barışın ile cümle
barışın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.39
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.E lui si impegnerebbe pienamente nel processo spinoso e difficile di costruire la pace.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.En hij zou zich helemaal wijden aan het lastige en stekelige proces van vrede sluiten. Dankuwel.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.Er würde sich selbst ganz und gar dem schweren und dornigen Friedensprozess verpflichten.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.És teljesen a béketeremtés bonyolult feladatának szentelné magát.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.Et il s'engagerait sans retenue dans la difficile et épineuse entreprise qu'est la paix.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.In globoko bi se zavezal težki in trnovi poti do miru.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.그리고 아마도 그는 평화를 이루는 어렵고 험난한 과정에 헌신할 것입니다.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.Och han skulle ha lagt all sin kraft på den svåra och taggiga processen att skapa fred.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.Şi s-ar dedica fără rezerve procesului dificil şi spinos de obţinere a păcii.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.Và có lẽ ông sẽ dốc toàn tâm toàn sức cho tiến trình tạo lập hoà bình đầy cam go và gai góc
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.Y estaría comprometido totalmente al proceso espinoso y difícil de lograr la paz.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.Και θα είχε αφοσιωθεί πλήρως στη σκληρή και ακανθώδη διαδικασία για την αποκατάσταση της ειρήνης.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.И би се посветил напълно на тази идея по трудния и бодлив път към мира.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.И он бы целиком посвятил себя непростому процессу установления мира.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.І він би повністю присвятив себе тому, щоб важкий і тернистий процес встановлення миру увінчався успіхом.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.והוא התחייב לחלוטין לתהליך הקשה הסבוך והדוקרני של עשיית שלום.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.وسوف يلزم نفسه كلية لعمل السلام الصعب والشائك.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.厳しく 厄介な平和構築のプロセスに 全力を注ぐでしょう ありがとうございました
Yani, barışı düşünüyordum, ve birden, peki barışın başlangıç noktası ne? dedim.Andava eu então a pensar na paz, e pensava: bem, qual será o ponto de partida para a paz?
Yani, barışı düşünüyordum, ve birden, peki barışın başlangıç noktası ne? dedim.Así que pensaba en la paz y estaba pensando, bueno, ¿cuál es el punto de partida de la paz?
Yani, barışı düşünüyordum, ve birden, peki barışın başlangıç noktası ne? dedim.Deci, mă gândeam la pace, şi apoi m-am gândit, ei bine, unde este punctul de plecare pentru pace?
Yani, barışı düşünüyordum, ve birden, peki barışın başlangıç noktası ne? dedim.Do đó tôi nghĩ về hòa bình, và rồi tôi suy nghĩ, nơi nào là điểm bắt đầu của hòa bình?
Yani, barışı düşünüyordum, ve birden, peki barışın başlangıç noktası ne? dedim.Dus ik dacht na over vrede, en toen dacht ik: wat is het uitgangspunt voor de vrede?
Yani, barışı düşünüyordum, ve birden, peki barışın başlangıç noktası ne? dedim.Ich dachte also über den Frieden nach und fragte mich, wo beginnt Frieden eigentlich genau?
Yani, barışı düşünüyordum, ve birden, peki barışın başlangıç noktası ne? dedim.Jadi saya berpikir tentang perdamaian, dan saat itu saya berpikir, di mana kita harus mulai perdamaian?
Yani, barışı düşünüyordum, ve birden, peki barışın başlangıç noktası ne? dedim.Je pensais donc à la paix, et je me suis demandé : quel est le point de départ de la paix ?
Yani, barışı düşünüyordum, ve birden, peki barışın başlangıç noktası ne? dedim.그래서 평화에 대해 생각했습니다. 그리고 과연 어디가 평화의 시작점일까 생각해봤습니다.
Yani, barışı düşünüyordum, ve birden, peki barışın başlangıç noktası ne? dedim.Pensavo quindi alla pace, e poi mi sono messo a pensare, qual è il punto di partenza per la pace?
Yani, barışı düşünüyordum, ve birden, peki barışın başlangıç noktası ne? dedim.Så jag satt och funderade på fred, och så började jag tänka, var börjar startpunkten för fred?
Yani, barışı düşünüyordum, ve birden, peki barışın başlangıç noktası ne? dedim.Tako sem razmišljal o miru in se vprašal, kje se začne mir?
Yani, barışı düşünüyordum, ve birden, peki barışın başlangıç noktası ne? dedim.Tak więc rozmyślałem o pokoju, i zastanawiałem się, gdzie jest punkt wyjściowy dla pokoju.
Yani, barışı düşünüyordum, ve birden, peki barışın başlangıç noktası ne? dedim.Tehát gondolkoztam a békéről, majd arra gondoltam, hol is van a béke kezdőpontja?
Yani, barışı düşünüyordum, ve birden, peki barışın başlangıç noktası ne? dedim.Έτσι σκεφτόμουν για την ειρήνη κι έπειτα αναλογίστηκα, ποια είναι η αφετηρία για την ειρήνη;
Yani, barışı düşünüyordum, ve birden, peki barışın başlangıç noktası ne? dedim.Мислех си за мира и тогава се запитах: Откъде започва мира?
Yani, barışı düşünüyordum, ve birden, peki barışın başlangıç noktası ne? dedim.Так что, размышляя о мире, я задался вопросом, есть ли отправная точка для мира?
Yani, barışı düşünüyordum, ve birden, peki barışın başlangıç noktası ne? dedim.Я довго міркував про мир, і задумався - а де ж починається мир?
Yani, barışı düşünüyordum, ve birden, peki barışın başlangıç noktası ne? dedim.וחשבתי על שלום, ואז חשבתי, איפה נקודת ההתחלה של שלום?
Yani, barışı düşünüyordum, ve birden, peki barışın başlangıç noktası ne? dedim.لذا كنت افكر بالسلام وبعدها امعنت التفكير حول أين يمكن أن تكمن بداية السلام؟
Yani, barışı düşünüyordum, ve birden, peki barışın başlangıç noktası ne? dedim.平和はどこから始まるのだろうか? その時にアイデアが浮かびました