Anneciğim, bana bir masal okur musun?Mom, could you read me a bedtime story?
Kız kardeşim bana yeni bir saat gösterdi.My sister showed a new watch to me.
Lütfen bana bir yastık getirin.Please get me a pillow.
Lütfen bana bir küllük verin.Please give me an ashtray.
Bana bir dakika ver.Give me a minute.
Lütfen bana gazeteyi verebilir misin?Can you please pass me the newspaper?
İnsanların neden bana baktıklarını merak ettim.I wondered why people stared at me.
Bana sırnaşmayın genç bayan!Don't get sassy with me young lady!
O bana biraz garip geldi.It's a bit strange to me.
Bu bana göre biraz garip.It's a bit strange to me.
Meditasyom bana iç huzuru verir.Meditation gives me peace of mind.
Bana en iyi yiyeceğini ver.Give me your best food.
Bana bundan verebilir misiniz, lütfen?Can you give me this one, please?
Lütfen bana doğru cevabı verin.Please give me the correct answer.
O bana iyi geldi.That did me good.
Bana bunu açıklayabilir misin?Can you explain it to me?
Sen bana ne meydana geldiğini anlatabilir misin?Can you tell me what is happening?
Bana şu anda aşağıda sıcaklığın ne olduğunu söyler misiniz?Can you tell me what the temperature is down there at the moment?
Bana kocaman bir gülücük verdi.She gave me a wide smile.
Bana ne oldu?What happened to me?
O göz açıp kapayıncaya kadar bana katıldı.She joined me in a wink of an eye.
O bana aşina.It's familiar to me.
Kocamı bana geri ver!Give me back my husband!
Kuralları bana açıklayabilir misin?Would you please explain the rules to me?
Sorunlarla karşılaştığında lütfen bana bir mektup yaz.Please write me a letter whenever you run into trouble.
O bana çok sinirlendi.She lost her temper along with me.
O bulut bana bir tavşan gibi görünüyor.That cloud looks like a rabbit to me.
Bana nasıl hissettiğini söyle.Tell me how you feel.
Biz evlendiğimizde annem ve babam bana bu evi verdiler.When we married my parents gave me this house.
İnan bana.Believe you me.
Bana biraz daha anlat.Tell me more.
Ev ödevimde bana yardım ettiğin için teşekkür ederim.Thank you for helping me with my homework.
Bana böyle hoş bir hediye gönderdiğin için çok teşekkür ederim.Thank you very much for sending me such a nice present.
Lütfen bana programı göster.Please show me the schedule.
Nereye gideceğimizi bana söylemezsen seninle gitmeyeceğim.I won't go with you unless you tell me where we're going.
Bu bana biraz bol geliyor.This is a bit too loose around my waist.
Karım bana sıklıkla telefon eder yurtdışında olduğumda.My wife telephones me often when I am abroad.
Ben yurtdışındayken karım bana sıklıkla telefon eder.My wife telephones me often when I am abroad.
Bu kalem bana en az yüz dolara mâl oldu.This pencil cost me at least a hundred bucks.
Neredeyse bitirdim. Bana sadece bir dakika ver.I'm almost done. Just give me a minute.
Bana ne hakkında tartıştığını söyle.Tell me what you're arguing about.
Hiç kimseye bana yardım ettiremem.I can't get anyone to assist me.
Bana yardım eder misin, lütfen?Could you assist me, please?
Siz bana çok fazla ücret ödettiniz.You charged me too much.
Şimdi bana ana konulardan bahsedin.Give me the main points now.
Detayları bana daha sonra verebilirsin.You can give me the details later.
Aç olduğu zaman hariç, kedim bana aldırmıyor.My cat ignores me, except when she's hungry.
Sadece bir dakika bana yardım edebilir misin?Can you help me for just a minute?
Lütfen bana temiz bir bıçak getirir misin?Could you please bring me a clean knife?
Annem bana dikiş makinesini verdi.My mother gave me her sewing machine.
Bana sokağınızın bir haritasını çizebilir misin?Can you draw me a map of your street?
Tom bana eğlenceli bir kısa mesaj gönderdi.Tom sent me a funny text message.
Bu fikir bana göre tamamen yenidir.This idea is totally new to me.
Tom bana reddemiyeceğim bir öneride bulundu.Tom made me an offer I couldn't refuse.
Bana göre, o, biçimsiz bir bina.That's an ugly building, in my opinion.
Arabasını bana ödünç vermesi için annemi ikna ettim.I persuaded my mother to lend me her car.
Annem bana işaret etmenin nazik olmadığını öğretti.My mother taught me that it's not polite to point.
Lütfen bana biraz şarap doldurur musun?Can you please pour me some more wine?
Sabahleyin gazeteyi bana getirmesi için köpeğimi eğittim.I trained my dog to bring me the newspaper in the morning.
Lütfen geriye dön ve bana bak.Please turn around and look at me.