17 Haziran 2010'da Irak Merkez Bankası'na yapılan saldırıda 18 kişi öldü, 55 kişi yaralandı.17 juin (Irak) : une attaque contre la banque centrale d'Irak à Bagdad fait 18 morts et 55 blessés.
Banka 1912 yılında kurulmuş olup ülkenin en eski bankasıdır.Fondée en 1914, elle est la principale banque du pays.
Banka, rutin banka işlemlerinin yanı sıra sigorta işlemlerinde de hizmet vermektedir.La banque est aussi présente dans le domaine des assurances grâce à sa branche Saham Assurance.
Bankalar %100 devletleştirilmiştir.L'actionnariat est à 100 % étatique.
Halk arasında İmarzede olarak anılan banka mudilerine bir yıl sonra devlet tarfından ödeme yapılmaya başlandı.Les premiers plans du pavillon sont présentés au public une année plus tard.
Fakat burada özel bir banka bilânçosu söz konusudur.Cette Caisse est une banque privée créancière de l’État.
Gökdelenlerin çoğu bankalara aittir.La plupart sont des filiales de groupes bancaires.
İspanyol Merkez Bankası'nın bir benzeri merkezi Burgos’da olacak şekilde kurulur.Ainsi, on reconstitue une Banque d'Espagne, avec son siège à Burgos.
Bir büyücü bankası olan Gringotts cincüceler tarafından işletilip yönetilir.Gringotts (Gringotts Wizarding Bank) est la banque des sorciers.
Şöyle diyelim, Londra Bankası’nda ekonomist olarak işe başladı.Il débuta dans les affaires à Londres chez un banquier.
Banka başlangıçta tek bir merkezden yönetiliyordu.Le Département est dirigé depuis 1è.
Örgütlenmiş para piyasası bir bankalar sistemidir.La Bourse est un marché réglementé.
Mağazalara ve bankalara zarar verildi.Des vitrines de banques et de magasins sont détruites.
Merkez Bankası özerk bir yapıya sahiptir ve para politikalarının belirlenmesinde önemli rol oynar.Il suffit de disposer d’une banque centrale prête à mener une politique monétaire expansive.
Bankanın iki görevlisine de aynı ceza verildi.En Pologne, ont été condamnés deux membres de l'équipe du camp.
Yapı ve Kredi Bankası, 76-77, s. 100.Livraisons 76-100, pp. mult.
Sonunda bu parayı yönetmek için kurulan kurum İskoçya Kraliyet Bankası olmuştur.Cette dernière fut vite renommée Royal Bank of Scotland.
Ardından şehirde bulunan bankaya gider.Il se dirige alors vers la banque.
Okan Yatırım Bankası, hazinenin yazısı ile 25 Haziran 1998 tarihinde bankacılık işlemlerine başlamıştır.La banque fédérale de Chicago cessa le traitement des chèques papier le 17 novembre 2009.
Bankacılık terimleri.Bankgeheimnisse.
Kazakistan bankacılık sistemi hızla gelişiyor.Le système monétaire japonais s'écroula.
Mevduat, ticaret bankalarının en önemli kaynağıdır.La clientèle est l'élément essentiel d'un fonds de commerce.
Daha sonra ise Uluslararası Para Fonu (IMF) ve de Dünya Bankası kurulmuştur.Création du FMI et de la Banque mondiale (BIRD).
Liberya Merkez Bankası üs şubesi Monrovia'dadır.Son premier emploi est au sein de la Bank of Liberia à Monrovia.
30 Haziran 2015 tarihinde, Suriye Merkez bankası yeni 1.000 lirayı yayınladı.Début octobre, la banque annonce 5000 comptes ouverts.
1929 yılından sonra neredeyse 50 yıl yabancı sermayeli banka kurulmamıştır.Aucun autre auteur allemand né après 1950 n'a atteint autant de ventes.
Avrupa Merkez Bankası, euro banknotları ve madeni paralarının dolaşımını yakından takip etmektedir.La BCE surveille étroitement la circulation et les réserves de pièces et billets en euros.
Bu amaçla merkez bankasının Avrupa sistemi kurulmuştur.C'est sur ce schéma simple que se fonde l'action de la Banque Centrale.
Yunanistan Merkez Bankası'nın başkanı idi.Il était directeur de la Banque Foncière de Bruxelles.
Ortalama banka aktifi 295,35 milyon Azerbaycan manatı olmuştur.L'apport annuel moyen se monte à 23,359 millions de mètres cubes.
Bina üstünde aynı zamanda bankanın reklamı vardır.En haut, publicité pour une banque.
İyi bir eğitim almış olan Fırat, uluslararası bir bankanın kredilerden sorumlu genel müdür yardımcısıdır.Il avait reçu une bonne éducation et était devenu assistant de directeur général d’une banque internationale.
Lazer bir bankayı gösterir.Lenny est un banc.
KEİ'nin finansal birimi, Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası'dır.Banque du Peuple : Banque d'échanges de produits et de services.
İş Bankası sinerjisinden güç alır.Il devient fondé de pouvoir de la banque familiale.
İngiliz merkez bankasını yaklaşık 80 yıl boyunca yönetmişlerdir.Il va dominer le patinage britannique masculin pendant toute la décennie.
Modern ekonomik sistemlerde, teknik olarak bu hak sadece merkez bankasınındır.Les banques centrales sont dans le système financier moderne largement indépendantes du pouvoir politique.
2001-2004 yıllarında Danimarka Bankası Yönetim Kurulu üyesi olmuştur.Il a siégé au conseil d'administration de la Banque du Danemark de 2001 à 2004.
Banka, 1991 yılında kurulmuş olup varlık bakımından Rusya'nın üçüncü büyük bankasıdır.Fondée en 1991, c'est la plus grande banque de crédit en Russie.
Bu bankaların toplam bilanço değeri takriben 34 milyar İsviçre Frangıdır.Les dégâts générés par cet évènement se montent à trois milliards de francs suisses.
PTT ve Banka şubesi yoktur .Les services postaux ou bancaires sont inexistants.
1998 - Avrupa Merkez Bankası kuruldu.1999 : Banque centrale européenne.
2014 yılında ise Uluslararası Abu Dabi Bankası ile anlaşma yapmıştır.En avril 2014, le parc a obtenu un prêt de la Abu Dhabi Islamic Bank,.
İstasyonun önünde bir banka vardır.Hay un banco frente a la estación.
Onun bankada çalışan bir amcası var.Ella tiene un tío que trabaja en un banco.
Banka sekizden ikiye kadar açık kalır.El banco queda abierto desde las ocho hasta las dos.
Kız kardeşim bir bankada sekreter olarak çalışıyor.Mi hermana trabaja como secretaria en un banco.
O bir bankada çalışıyor.Ella trabaja en un banco.
O bir bankada çalışır.Ella trabaja en un banco.
Lütfen bankaya git.Por favor, ve al banco.
En yakın banka nerede?¿Dónde está el banco más cercano?
Banka ne zamana kadar açık?¿Hasta qué hora está abierto el banco?
Banka dün soyuldu.El banco fue robado anoche.
O bankada çalışır.Él trabaja en el banco.
Bir bankada çalışıyorum.Yo trabajo en un banco.
Bankalar saat dokuzda açılır.Los bancos abren a las nueve.
O, bankanın başkanıdır.Él es el presidente del banco.
Buraya yakın bir banka var mı?¿Hay un banco cerca de aquí?
Bankalar cumartesi günleri açık değildir.Los bancos no abren los sábados.
Hastanenin sol tarafında bankayı göreceksin.Verás un banco a la izquierda del hospital.