Lütfen ev ödevimde bana yardımcı ol.Please help me with my homework.
Bana fikrinizi verin lütfen.Give me your opinion, please.
XYZ mağazasına giden yolu bana söyleyin lütfen.Please tell me the way to the XYZ store.
Bana tere yağını uzat, yapar mısın lütfen?Pass me the butter, will you please.
Lütfen adresini bana söyle.Please tell me your address.
Lütfen bana yolculuğundan bahset.Please tell me about your trip.
Lütfen söyle bana.Please, tell me.
Lütfen bana kendinizden söz edin Bay Anthony.Tell me about yourself, please, Sir Anthony.
Bana onu neden sevdiğini söyleyecek misin?Will you tell me why you like her?
İnsanların bana niçin baktıklarını merak ettim.I wondered why people were staring at me.
İnsanların neden bana dik dik baktığını merak ettim.I wondered why people were staring at me.
İnsanların neden bana gözlerini diktiğini merak ettim.I wondered why people were staring at me.
Neden bana kimsenin söylemediğini merak ediyorum.I wonder why nobody told me.
Clara bana niçin o kadar çok çalıştığımı sordu.Clara asked me why I worked so hard.
Bana seni öyle depresif yapan şeyi söyle.Tell me what makes you so depressed.
Bana ne olduğunu sordu.He asked me what was the matter with me.
Bana bir bardak su getir lütfen.Bring me a glass of water, please.
Lütfen bana bir kağıt getir.Bring me a sheet of paper, please.
Lütfen bana paltomu bul.Please find me my overcoat.
Lütfen bana gülümse.Smile at me, please.
Bana saati söyleyebilir misiniz, lütfen?Can you tell me the time, please?
Lütfen bana bir parça ekmek ver.Please give me a piece of bread.
Lütfen bana aldırmayın.Please don't mind me.
Lütfen bana mektubu postalamamı hatırlat.Please remind me to post the letter.
Lütfen bana ayrıntılı planınızı gösterin.Please show me your detailed plan.
Lütfen bana hikayeyi bir kez daha anlat.Please tell me the story once more.
Lütfen bana bir şans daha verin.Please give me another chance.
Bana kitabı ödünç verir misiniz?Could you lend me the book?
Sukiyakinin nasıl pişirileceğini lütfen bana anlat.Please tell me how to cook sukiyaki.
Lütfen bana bir iyilik yapar mısın?Would you please do me a favor?
Lütfen bana sorunundan bahset.Please tell me about your problem.
Lütfen bana bir resminizi gönderin.Please send me a picture of yourself.
Lütfen bana bir fotoğrafını gönder.Please send me a picture of yourself.
Her nedense bana karşı öfkeliydi.She was somehow incensed against me.
Onun nasıl çalıştığını bana göster.Show me how it works.
Lütfen bana TV rehberini göster.Please show me the TV Guide.
Lütfen mümkün olduğunca kısa sürede bana yaz.Please write to me as soon as possible.
Mümkün olduğu kadar kısa sürede onu bana getirmeni istiyorum.I want you to return it to me as soon as possible.
Damon bana pul albümünü gösterdi.Damon showed me his stamp album.
Bana kağıt mendili getir.Bring me the Kleenex.
Dick fotoğrafı bana verdi.Dick passed the photo to me.
Sen bana baktın.You looked at me.
Bana biraz tavsiye verir misin?Could you give me some advice?
Bana biraz yardımcı olabilir misin?Can you help me a little?
Bu konuda bana yardımcı olun.Please help me with this.
Bana yardımcı ol, olur mu?Give me a hand, will you?
Bana yardım et, lütfen.Please give me a hand.
Bana bir dakikanızı ayırın.Excuse me a minute.
Bana bir dakika yardım eder misin?Will you help me for a minute?
Bana birkaç dakika ayırabilir misin?Can you spare me a few minutes?
Bana bir mola ver, ne dersin?Give me a break, will you?
Lütfen bana bir içecek verin.Give me a drink, please.
Bana uğramaya ne dersin?How about me stopping by?
Lütfen bana bir mola ver.Give me a break, please.
Lütfen bana yardım eder misiniz?Could you please help me?
Bana bir iyilik yapıp yapamayacağını merak ediyordum.I was wondering if you could do me a favor.
Lütfen bana biraz daha çikolata ver.Please give me a little more chocolate.
Lütfen bana iki parça tebeşir getir.Please bring me two pieces of chalk.
Bana üç parça tebeşir ver.Give me three pieces of chalk.
Bana bir parça tebeşir verin.Give me a piece of chalk.