Bankta arkadaşıyla oturuyordu.He was sitting on a bench with his friend.
Banker dolandırıcılık suçundan hapse girdi.The banker went to jail for fraud.
Bir kredi için bir bankaya başvurmamız gerekiyor.We need to apply to the bank for a loan.
Dan yirmi sekiz banka soygunundan sorumluydu.Dan was responsible for twenty-eight bank robberies.
O bankta oturan adam Tom'dur.The man sitting on that bench is Tom.
Banka hâlâ açık mı?Is the bank still open?
Hiç daha küçük banknotların var mı?Do you have any smaller bills?
Şu anda banka hesabınızda ne kadar para var?How much money is in your bank account right now?
Banka ne zaman açılıyor?When does the bank open?
Tom'un bankada çok parası yok.Tom doesn't have much money in the bank.
Tom bankaya girmemi engelledi.Tom stopped me from entering the bank.
Bu, bankayı soymak için iyi bir zaman.This is a good time to rob the bank.
Pazartesi günü banka tatilidir.Monday is a bank holiday.
Yakında Yunan bankalarının paraları tükenebilir.Greek banks could soon run out of money.
O, bir ev satın almak için bankadan ipotek karşılığı para aldı.He took out a mortgage from the bank in order to buy a house.
Bir dolarlık banknot üzerinde masonluğun sembollerini görebilirsiniz.You can see symbols of freemasonry on the one dollar bill.
Bu banka her zaman kendi çıkarlarını gözetir.This bank always watches out for its own interests.
Banka hesabımda hiç para kalmadı.There's no money left in my bank account.
Banktaki adam belli ki ölmüştü.The man on the bench was obviously dead.
Banka açık.The bank is open.
Tüm önemli kredi ve bankamatik kartlarını kabul ediyoruz.We accept all major credit and debit cards.
Bir banka ona ihtiyacın olmadığını kanıtlayabilirsen sana borç para verecek bir yerdir.A bank is a place that will lend you money, if you can prove that you don’t need it.
Tom bir banka soydu.Tom robbed a bank.
Acele etmen gerek çünkü banka yakında kapanacak.You need to hurry because the bank will close soon.
Bu civarda banka var mı?Is there a bank nearby?
Yakınlarda bir banka var mı?Is there a bank nearby?
Neden bankaya gitmiyorsun?Why don't you go to a bank?
Kitaplar bankın üstünde.The books are on the bench.
Tom yarışın banko atına elli dolar yatırdı.Tom put fifty dollars on an odds-on favourite.
Görünen o ki, banka soygunu en ince ayrıntısına kadar planlanmış.It appears that the bank robbery was planned right down to the last detail.
Banka zaten kapattı.The bank has already closed.
Online bankacılık çok uygun.Online banking is very convenient.
Bankamatik kartımı evde unuttum.I forgot my debit card at home.
Ben bir banka personeliyim.I'm a bank employee.
O yerel bir bankada görüldü.He was seen at a local bank.
İsviçre bankaları çok gizli.Swiss banks are very secretive.
Dükkanı bir banka ve bir okul arasında bulacaksınız.You will find the shop between a bank and a school.
Tom bir bankacıya benziyor.Tom looks like a banker.
Pasaportunu yanında bankaya getirmelisin.You must bring your passport with you to the bank.
Tom'un bir banka müdürü olduğunu biliyorum.I know Tom is a bank manager.
Ben bankadayım.I am at the bank.
Burada bu bankta oturalım.Let's sit here on this bench.
Bir bir park bankının üstünde uyudum.I slept on a park bench.
Benim bir bankada bir güvenlik görevlisi olarak bir işim vardı.I used to have a job as a security guard at a bank.
Ben bir bankada çalışırdım.I used to work in a bank.
Bu bankalar şunlardan daha iyidir.These banks are better than those.
Tom bankaya gitmedi.Tom didn't go to the bank.
Tom bir banka soygunu yaptı.Tom committed a bank robbery.
Bankacılık sektörü deregülasyon için lobi yaptı.The banking industry lobbied for deregulation.
"Neden bankaları soyuyorsunuz?" "Çünkü o paranın olduğu yer.""Why do you rob banks?" "Because that’s where the money is."
Dinlenmek için bir bankta otururuz.We sit on a bench to rest.
Bir elma, bankta oturuyordu.An apple was sitting on the bench.
Tom, geçen hafta Boston'da bir banka soydu.Tom robbed a bank in Boston last week.
Tom büyük bir banka için çalışır.Tom works for a large bank.
Banka kartlarını kabul ediyor musunuz?Do you take debit cards?
Bu maaş çekini bankada paraya çevir.Cash this paycheck at the bank.
Tom Mary ile bankta oturdu.Tom sat on the bench with Mary.
Bu banka gizlice onların izni olmadan insanların isimlerine banka hesaplarını açtı.This bank secretly opened bank accounts in people's names without their permission.
Tom'un bankaya gittiğini gördüm.I saw Tom going into the bank.
Bankaya 300 dolar yatıracağım.I'll put $300 in the bank.