan bahsedildi.Láska a mír byly zmíněny.
Aşktan ve barıştan bahsedildi.Liefde en vrede zijn vermeld.
Aşktan ve barıştan bahsedildi.Spomenula sa láska a mier.
Aşktan ve barıştan bahsedildi.Tình yêu và hòa bình được đề cập tới.
Aşktan ve barıştan bahsedildi.Wspomniano o miłości i pokoju.
Aşktan ve barıştan bahsedildi.Η αγάπη και η ειρήνη αναφέρθηκαν.
Aşktan ve barıştan bahsedildi.Любовта и мира бяха споменати.
Aşktan ve barıştan bahsedildi.Любовь и мир упоминались.
Aşktan ve barıştan bahsedildi.שלום ואהבה הוזכרו.
Aşktan ve barıştan bahsedildi.تم ذكر الحب والسلام.
CA: Aşktan ve barıştan bahsedildi dedin, çeşitli alıntılar yapılarak bahsedildi değil mi?Amore e pace furono menzionati, un po' tra virgolette, giusto?
CA: Aşktan ve barıştan bahsedildi dedin, çeşitli alıntılar yapılarak bahsedildi değil mi?Miłość i pokój zostały wspomniane, ale w cudzysłowie, tak?
CA: Aşktan ve barıştan bahsedildi dedin, çeşitli alıntılar yapılarak bahsedildi değil mi?Η αγάπη και η ειρήνη αναφέρθηκαν, με εισαγωγικά γύρω τους, σωστά;
CA: Aşktan ve barıştan bahsedildi dedin, çeşitli alıntılar yapılarak bahsedildi değil mi?Любов и мир бяха споменати, с кавички около тях, нали?
Dedi ki, "Eğer umuttan ve barıştan söz ediyorsanız, bunu çalın.Dijo, "Si hablas sobre esperanza y paz, haz sonar esto.
Dedi ki, "Eğer umuttan ve barıştan söz ediyorsanız, bunu çalın.Disse ela: "Se falares sobre esperança e paz, toca esta sineta".
Dedi ki, "Eğer umuttan ve barıştan söz ediyorsanız, bunu çalın.Elle m'a dit "Si vous parlez d'espoir et de paix, faites sonner ceci.
Dedi ki, "Eğer umuttan ve barıştan söz ediyorsanız, bunu çalın."Ha a reményről és a békéről beszél, rázza ezt meg."
Dedi ki, "Eğer umuttan ve barıştan söz ediyorsanız, bunu çalın.Hän sanoi: "Jos puhut toivosta ja rauhasta, soita tätä.
Dedi ki, "Eğer umuttan ve barıştan söz ediyorsanız, bunu çalın.Hon sa: "När du pratar om hopp och fred, ring i den här klockan.
Dedi ki, "Eğer umuttan ve barıştan söz ediyorsanız, bunu çalın.Hun sagde, "Hvis du taler om håb og fred, så ring med denne.
Dedi ki, "Eğer umuttan ve barıştan söz ediyorsanız, bunu çalın."Když budete mluvit o naději a míru, zacinkejte na něj."
Dedi ki, "Eğer umuttan ve barıştan söz ediyorsanız, bunu çalın.그녀가 말하길 "희망과 평화에 대해 이야기하며 이 종을 울리세요
Dedi ki, "Eğer umuttan ve barıştan söz ediyorsanız, bunu çalın.Mi-a spus: "Dacă vorbiți de speranță și pace, sunați clopoțelul."
Dedi ki, "Eğer umuttan ve barıştan söz ediyorsanız, bunu çalın.Mi ha detto: "Se parli di speranza e pace, fallo suonare".
Dedi ki, "Eğer umuttan ve barıştan söz ediyorsanız, bunu çalın.Powiedziała "Jeśli będziesz mówić o nadziei i pokoju, zadzwoń.
Dedi ki, "Eğer umuttan ve barıştan söz ediyorsanız, bunu çalın.Sie sagte: "Wenn Sie über Hoffnung und Frieden sprechen, läuten Sie sie.
Dedi ki, "Eğer umuttan ve barıştan söz ediyorsanız, bunu çalın.Ze zei: "Als je over hoop en vrede praat, laat dan dit belletje klinken.
Dedi ki, "Eğer umuttan ve barıştan söz ediyorsanız, bunu çalın.Είπε, "Αν μιλάτε για την ελπίδα και την ειρήνη, σημάνετε αυτό".
Dedi ki, "Eğer umuttan ve barıştan söz ediyorsanız, bunu çalın.Вона сказала: "Кожен раз, як ви говорите про надію і мир, подзвоніть в нього".
Dedi ki, "Eğer umuttan ve barıştan söz ediyorsanız, bunu çalın.Она сказала: "Если вы говорите о надежде и мире, позвоните в него.
Dedi ki, "Eğer umuttan ve barıştan söz ediyorsanız, bunu çalın.Тя ми каза: "Ако говориш за надежда и мир, накарай тази камбанка да звъни.
Dedi ki, "Eğer umuttan ve barıştan söz ediyorsanız, bunu çalın.היא אמרה, "אם את מדברת על תקווה ושלום, צלצלי בזה.
Dedi ki, "Eğer umuttan ve barıştan söz ediyorsanız, bunu çalın.قالت، "إذا كنت تتحدث عن الأمل والسلام، إقرع هذا.
Dedi ki, "Eğer umuttan ve barıştan söz ediyorsanız, bunu çalın.これは歴史に残る暴君の一人 ポルポト支配下
Fazla kaldım Barıştan nefret edenler arasında.(119:6) Долго жила душа моя с ненавидящими мир.
Fazla kaldım Barıştan nefret edenler arasında.Assez longtemps mon âme a demeuré Auprès de ceux qui haïssent la paix.
Fazla kaldım Barıştan nefret edenler arasında.Destul mi -a locuit sufletul lîngă cei ce urăsc pacea.
Fazla kaldım Barıştan nefret edenler arasında.Dlho, dlho už bývala moja duša s tým, ktorý nenávidí pokoja!
Fazla kaldım Barıştan nefret edenler arasında.Dlouho bydlí duše má mezi těmi, kteříž nenávidí pokoje.
Fazla kaldım Barıştan nefret edenler arasında.Długo mieszka dusza moja między tymi, którzy pokój mają w nienawiści.
Fazla kaldım Barıştan nefret edenler arasında.Es wird meiner Seele lang, zu wohnen bei denen, die den Frieden hassen.
Fazla kaldım Barıştan nefret edenler arasında.Há muito que eu habito com aqueles que odeiam a paz.
Fazla kaldım Barıştan nefret edenler arasında.Ik woon al veel te lang tussen deze mensen, die de vrede zelfs haten.
Fazla kaldım Barıştan nefret edenler arasında.Kauan on minun sieluni täytynyt asua niiden seurassa, jotka rauhaa vihaavat.
Fazla kaldım Barıştan nefret edenler arasında.내가 화평을 미워하는 자와 함께 오래 거하였도다
Fazla kaldım Barıştan nefret edenler arasında.Länge nog har min själ måst bo ibland dem som hata friden.
Fazla kaldım Barıştan nefret edenler arasında.Lâu lắm linh hồn tôi chung ở Với kẻ ghét sự hòa bình.
Fazla kaldım Barıştan nefret edenler arasında.Lâu lắm linh_hồn tôi chung ở Với kẻ ghét sự hòa_bình .
Fazla kaldım Barıştan nefret edenler arasında.Lenge nok har min sjel bodd hos dem som hater fred.
Fazla kaldım Barıştan nefret edenler arasında.Min Sjæl har længe nok boet blandt Folk, som hader Fred.
Fazla kaldım Barıştan nefret edenler arasında.Mucho tiempo ha habitado sola mi alma con los que aborrecen la paz
Fazla kaldım Barıştan nefret edenler arasında.Predolgo že biva duša moja ž njimi, ki sovražijo mir.Jaz ljubim mir, ali ko govorim, kličejo oni na boj.
Fazla kaldım Barıştan nefret edenler arasında.Sok ideje lakozik az én lelkem a békességnek gyûlölõivel!
Fazla kaldım Barıştan nefret edenler arasında.Sudah cukup lama aku tinggal bersama orang-orang yang tidak suka damai
Fazla kaldım Barıştan nefret edenler arasında.Troppo io ho dimorato con chi detesta la pace
Fazla kaldım Barıştan nefret edenler arasında.Πολυν καιρον κατωκησεν η ψυχη μου μετα των μισουντων την ειρηνην.
Fazla kaldım Barıştan nefret edenler arasında.Дълго време живя душата ми С ония, които мразят мир.
Fazla kaldım Barıştan nefret edenler arasında.רבת שכנה לה נפשי עם שונא שלום׃