Bana bir ışık ver, lütfen.Give me a light, would you?
Mobilyayı taşırken onu bana yardım ettirdim.I got him to help me when I moved the furniture.
Tom bana telefon ettiğinde evden ayrılıyordum.I was leaving home when Tom telephoned me.
Ne zaman eve döneceğini bana bildir.Let me know when you'll return home.
Bana tekrar tekrar yalan söyledi.He has lied to me again and again.
Trenin ne zaman kalkacağını lütfen bana söyleyebilir misin?Can you please tell me what time the train leaves?
Aklında ne olduğunu bana anlatmaya ne dersin?How about telling me what you have in mind?
Ne iş yaptığını bana bildir.Let me know what you're up to.
Bana ne yapacağımı söyle.Tell me what to do.
Ne yapmak istediğine karar verdiğinde lütfen bana telefon et.Please telephone me when you have made up your mind what you want to do.
Bütün hikayeyi bana anlatsan iyi olur.You had better tell me the whole story.
Bana sadece ne yapmamı istediğini söyle.Just tell me what you'd like me to do.
Bana yardım etmek için bir şey yapamaz mısınız?Can't you do something to help me?
Bana bir şey sor!Ask me anything!
Bana içecek soğuk bir şey veremez misiniz?Won't you give me something cold to drink?
Bana içecek soğuk bir şey verir misin?Will you give me something cold to drink?
Bana ne istediğinizi söyleyin.Tell me what you want.
Bir şeye ihtiyacınız olursa bana söylemeye çekinmeyin.Don't hesitate to tell me if you need anything.
Lütfen uçak tutması için bana ilaç getirin.Please bring me some medicine for airsickness.
Lütfen bana içecek sıcak bir şey ver.Please give me something hot to drink.
Lütfen bana içecek sıcak bir şey verin.Please give me something hot to drink.
Okumak için bana bazı kitaplar ödünç ver.Lend me some books to read.
Bana yiyecek bir şeyler ver.Give me something to eat.
Bana yiyecek bir şey getir.Bring me something to eat.
Lütfen bana yiyecek bir şey ver.Please give me something to eat.
Lütfen bana yiyecek bir şey ver. Çok açım.Please give me something to eat. I am so hungry.
Lütfen bana yiyecek bir şey verin. Çok açım.Please give me something to eat. I am so hungry.
Bana yazmak için bir şey verin.Give me something to write with.
Bana yazacak bir şey ver.Give me something to write on.
Kaza olması durumunda bana hemen telgraf çek.Wire me at once, in case there should be an accident.
Bana yapacak bir şey ver.Give me something to do.
Bana yapacak bir şey verin.Give me something to do.
Bana indirim bileti var mı?Are there any discount tickets for me?
Lütfen bana içecek bir şey ver.Please give me something to drink.
Bana içecek bir şey ver.Give me something to drink.
Bana içecek bir şey verir misin?Will you give me something to drink?
Bana başkalarını da gösterin.Show me some others.
Bana diğerlerini gösterin.Show me some others.
Bana bunu kesmek için ödünç bir şey ver.Lend me something with which to cut this.
İpi kesmek için bana bir şey ödünç ver.Lend me something with which to cut the string.
Eğer ilginç bir kitap görürsen, lütfen bana al.If you find an interesting book, please buy it for me.
İlginç bir kitap görürsen lütfen onu bana al.If you find an interesting book, please buy it for me.
Bana okuyacak ilginç bir şeyler ödünç ver.Lend me something interesting to read.
Müzik öğretmenimiz bana Viyana'yı ziyaret etmemi tavsiye etti.Our music teacher advised me to visit Vienna.
O bana uyar.It suits me.
İstiridye bana iyi gelmiyor.Oysters don't agree with me.
Bana tuzu uzat, lütfen.Pass me the salt, please.
Bana tuzu uzatır mısın?Will you pass me the salt?
Lütfen bana tuzu uzatırmısın?Pass me the salt, will you?
Bana tuzu uzatır mısın, lütfen?Can you pass me the salt, please?
O, bana ona tuzu uzatmamı rica etti.He asked me to pass him the salt.
Bana tuzu uzatabilir misin, lütfen?Could you pass me the salt, please?
Lütfen tuzu bana uzat.Please pass me the salt.
Tuzu bana uzat, lütfen?Pass me the salt, would you?
Bana tuzu ve biberi uzat lütfen.Pass me the salt and pepper, please.
Lütfen bana soru sormaktan çekinmeyin.Please feel free to ask me questions.
Lafı dolandırma; bana kimin suçlanacağını söyle.Don't beat around the bush; tell me who is to blame.
Lafı uzatmayı kes ve olanları bana anlat.Stop beating around the bush and tell me what happened.
Bana bir çakmak verir misin?Will you give me a light?
Bana yardım edecek birine ihtiyacım var.I need somebody to help me.