barışa ile cümle
barışa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bir kavgadan sonra niye barışasınız ki?Ale prečo by ste sa po boji uzmierovali?
Bir kavgadan sonra niye barışasınız ki?Dar de ce te-ai împăca după bătaie?
Bir kavgadan sonra niye barışasınız ki?De akkor miért békülnének ki a verekedés után?
Bir kavgadan sonra niye barışasınız ki?그런데 왜 싸운 후에 화해를 하는걸까요?
Bir kavgadan sonra niye barışasınız ki?Mais pourquoi se réconcilier après une bagarre ?
Bir kavgadan sonra niye barışasınız ki?Ma perché riconciliarsi dopo una lotta?
Bir kavgadan sonra niye barışasınız ki?Mas porquê reconciliarem-se depois de uma luta?
Bir kavgadan sonra niye barışasınız ki?Men hvorfor ville man forsone efter en konflikt?
Bir kavgadan sonra niye barışasınız ki?Men varför bli sams efter ett slagsmål?
Bir kavgadan sonra niye barışasınız ki?Miksi kannattaisi tehdä sopu tappelun jälkeen?
Bir kavgadan sonra niye barışasınız ki?Nhưng tại sao chúng lại làm hòa sau khi đánh nhau?
Bir kavgadan sonra niye barışasınız ki?Pero, ¿por qué nos reconciliamos después de una pelea?
Bir kavgadan sonra niye barışasınız ki?Proč byste se po boji usmiřovali?
Bir kavgadan sonra niye barışasınız ki?Tapi mengapa mereka berdamai setelah berkelahi?
Bir kavgadan sonra niye barışasınız ki?Toda zakaj bi se po prepiru zopet spoprijateljil?
Bir kavgadan sonra niye barışasınız ki?Waarom zou je het goedmaken na een gevecht?
Bir kavgadan sonra niye barışasınız ki?Więc po co się godzić po kłótni?
Bir kavgadan sonra niye barışasınız ki?Αλλά γιατί να συμφιλιωθείς μετά από έναν καυγά;
Bir kavgadan sonra niye barışasınız ki?Навіщо миритися після бійки?
Bir kavgadan sonra niye barışasınız ki?Но зачем тогда мириться после ссоры?
Bir kavgadan sonra niye barışasınız ki?Но защо се сдобрявате след битка?
Bir kavgadan sonra niye barışasınız ki?אבל למה להתפייס אחרי קרב?
Bir kavgadan sonra niye barışasınız ki?لكن لماذا قد تتصالح بعد مشاجرة؟
Bir kavgadan sonra niye barışasınız ki?さっぱりわかりません
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.Abbiamo bisogno di pace, e i nostri capi devono capire che non riposeremo finchè non ci sarà la pace.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.Avem nevoie de pace şi avem nevoie ca liderii noştri să ştie că nu ne vom găsi odihna până va fi pace.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.Békére van szükségünk, tudtára kell adnunk vezetőinknek, hogy addig nem lesz nyugtunk, amíg béke nem lesz.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.우리는 평화를 원해요. 우리는 우리의 지도자가 우리가 평화를 얻을때까지 멈추지 않을 것이란 것을 알길 원해요
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.Necesitamos paz, y necesitamos que nuestros líderes sepan que no descansaremos hasta que haya paz.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.Potrzebujemy pokoju i nasi liderzy muszą o tym wiedzieć. Nie spoczniemy póki nie będzie pokoju.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.We hebben vrede nodig, en onze leiders moeten weten dat wij niet zullen rusten tot er vrede is.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.Wir brauchen Frieden, und unsere Anführer müssen wissen, dass wir nicht aufgeben, bis Friede ist.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.Χρειαζόμαστε ειρήνη, και πρέπει οι ηγέτες μας να μάθουν ότι δε θα αναπαυθούμε εώς ότου υπάρξει ειρήνη.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.Нам нужен мир, и мы должны показать нашим лидерам, что мы не остановимся, пока не наступит мир.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.Нуждаем се от мир и искаме нашите лидери да знаят, че няма да се спрем докато не настане мир.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.אנו צריכים שלום, ואנו זקוקים שהמנהיגים ידעו שאנו לא ננוח עד שייכון שלום.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.نحن نحتاج الى السلام. نحتاج أن يعلم حكامنا اننا لن نهدأ حتى يعم السلام.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.休まないということを指導者達には知ってほしい」 レイマの友人には、イスラム教徒の婦人警察官がいました
Çok basit, barış peşinde koşarken kendine barışa niye ihtiyaç duyduğumuzu sor.Det är väldigt enkelt. Så när du söker skapa fred i världen fråga dig själv: Varför behöver vi fred?
Çok basit, barış peşinde koşarken kendine barışa niye ihtiyaç duyduğumuzu sor.Es muy simple, así que cuando persigues la paz en el mundo pregúntate a ti mismo: ¿Por qué necesitamos paz?
Çok basit, barış peşinde koşarken kendine barışa niye ihtiyaç duyduğumuzu sor.Много е просто. Когато се опитвате да постигнете мир в света, запитайте се за какво ни е нужен?
Çok basit, barış peşinde koşarken kendine barışa niye ihtiyaç duyduğumuzu sor.なぜそれが必要なのかを自身に問えばよいのである 自由というのは、貨幣制度の最大の嘘であると言える
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.Bo z kamieniem polnym będzie przymierze twoje, a okrutny zwierz polny spokojnym ci się stawi.
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.Căci vei face legămînt pînă şi cu pietrele cîmpului, şi fiarele pămîntului vor fi în pace cu tine.
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.Car tu feras alliance avec les pierres des champs, Et les bêtes de la terre seront en paix avec toi.
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.con le pietre del campo avrai un patto e le bestie selvatiche saranno in pace con te
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.du har Pagt med Markens Sten, har Fred med Markens Vilddyr;
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.Er zal vrede zijn tussen jou en de gevaarlijke wilde dieren.
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.for med markens stener står du i pakt, og markens ville dyr holder fred med dig.
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.kajti zavezo boš imel s kamenjem na polju, in zverina poljska se bo prijateljila s teboj.
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.밭에 돌이 너와 언약을 맺겠고 들짐승이 너와 화친할 것임이라
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.Ladang yang kaubajak tak akan berbatu; binatang yang liar tak akan menyerangmu
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.lebo ešte len aj s kameňmi na poli budeš mať smluvu, a poľná zver bude upokojená voči tebe.
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.Mert a mezõn való kövekkel is frigyed lesz, és a mezei vad is békességben lesz veled.
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.Nebo s kamením polním příměří tvé, a zvěř lítá polní pokoj zachová k tobě.
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.Pois até com as pedras do campo terás a tua aliança, e as feras do campo estarão em paz contigo.
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.Pues aun con las piedras del campo tendrás alianza, y los animales del campo tendrán paz contigo
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.Sillä kedon kivien kanssa sinä olet liitossa, ja metsän pedot elävät rauhassa sinun kanssasi.
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.ty med markens stenar står du i förbund, och med djuren på marken har du ingått fred.
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.Vì ông lập giao ước với đá đồng ruộng; Và các thú rừng sẽ hòa thuận với ông.
İlgili Sayfalar