bankalar ile cümle
bankalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Babası Yeni Zelanda'nın ulusal bankalarından birisinde bankacı olarak çalışıyordu.Han var direktør i blant annet Bank of New Zealand.
Hemen hemen tüm sanayi, bankalar ve işletmeler kamulaştırıldı.Nesten all industri, bankene og bedriftene i Somalia ble nasjonalisert.
İzlanda, savaş esnasında, yabancı bankaların hesaplarında hatırı sayılır miktarda para biriktirdi.Island blomstret i løpet av den andre verdenskrig og samlet betydelige valutareserver i utenlandske banker.
11 Haziran 1948 tarihinde, tüm bankalar ve büyük işletmeler millileştirildi.Pada 11 Juni 1948, semua bank dan perusahaan besar dinasionalisasi.
Bankalar, sınırsız altın üretir.Ia percaya emas tidak produktif.
Bunlar Avrupa Merkez Bankaları Sisteminin kontrolündedir.Ini adalah anggota dari Sistem Bank Sentral Eropa.
Ana ekonomik kaynağı turizm, "offshore şirketler ve bankalar, ve balıkçılıktır.Perekonomian Pulau Man ditunjang dari sektor pariwisata, offshore banking dan manufakturing.
Société Générale Fransa'daki en eski bankalardan biridir.Société Générale là một trong những ngân hàng cổ nhất ở Pháp.
İslami Bankalar ve Finansal Kurumlar Genel Kurulu (CIBAFI), Manama, Bahreyn.Đại hội đồng các Ngân hàng và Thể chế Tài chính Hồi giáo (CIBAFI), tại Manama, Bahrain.
Mevduat, ticaret bankalarının en önemli kaynağıdır.Chức năng trung gian tín dụng được xem là chức năng quan trọng nhất của ngân hàng thương mại.
Bankalar çöktü, ticari kuruluşlar başarısızlığa uğradı, fiyatlar düştü ve binlerce çalışan işini kaybetti.銀行は破綻し、事業は失敗し、価格は下落し、数多の労働者が職を失った。
Banka, 2007 yılında Banca Intesa ve Sanpaolo IMI bankalarının birleşmesi sonucu kurulmuştur.2007年1月、Banca Intesa S.p.A.とSanpaolo IMIの合併によって設立された。
Finlandiya Bankası, Avrupa Merkez Bankaları Sistemi ve Eurosystem'in bir üyesidir.フィンランド銀行はフィンランドの中央銀行であり、また欧州中央銀行制度にも参加している。
Kvirikaşvili 1993'ten 1999'a kadar Gürcistan'ın çeşitli bankalarda yönetici olarak çalıştı.1993年から1999年まで、クヴィリカシヴィリはグルジアのさまざまな銀行の重役を歴任した。
Bankalar Cuma/Cumartesi kapalıdır.月~金曜日に開催される。
Bunlar Avrupa Merkez Bankaları Sisteminin kontrolündedir.欧州中央銀行制度に参加している。
Durum önemsenmedi ve bankaların varlığı arttı.そして物価が下落したり、銀行が倒産したりした。
Bankalar ve sanayinin kamulaştırılmasına destek verdi.銀行・大企業には干渉しなかった。
Babası Yeni Zelanda'nın ulusal bankalarından birisinde bankacı olarak çalışıyordu.父親はスコットランド国立銀行の職員であった。
Medici Bankası Avrupa'nın en başarılı ve saygın bankalarından biri olmuştur.美第奇银行是欧洲最兴旺和最受尊敬的银行之一。
Başlıca bankalar, şirketler ve mağazaların yanı sıra yabancı elçilikler de Makati'de yer almaktadır.主要銀行、企業與百貨公司跟外國大使館,都座落於馬卡蒂。
Dünyanın en büyük bankalarından ikisi (UBS ve Credit Suisse) İsviçre merkezlidir.瑞士最大的兩間銀行集團UBS及瑞信(Credit Suisse)的總部均設於此。
Göstericiler dükkânlara, hükümet binalarına, polis karakollarına, benzin istasyonlarına ve bankalara saldırdı.抗议者攻击商店、政府机关、警察局、警车、加油站和银行。
İslami Bankalar ve Finansal Kurumlar Genel Kurulu (CIBAFI), Manama, Bahreyn.伊斯蘭銀行和金融機構總理事會(CIBAFI),位於巴林麥納麥。
Finlandiya Bankası, Avrupa Merkez Bankaları Sistemi ve Eurosystem'in bir üyesidir.芬蘭銀行是歐洲中央銀行的會員。
Fakat çoğu ülkede merkez bankaları "Ülke Bankası" olarak adlandırılır.然而在某些非正式场合,世界银行集团也可被简称为“世银”。
Kullanıcılara tıpkı bankalar aracılığı ile verilen IBAN benzeri bir araç olarak kullanılır.安全和权限被视为同其它用户空间所必需的服务器一样。
Ancak alacaklı bankalar "hileli iflas" olduğunu öne sürdü.banca rotta意為「崩壞的銀行」。
Medici Bankası Avrupa'nın en başarılı ve saygın bankalarından biri olmuştur.메디치 은행은 유럽을 통틀어서 가장 부유하고 훌륭한 은행이었다.
Finlandiya Bankası, Avrupa Merkez Bankaları Sistemi ve Eurosystem'in bir üyesidir.핀란드 국립은행은 핀란드의 중앙은행이자 유럽 은행 체제의 일원이다.
Örgütlenmiş para piyasası bir bankalar sistemidir.은행 종합전산시스템은 은행의 전산업무에서 사용하는 컴퓨터 시스템이다.
Bankaların mevduat toplayabilmeleri için özel izin almaları gerekmektedir.특정 상품들은 수출을 하기 위해서는 허가가 필요하다.
1782 yılında Kral III. Carlos tarafından kurulmuş olup Avrupa Merkez Bankaları Sistemi'nin bir parçasıdır.1782년 마드리드에서 카를로스 3세 국왕의 칙령에 따라 설립된 은행은 유럽 중앙은행 제도의 회원이다.
Durum önemsenmedi ve bankaların varlığı arttı.은행이 실패하고, 실업률은 치솟았다.
1976'dan 1984'e kadar çeşitli bankalarda yöneticilik yaptı.그는 1972년부터 1984년까지 여러 팀에서 뛰었다.
11 Haziran 1948 tarihinde, tüm bankalar ve büyük işletmeler millileştirildi.ב-11 ביוני 1948 הולאמו כל הבנקים והעסקים הגדולים.
Mağazalara ve bankalara zarar verildi.ופגעו בבתים ובמבני המשק.
Durum önemsenmedi ve bankaların varlığı arttı.הבנקים כשלו והאבטלה הרקיעה שחקים.
İzlanda, savaş esnasında, yabancı bankaların hesaplarında hatırı sayılır miktarda para biriktirdi.Исландия просперира по време на войната, натрупвайки значителни валутни резерви в чуждестранни банки.
Netanyahu uzun zamandır çözülemeyen birkaç konuda özellikle bankalar sistemi konusunda başarı gösterdi.Нетаняху успява да приеме няколко дълго нерешени реформи, включително важната реформа в банковата система.
Netanyahu uzun zamandır çözülemeyen birkaç konuda özellikle bankalar sistemi konusunda başarı gösterdi.Netanjahu je naslijedio nekoliko dugo neriješenih reformi, uključujući i bitnu reformu bankovnog sustava.
Ulusal bankalar üzerindeki yasal düzenlemeler ülkeden ülkeye farklılık gösterir.Neovisni razvoj nacionalnih zrakoplovnih vlasti rezultirala je različitim propisima od zemlje do zemlje.
Bu durumda merkez bankalarının ticaret bankalarına borç vermesi söz konusudur.To je kamatna stopa po kojoj se FED obvezuje posuditi rezerve komercijalnim bankama.
Bu durumda merkez bankalarının ticaret bankalarına borç vermesi söz konusudur.Je to vlastne úroková sadzba, za ktorú si komerčné banky požičiavajú od centrálnej banky.
Bu da arbitratörün bankalarla bankalar aleyhinde işlem yaparak para kazanmasına olanak verir.Konkrétny štát únie teda môže zakázať financovanie potratov z peňazí daňových poplatníkov.
Bu bankaların toplam bilanço değeri takriben 34 milyar İsviçre Frangıdır.Celková cena týchto prác sa odhaduje na 40 miliárd rubľov.
Ulusal bankalar üzerindeki yasal düzenlemeler ülkeden ülkeye farklılık gösterir.Kompetencie a právomoci bankového ombudsmana sa líšia v závislosti od krajiny.
Anonim Şirketler, bankalar ve kredi kuruluşları gelişmeye başladı.Rozvíja sa bankovníctvo, úvery, veľkopodnikanie.
Merkez bankalarının bunu hedeflemesindeki asıl amaç değer istikrarının güvence altında olmasıydı.Iný názor je, že finančná stabilita krajiny bola u nich to posledné o čo sa snažili.
Bankalar ve diğer hükûmet binaları gün boyu yağmalandı.Železniške postaje, banke in druge stavbe iz tega obdobja so navadno zgrajene iz apnenca.
Bugün 26 ülkede aktif olarak faaliyet gösteren Zaman Bankaları mevcuttur.Delujejo že v 26-ih državah sveta.
İzlanda, savaş esnasında, yabancı bankaların hesaplarında hatırı sayılır miktarda para biriktirdi.Islandija karo metais klestėjo ir sukaupė didelius valiutos rezervus užsienio bankuose.
Medici Bankası Avrupa'nın en başarılı ve saygın bankalarından biri olmuştur.Medičių bankas buvo viena iš labiausiai klestinčių ir gerbiamų institucijų Europoje.
Dünyanın en büyük bankalarından ikisi (UBS ve Credit Suisse) İsviçre merkezlidir.Pirmoji – didieji Šveicarijos bankai „UBS“ ir „Credit Suisse“.
Bu durumda merkez bankalarının ticaret bankalarına borç vermesi söz konusudur.Tokiu būdu bankai teikia paskolas tarptautinės prekybos mokėjimams vykdyti.
Hemen hemen tüm sanayi, bankalar ve işletmeler kamulaştırıldı.Bankų ir akcinių bendrovių veiklos praktiškai niekas netikrino.
Bunlar Avrupa Merkez Bankaları Sisteminin kontrolündedir.Šis bankas priklauso Europos centrinių bankų sistemai.
Devredilen bankalarda çalışan 1329 kişi tazminatları ödenerek işten çıkarıldı.Taupant buvo atleista 225 darbuotojai, keitėsi valdyba.
Çeşitli bankaların yönetim kurulu üyesi oldu.Valdybos nariais tapo ir kai kurių skyrių vadovai.
Artan miktarda fon, ekonomik ve ticari amaçlar için bankalar aracılığıyla kullanılabilir hale getirilir.Jais galima naudotis daugybę kartų komerciniais ir nekomerciniais tikslais.
İlgili Sayfalar