barışın ile cümle

barışın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
JN: dünya barışından çok daha akla yatkın, ve kesinlikle daha yakın.ДН: Това е по-постижимо, отколкото световния мир и със сигурност е по-бързо.
JN: dünya barışından çok daha akla yatkın, ve kesinlikle daha yakın.Д.Н.: Этот день реальнее, чем мир во всём мире. И его точно можно сделать уже сейчас.
JN: dünya barışından çok daha akla yatkın, ve kesinlikle daha yakın.ג.נ. זה יותר מוחשי משלום עולמי, וזה בוודאי הרבה יותר מיידי.
JN: dünya barışından çok daha akla yatkın, ve kesinlikle daha yakın.جيهان: إنه أمر ملموس أكثر من السلام العالمي، وهو بالتأكيد أكثر إلحاحاً.
JN: dünya barışından çok daha akla yatkın, ve kesinlikle daha yakın.その日 世界が映像の力によって
Küresel yönetime katkıda bulunmak, kalıcı barışın temelini oluşturur.Participation à la gestion globale constitue le fondement d'une paix durable.
Kuzey ve Güney, Kuzey ve Amerikalılar arasındaki resmi barışın olduğu파리에서 평화협정이 체결되었고 공식적으로 평화가
Kuzey ve Güney, Kuzey ve Amerikalılar arasındaki resmi barışın olduğuここで正式には、平和であります。 北、南、北と、アメリカ人間
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.å elske har sin tid og å hate har sin tid; krig har sin tid og fred har sin tid.
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.Aika on rakastaa ja aika vihata. Aika on sodalla ja aika rauhalla.
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.Älska har sin tid, och hata har sin tid. Krig har sin tid, och fred har sin tid.
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.čas ljubezni in čas sovraštva, čas vojne in čas miru.
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.Čas milování a čas nenávidění, čas boje a čas pokoje.
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.čas milovaniu a čas nenávideniu, čas vojne a čas pokoju.
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.có kỳ yêu , có kỳ ghét ; có kỳ đánh giặc , và có kỳ hòa_bình .
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.có kỳ yêu, có kỳ ghét; có kỳ đánh giặc, và có kỳ hòa bình.
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.Czas miłowania, i czas nienawidzenia; czas wojny, i czas pokoju.
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.een tijd om lief te hebben en een tijd om te haten; een tijd van oorlog en een tijd van vrede.
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.eje [van] a szeretésnek és ideje a gyûlölésnek; ideje a hadakozásnak és ideje a békességnek.
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.사랑할 때가 있고 미워할 때가 있으며 전쟁할 때가 있고 평화할 때가 있느니라
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.lieben und hassen, Streit und Friede hat seine Zeit.
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.tempo de amar, e tempo de odiar; tempo de guerra, e tempo de paz.
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.Tid til at elske og Tid til at hade, Tid til Krig og Tid til Fred.
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.tiempo de amar y tiempo de aborrecer; tiempo de guerra y tiempo de paz
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.Un tempo per amare e un tempo per odiare, un tempo per la guerra e un tempo per la pace
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.un temps pour aimer, et un temps pour haïr; un temps pour la guerre, et un temps pour la paix.
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.καιρος του αγαπησαι και καιρος του μισησαι καιρος πολεμου και καιρος ειρηνης.
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.Време за обичане, и време за мразене; Време за война, и време за мир.
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.время любить, и время ненавидеть; время войне, и время миру.
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.עת לאהב ועת לשנא עת מלחמה ועת שלום׃
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.للحب وقت وللبغضة وقت. للحرب وقت وللصلح وقت.
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.喜 愛 有 時 、 恨 惡 有 時 . 爭 戰 有 時 、 和 好 有 時
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.喜愛 有 時 、 恨惡有時.爭戰 有 時 、 和好 有 時
Tarih bize, barışın ve gelişmenin, doğru seçimleri yapanların karşılaşacakları sonuç olduğunu göstermektedir.Die Geschichte zeigt, dass Frieden und Fortschritt zu denen kommen, die die richtigen Entscheidungen treffen.
Tarih bize, barışın ve gelişmenin, doğru seçimleri yapanların karşılaşacakları sonuç olduğunu göstermektedir.La historia muestra que la paz y el progreso llegan a los que toman las decisiones correctas.
Tarih bize, barışın ve gelişmenin, doğru seçimleri yapanların karşılaşacakları sonuç olduğunu göstermektedir.ويظهر التاريخ أن السلام والتقدم حان لأولئك الذين اتخذو الخيارات الصحيحة.
Tarih bize, barışın ve gelişmenin, doğru seçimleri yapanların karşılaşacakları sonuç olduğunu göstermektedir.この世界の一員である国々は この険しい道のりを旅してきました
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.A ja som vždy veril, že to je nástroj mieru.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.A ja zawsze wierzyłem, że jest to instrument pokoju.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.Ale já jsem vždycky věřil, že je to nástroj míru.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.E eu sempre acreditei que é o instrumento da paz.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.Et je l'ai toujours vu comme l'instrument de la paix.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.Ik heb altijd geloofd dat het het instrument van de vrede is.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.Ja olen aina uskonut, että tämä on rauhan instrumentti.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.하지만 저는 언제나 우쿨렐레가 평화의 악기라고 믿어왔습니다.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.Mindig is úgy tartottam, ez a béke hangszere.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.Og jeg har altid troet på at det er et fredinstrument
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.Și am crezut întotdeauna că e instrumentul păcii.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.Sono sempre stato convinto che sia lo strumento della pace.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.Và tôi luôn luôn tin rằng đây là nhạc cụ của hòa bình.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.Y siempre he creído que es el instrumento de la paz.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.Και πάντα πίστευα ότι είναι το όργανο της ειρήνης.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.А я всегда был убеждён, что это инструмент мира.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.И аз винаги съм вярвал, че това е инструмент за мир.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.Я завжди вірив, що це інструмент миру.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.ואני תמיד האמנתי שזה כלי הנגינה של השלום.
Ve her zaman barışın enstrümanı olduğuna inandım.وأنا أؤمن أن هذه الآلة هي آلة " السلام "
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.A plne by sa angažoval do ťažkého a tŕnistého procesu tvorby mieru.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.Całkowicie poświęciłby się trudnej walce na rzecz pokoju.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.E ele comprometer-se-ia totalmente com o processo difícil e espinhoso de fazer a paz.

İlgili Sayfalar