barışın ile cümle

barışın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Turna kuşu, o zamandan beri barışın simgesidir.Siden er duen med kvisten blevet et globalt fredssymbol.
Ancak bu barışın kısa süreli olduğu anlaşıldı.Det viste seg at freden ble svært midlertidig.
Genellikle dünya barışını sağlama amacıyla bağlantılıdır.Mange understreker også viktigheten av indre fred for å oppnå global fred.
Doğu Karelya'nın işgalini ve Moskova Barışında bırakılan alanların yeniden kazanılmasını savundu.Ông bảo vệ sự chiếm đóng Đông Karelia và giành lại các khu vực đã nhượng địa trong hòa ước Moskva.
Genellikle dünya barışını sağlama amacıyla bağlantılıdır.常に天下の平和を乱そうと考えている。
On maddeden oluşan bu antlaşmanın ilk maddesi iki devlet arasında barışın tesis edildiğini belirtmekteydi.条約の内容は両国間の和平が回復したという1条だけだった。
Güvercin, barışın sembolüdür.ハトは平和の表象である。
Ancak 1783 barışının ardından, Britanya sahilin kontrolünden vazgeçmek zorunda kalmıştır.但是,在1783年的和平决议中,英国必须放弃对沿海的控制。
Dünya barışının küresel ütopyası genellikle tarihin muhtemel dayanılmaz sonu olarak görülür.世界和平那样的全球的乌托邦往往会被视为历史的结局和终结。
Turna kuşu, o zamandan beri barışın simgesidir.纸鹤也成了和平的象征。
Turna kuşu, o zamandan beri barışın simgesidir.여우 당존은 평안의 뒤를 이어 태부가 되었다.
Ancak 1783 barışının ardından, Britanya sahilin kontrolünden vazgeçmek zorunda kalmıştır.אך, עם חתימת הסכם השלום ב-1783 נאלצו הבריטים לוותר על השליטה על אזור החוף.
1954'te Sovyetler Birliği, Avrupa barışını korumak için NATO'ya katılması gerektiğini öne sürdü.בשנת 1954 הציעה ברית המועצות להצטרף לברית נאט"ו, כדי לשמור יחדיו על השלום באירופהונדחתה.
1954'te Sovyetler Birliği, Avrupa barışını korumak için NATO'ya katılması gerektiğini öne sürdü.През 1954 г. Съветският съюз предлага да се присъедини към НАТО, с цел да се запази мирът в Европа.
2005 yılında dünya barışına sağladığı katkılar nedeniyle UNESCO tarafından barış elçisi ödülünü aldı.През 1992 г. ЮНЕСКО ѝ присъжда наградата си за мир за приноса ѝ в образованието.
Turna kuşu, o zamandan beri barışın simgesidir.Днес гълъбите са символ на мира.
Genellikle dünya barışını sağlama amacıyla bağlantılıdır.Организацията на обединените нации е създадена от желанието за гарантиране на световния мир.
2001'de Colombianske'yi "Barışın Oluşturucuları" olarak tanımladı.През 2001 г. работи по „Почит към Каталуния“.
1793 yılında Johann Gottfried Schadow tarafından barışın sembolü olarak tasarlanmıştır.V roku 1793 dostala brána kvadrigu, zhotovenú Johannom Gottfriedom Schadowom.
Zeytin dalının barışın bir sembolü olarak kullanılması MÖ beşinci yüzyıla dayanır.Uporaba oljčne veje kot simbola miru v zahodni civilizaciji sega vsaj do 5. stoletja pred Kristusom.
Turna kuşu, o zamandan beri barışın simgesidir.Nuo to laiko tai taikos simbolis.
1954'te Sovyetler Birliği, Avrupa barışını korumak için NATO'ya katılması gerektiğini öne sürdü.1954. aastal avaldas Nõukogude Liit soovi NATO-ga ühineda, tagamaks rahu Euroopas.
1973'e sararsanız, Kuzey ve Güney, Kuzey ve Amerikalılar arasındaki resmi barışın olduğuEn 1973, con los acuerdos de paz de París, se busca paz entre norte, sur y los americanos.
Aksine, onların yardımıyla yeni çağ için dünya barışını, küresel bolluğu ve insan birliğini bekleyebiliriz.Je sais que ma famille galactique est ici. Et vous? - Ozge Simsek (Turc)
Bana barışın savaşsızlık olmadığını öğrettiler.Am fost învățat că pacea nu-i absența războiului.
Bana barışın savaşsızlık olmadığını öğrettiler.저는 평화가 전쟁에 부재라고는 생각해 본 적이 없습니다.
Bana barışın savaşsızlık olmadığını öğrettiler.Mi è stato insegnato che pace non è mancanza di guerra.
Bana barışın savaşsızlık olmadığını öğrettiler.On m'a appris que la paix n'est pas l'absence de guerre.
Bana barışın savaşsızlık olmadığını öğrettiler.Μου έμαθαν ότι ειρήνη δεν είναι η έλλειψη πολέμου.
Bana barışın savaşsızlık olmadığını öğrettiler.Научих, че мирът не е отсъствие на война.
Bana barışın savaşsızlık olmadığını öğrettiler.למדו אותי ששלום הוא לא היעדר מלחמה.
Bana barışın savaşsızlık olmadığını öğrettiler.تعلمت أن السلام ليس غياب الحرب.
Barışın bir başlangıç noktası yoktu.Det fanns ingen startpunkt för fred.
Barışın bir başlangıç noktası yoktu.Er was geen uitgangspunt voor de vrede.
Barışın bir başlangıç noktası yoktu.Es gab keinen Anfangspunkt für Frieden.
Barışın bir başlangıç noktası yoktu.Il n'y avait pas de point de départ pour la paix.
Barışın bir başlangıç noktası yoktu.Không có điểm bắt đầu cho hòa bình.
Barışın bir başlangıç noktası yoktu.평화의 시작점이라는 것은 존재하지 않습니다.
Barışın bir başlangıç noktası yoktu.Não havia um ponto de partida para a paz.
Barışın bir başlangıç noktası yoktu.Nem volt a békének kezdőpontja.
Barışın bir başlangıç noktası yoktu.Není žádný bod, o který bychom se mohli opřít.
Barışın bir başlangıç noktası yoktu.Nie ma takiego punktu.
Barışın bir başlangıç noktası yoktu.Ni začetne točke miru.
Barışın bir başlangıç noktası yoktu.No había un punto de partida para la paz.
Barışın bir başlangıç noktası yoktu.Non c'era nessun punto di partenza per la pace.
Barışın bir başlangıç noktası yoktu.Nu era niciun punct de plecare pentru pace.
Barışın bir başlangıç noktası yoktu.Tidak ada titik mulai untuk mencapai perdamaian.
Barışın bir başlangıç noktası yoktu.Δεν υπήρχε αφετηρία για την ειρήνη.
Barışın bir başlangıç noktası yoktu.Не было такой отправной точки.
Barışın bir başlangıç noktası yoktu.Не існує жодної вихідної точки миру.
Barışın bir başlangıç noktası yoktu.Нямаше начална точка за мира.
Barışın bir başlangıç noktası yoktu.אין נקודת פתיחה לשלום.
Barışın bir başlangıç noktası yoktu.لا يوجد نقطة بداية للسلام
Barışın bir başlangıç noktası yoktu.地球が一体となる日は一日もなかった
Barışın [esas] anlamını anlayabilmemiz için, şunu anlamamız gerekir ki,평화가 무엇을 의미하는지 이해하기 위해서, 언젠가 한 수단 여성이
Barışın [esas] anlamını anlayabilmemiz için, şunu anlamamız gerekir ki,Чтобы понять, что же такое мир, важно понять мир "второй стороны".
Barışın [esas] anlamını anlayabilmemiz için, şunu anlamamız gerekir ki,Щоб зрозуміти, що таке мир, важливо зрозуміти мир "другої сторони".
Barışın [esas] anlamını anlayabilmemiz için, şunu anlamamız gerekir ki,כדי שאנו נבין מהו השלום אנו חייבים להבין,
Barışın [esas] anlamını anlayabilmemiz için, şunu anlamamız gerekir ki,من أجل أن نستوعب المعنى الحقيقي للسلام ، يجب أن نفهم ،
Barışın [esas] anlamını anlayabilmemiz için, şunu anlamamız gerekir ki,理解するには あるスーダン人女性の言葉を みんなが理解する必要があります

İlgili Sayfalar