Ana içeriğe geç
Sözlük

barışçı ile cümle

barışçı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ülkeler barışçıl amaçlarla anlaşmazlıkları çözmekle ilgileniyorlardı.The countries concerned settled the dispute by peaceful means.
Bizim barışçıl anayasamızı korumamız gerekir.We must preserve our peaceful constitution.
Böylesine barışçıl bir manzara görmedim.Never have I seen such a peaceful scene.
Atom enerjisi barışçıl amaçlarla kullanılabilir.Atomic energy can be utilized for peaceful purposes.
Uluslar arası anlaşmazlıkların barışçıl bir şekilde çözümlenmeli.International disputes must be settled peacefully.
Biz atom enerjisinin barışçıl kullanımı hakkında düşünmeliyiz.We must think about peaceful uses of atomic energy.
İki kız kardeş çok barışçıl bir biçimde yaşadılar.The two sisters lived very peacefully.
Atom enerjisi barışçıl amaçlar için kullanılabilir.Atomic energy can be used for peaceful ends.
İnsanlık nükleer enerjiyi barışçıl biçimde kullanarak başarılı olacaktır.Mankind will succeed in using nuclear energy peacefully.
Sovyet halkı kapitalizmle barışçıl rekabetten korkmaz.The Soviet people are not afraid of peaceful competition with capitalism.
İngiliz İmparatorluğu'nun dağılması nispeten barışçıldı.The dismantling of the British Empire was relatively peaceful.
Tom, Mary'ye yunusların barışçıl hayvanlar olduklarını açıkladı.Tom explained to Mary that dolphins were peaceful animals.
Biz barışçıl bir şekilde gösterdik.We demonstrated peacefully.
Esperanto barışçıl bir dildir.Esperanto is a peaceful language.
Pazartesinin protestoları çoğunlukla barışçıldı.Monday's protests were mostly peaceful.
Barışçı politika savunulamaz bir ideolojidir.Pacifism is an untenable ideology.
İlgili ülkeler anlaşmazlığı barışçıl yollarla çözdü.The countries concerned settled the dispute by peaceful means.
Barışçıl bir çözüm istiyoruz.We want a peaceful solution.
Yönetiminin genel akışı oldukça barışçıl geçti.The general tenor of his rule was quite peaceful.
Britanya'nın kıtanın güney ve doğu bölgelerinden çekilmesi, barışçıl bir şekilde gerçekleşmedi.British withdrawal from the southern and eastern parts of Africa was not a peaceful process.
İkinci katta da daha barışçı bir gelecek için fikirler geliştirilecek."On the third floor ideas for a more peaceful future should be worked out.
Kuran ayrıca Muhammed'in Yahudilerle barışçıl ilişkilerinden de bahseder.The Quran also attests to Muhammad's amicable relations with Jews.
Anlaşmazlık arttıkça diğer Arap hükümetleri barışçıl bir çözüm için arabuluculuğa girişti.As the conflict raged, other Arab governments attempted to negotiate a peaceful resolution.
Gençliğinde Mahatma Gandi'nin barışçıl direnişini incelemek üzere Hindistan'a gitti.In his youth, he had travelled to India to study Mahatma Gandhi's non-violent resistance.
Ek olarak, runik taşlar dönüşümün oldukça barışçıl bir süreç olduğunu göstermek için dikilmiştir.Additionally, the runestones appear to show that the conversion was a rather peaceful process.
Biz bu karmaşıklığa karşı demokratik ve barışçıl bir çözüm için söz verdik.We are committed to democratic and peaceful resolution of the conflict.
Barışçıl modda üstünüze gelirler ama hasar veremezler.Moses can be thrown around without harming him, but enemies cannot be harmed in any way.
Dokuz buçuk saat sonra barışçıl bir şekilde polise teslim oldu.He surrendered to police two and a half hours later.
Çok barışçıldır.He is peaceful.
Yaralanmasına rağmen, Çorbacı barışçıl protestosu üzerinde kararlıydı.Despite her injuries, Chourbaji insisted on peaceful protest.
Matilda (Beyaz Kuş): Doğayı sever ve sorunlara barışçıl çözümler bulmaya çalışır.Rama Chandra does not like violence and tries his best to solve the problems peacefully.
Barışçıl ve varlıklı olan imparatorluğu yıkar, kargaşa ve çatışmaların içine düşürür.You must also keep your kingdom fairly prosperous and quell civil disturbances and unrest.
Bu yüzden bu ülkelerle barışçıl ilişkiler içerisinde olmak zorunda.And therefore it has to have amicable relations with them.
Orta Doğu'yu daha barışçıl bir yer haline getireceğine inanıyorum.I believe the Middle East would be a far more peaceful region.
Ben daha barışçıl bir karakterin olaylara şahit oldu.I was witness to events of a less peaceful character.
Ve son olarak, barışçıl disiplin ve bütün oyunu değiştiren unsur bu olsa gerek.Now, at the end, nonviolent discipline. And this is probably the game-changer.
Eğer barışçıl disiplini koruyabilirseniz, istisnasız kazanırsınız.If you maintain nonviolent discipline, you'll exclusively win.
Barışçıl direnişte uygulayabileceğiniz belli başlı kurallar vardır.There are certain rules in nonviolent struggle you may follow.
Barışçıl direniş gerçek dünyada, sokaklarda kazanıldı.The nonviolent struggle is won in the real world, in the streets.
Barışçıl, düzenli sivil areketten bahsediyorum, bu da pasif hareket anlamına gelmiyor.It's pacific, coordinated civil action, which doesn't mean passive action.
Bu koşulların merkezinde barışçı amaçlara katiyetle bağlı olmak yer alıyordu.Central among them, a commitment to exclusively peaceful means.
'Yaşasın barışçıl devrim,' çünkü asla şiddetle karşılık vermeyeceğiz."Long live a peaceful revolution," because we will never retaliate with violence.
Bugün barışçıl bir yürüyüşe davetlisiniz.Today you're invited to a peaceful march.
Bu barışçıl bir yürüyüş.This is a peaceful march.
Bu varlıkların nezaketini, zekasını, cömertliğini ve barışçıllıklarını biliyorum.I know these beings to be kind, intelligent, generous and peaceful.
Ancak, sanırım bunun her zaman barışçıl şekilde olmayacağını da biliyorlardı.I suppose, not always nonviolently.
Cebrail'le iman sahiplerinin iyilik severleri/ barışçıları da.If you conspire with each other against him, know that God is his Guardian.
Bir başlık ve iki metin sütunlu barışçıl bir sunumNameA peaceful presentation with a title and two text columns
Bir başlık ve resim bölgeli barışçıl bir sunumNameA peaceful presentation with a title and picture area
Bir başlık ve tek, geniş metin bölgeli barışçıl bir sunumNameA peaceful presentation with a title and single large text area
Aktivistler eylem boyu barışçıl kaldılar.The activists remained peaceful and sought to de-escalate.
Barışçıl Başkanlık Seçimi Sonucuyla Gambiya Dünyayı Şaşırttı, Muhalefet KazandıGambia Shocks the World With Peaceful Presidential Polls, Opposition Wins · Global Voices
Demokratik, barışçıl, nizami ve adil olarak geçen seçimlerde Makedonya cumhurbaşkanını seçmiştir.In democratic, peaceful, regular and fair elections, Macedonia has chosen its president.
Zoran Petrov: Makedonya Cumhuriyeti, Kosova sorununun barışçıl bir yolla çözülmesini istiyor.Zoran Petrov: The Republic of Macedonia is interested in a peaceful resolution to the Kosovo issue.
Herşeyi barışçıl yollardan çözerdi.He resolved everything in a peaceful way.
Türk lider Gül'den Kıbrıs'ta barışçı çözüm çağrısıTurkey's Gul calls for Cyprus peace settlement
Diğer barışçı göstericiler yüzünden, güvenlik güçlerinin yeterli düzeyde tepki vermesi güçleşiyor.For security forces it is hard to adequately respond because of other peaceful demonstrators."
Tadiç, Belgrad'ın Kosova sorununun barışçı yoldan çözülmesini istediğini de kaydetti.He also said Belgrade wants the Kosovo issue to be resolved peacefully.
Ülkenin barışçı bir şekilde parçalanma olasılığı da son derece düşüktür."And it's highly unlikely the country will disintegrate peacefully."
Tadiç bununla birlikte barışçı bir çözümün önemini de vurguladı.At the same time, he stressed the importance of a peaceful solution.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod