Ana içeriğe geç
Sözlük

banyo ile cümle

banyo kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Charlie de banyo küvetinde uyumaya karar verir.דניאל מציע לסוזן לנסות לישון בעודה צפה בחליפת הצלילה.
Banyoda cinsel ilişki, kişilerin banyoda veya tuvalette yaptığı cinsel ilişki türü.לדוגמה, על טיפול אפקטיביים, או על שירותים בהם הם השתמשו.
Banyo yapmak hobisidir.כרת מתרחץ.
Böyle odalara banyo denir.המונח "שירותים" מפנה לכאן.
Robin kendini banyoya kilitler.כתוצאה מכך הוא נועל את עצמו בחדר האמבטיה.
Andrew banyoda anlattığı hikâyeleri kameraya alırken görülür.באותו זמן, רודריק צפה בו בשירותים דרך מצלמות האבטחה.
Apartman ucuz fakat sadece ortak banyoları var.הדירה זולה, אבל יש לה רק חדרי אמבטיה משותפים.
Bir banyodan sonra daha iyi hissedeceksin.תרגיש טוב יותר אחרי אמבטיה.
Bir banyodan sonra daha iyi hissedeceksin.תרגישי טוב יותר אחרי אמבטיה.
Banyo yapmayı hiç sevmez.Обичат да се къпят ежедневно.
Ben bu banyoda yıkanacağım.Използва се при къпане.
İskender'i taklit eden askerleri safran ile banyo alma alışkanlığını Yunanistan’a getirmişlerdir.Александровите войски му подражавали и пренесли баните с шафран в Гърция.
İçinde olduğu oda kullanılmayan bir banyodur.Намиращата се в района обществена баня не работи.
Arzu edilirse stop banyosu kullanılır.Водата се пуска, само когато тоалетната е използвана.
Film üç banyoda geçmektedir.Киното има три ложи.
Banyodan çıkmaya çalışırlar fakat siyah şekil kapıdan geçer.Преминават Мъртвите блата и стигат пред Черната порта.
Bu tür kokulu banyoya Fince savusauna (duman saunası) denir.Във Финландия развалената по този начин риба се нарича сапунена риба (saippuakala).
Bu binalarda banyo ve tuvalet evin içindedir.Във вагончето има тоалетна и спални места.
Sadece Betşeba'yı banyo yaparken çizdi.Той разширил старата бейска баня.
Banyo dedikleri de lağımdı.Prema tome se i kupke nazivaju.
Beş yaşındayken, küçük kardeşi George banyo küvetine kafa üstü düşerek ve boğularak ölmüştür.Kad je imao pet godina, umro mu je godinu dana mlađi brat koji se utopio u kadi na otvorenome.
İkilinin cesetleri banyoya koymasının ardından Lucie, yatakta uyuyakalır.Nakon što ju poljubi u stražnjicu, oboje idu na počinak.
Ben bu banyoda yıkanacağım.Poslije toga se obavezno mora okupati.
Hasta olduklarında bile, sert karyolalarda, yastıksız uyur, sabahları soğuk banyolar yaparlardı.Spavali su na tvrdim krevetima bez jastuka, osim kada su bila bolesna.
Banyo yapmayı hiç sevmez.Nemá rád kúpele.
Film üç banyoda geçmektedir.Vo filme pohybujeme v troch prostrediach.
Çoğu evde bir banyonun yanı sıra bir de tuvalet bulunur.V mnohých bytoch býva v kúpeľni umiestnená aj práčka.
Bu sırada banyodan gelen sesleri duyar.Ešte v tú noc začuje rany z diel.
Ben bu banyoda yıkanacağım.Používalo sa aj na kúpanie.
Böyle odalara banyo denir.Do WC sa dáva tzv. podstielka.
Banyo yapmak bahanesiyle Emrah'tan yarım saatliğine müsaade ister.V priebehu pol hodiny boli na pomoc privolaní záchranári banskej záchrannej služby z Prievidze.
Sık sık iç çamaşırının değiştirilmesi, banyodan sonra kaşınan bölgelerin iyice kurulanması önerilir.Aby sa tomu zabránilo, ženy si ho často vymieňajú nad toaletnou misou.
Su banyosuna bırakılır.Hitro na stranišče.
Film üç banyoda geçmektedir.Film je izšel na treh formatih.
Bu binalarda banyo ve tuvalet evin içindedir.V koči je tudi stranišče in umivalnica.
Kaplıca yöre halkı tarafından banyo amaçlı kullanılmaktadır.V Nemčiji jo uporabljajo v zdravstvene namene kot kopel.
Genellikle banyolarda duşun altında bulunur.Pogosto ima kopalnica tudi vlogo stranišča.
Banyo yapmak hobisidir.Maudytis neįmanoma.
Ben bu banyoda yıkanacağım.Gerai prieš tai išsimaudyti duše.
Japonya'da banyo seksini kolaylaştırmak için özel olarak tasarlanmış banyoları olan oteller inşa edilmektedir.Japonijoje egzistuoja specialios seizos kėdės, kurias galima nešiotis.
Ben banyoda kendimi ısıttım.Aš susišildžiau vonioje.
Genellikle banyolarda duşun altında bulunur.Vann paikneb tavaliselt vannitoas.
Banyo yapmak hobisidir.Harrastanud tušijoonistamist.
Banyo yapmaktan nefret eder.Talle meeldib ujumine.
Oyun paketi, daha çok yatak odaları ve banyo eşyasıyla gelir.Tegemist oli maa-aluse linnakesega koos magamis- ja tualettruumidega.
Binada 50 öğrencinin kaldığı banyolu odalar mevcuttur.Hoonest evakueeriti 500 üliõpilast.
Su banyosuna bırakılır.Vanemad viivad pesakonna veekogule.
Arşimet çözümü taca banyo yaptırarak buldu.Archimède se rendît compte que la solution, était de baigner la couronne.
Arşimet çözümü taca banyo yaptırarak buldu.Archimedes wpadł na pomysł, by zanurzyć koronę w wodzie i sprawdzić o ile podniósł się jej poziom.
Arşimet çözümü taca banyo yaptırarak buldu.Arhimede a realizat că soluția era să-i facă o baie coroanei.
Arşimet çözümü taca banyo yaptırarak buldu.Arquímedes concluyó que la solución era darle un baño a la corona.
Arşimet çözümü taca banyo yaptırarak buldu.A solução, como Arquimedes percebeu, era dar um banho à coroa.
Arşimet çözümü taca banyo yaptırarak buldu.Die Lösung, so fand Archimedes heraus, bestand darin, die Krone zu baden.
Arşimet çözümü taca banyo yaptırarak buldu.Giải pháp, Archimedes đã nhận ra,
Arşimet çözümü taca banyo yaptırarak buldu.아르키메데스는 왕관을 욕조에 넣는 것이 해결 방법이라는 것을 깨달았습니다.
Arşimet çözümü taca banyo yaptırarak buldu.La soluzione, realizzò Archimede, sarebbe stata nel fare il bagno alla corona.
Arşimet çözümü taca banyo yaptırarak buldu.Архимед догадался, что корону нужно искупать.
Arşimet çözümü taca banyo yaptırarak buldu.Архімед зрозумів, що рішення було в тому, щоб занурити корону в ванну.
Arşimet çözümü taca banyo yaptırarak buldu.הפתרון, הבין ארכימדס, היה לעשות לכתר אמבטיה.
Arşimet çözümü taca banyo yaptırarak buldu.والحل، كما أدرك أرخميدس، كان وضع التاج في حمام.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod