Radyonu bisikletim için bana verir misin?Will you give me your radio for my bicycle?
Daha önce bana hiç yardım etmediğinden dolayı senin için riske girmeyeceğim.I'm not going out on a limb for you because you never helped me before.
Bana kızma, ben onu senin hatırın için yaptım.Don't be angry with me, for I did it for your sake.
Senin bana söylediğine kafa yoruyorum.I have been reflecting on what you said to me.
Sen bana çok suçlu hissettiriyorsun.You make me feel so guilty.
Sen bana söyleyene kadar ben bu belgenin önemini farketmemiştim.I hadn't recognized the importance of this document until you told me about it.
Bana inanmaman çok üzücü.That you don't believe me is a great pity.
Bana verdiğin bilgi az kullanılır.The information you gave me is of little use.
Bana ne aldığını göster.Show me what you bought.
Bana verdiğin nasihattan dolayı başarabildim.Your advice led me to success.
Bana beni ne zaman arayacağını söyle.Tell me when you will call me.
Bana yardım etmen şartıyla onu yaparım.I will do it on the condition that you help me.
Bana dün aldığın bebeği göster.Show me the doll that you bought yesterday.
keşke evine giderken bana uğrasaydın.I wish you could drop in at my house on your way home.
Ne yapayım, bana hata yapıyormuşsun gibi geliyor.I can't help but think you're making a mistake.
Keşke bana yakın olsaydın.I wish you were close to me.
Nereye gidersen git bana yazmayı unutma.No matter where you may go, don't forget to write to me.
Sen oraya geldiğinde bana gerçek bir sürpriz yaptın.You gave me a real surprise when you showed up there.
Kaymaktan hoşlandığına sevindim ama sadece bu bana göre değil.I'm glad you enjoy skiing, but I guess it's just not my cup of tea.
Keşke o zaman bütün hikayeyi bana anlatsaydın!If only you had told me the whole story at that time!
Lütfen bana havalanına nasıl gideceğimi söyle.Please tell me how to get to the airport.
Havalanından şehir merkezine hangi demir yolu hattını kullanacağımı bana söyle lütfen.Please tell me which railway line to use from the airport to downtown.
Bankaya giden yolu bana söyleyebilir misiniz?Can you tell me the way to the bank?
Bana paranı ver.Give me your money.
Eğer sende varsa bana biraz ödünç para ver.Lend me some money, if you have any.
Bana paranın satın alabileceği en iyi çalışanları gönder. Para sorun değil.Send me the best employees that money can buy. Money is no object.
Ah! Onu bana göster lütfen.Oh! Show it to me please.
Üzgünüm ama bana sonraki köyün yolunu gösterebilir misiniz?Sorry, but can you show me the way to the next village?
Kyoto İstasyonu'na giden yolu bana söyler misiniz?Will you tell me the way to Kyoto Station?
Süt bana yaramıyor.Milk does not agree with me.
Eski arkadaşlar bana uğradı.Old friends called on me.
Eski arkadaşım bana yazdı, yurt dışından dönüşü ile ilgili bilgi verdi.My old friend wrote to me, informing me of his return from abroad.
Garson, bana biraz su getir lütfen.Waiter, please bring me some water.
Tatilleri harcamak bana çok pahalıya mal oluyor.It's costing me a lot to spend the holidays.
Bana tatillerinde ne yaptığını anlat.Tell me what you did on your holidays.
Doktor bana sigaradan vazgeçmemi söyledi.The doctor told me to give up smoking.
Sen bana karşı çok fazla naziksin.You are much too kind to me.
Bana değerli zamanınızdan birkaç dakika ayırabilir misiniz?Can you spare me a few minutes of your valuable time?
Muhabir: Bana bir örnek verebilir misin?Reporter: Can you give me an example?
Sadece bana şans dile.Just keep your fingers crossed.
İyi hissetmiyorum. Bana bir ilaç verir misiniz?I don't feel well. Could you give me some medicine?
Bana bir şans verirsen onu yapabilirim.I can do it if you give me a chance.
Masadaki her kitap bana ait değil.Not every book on the desk belongs to me.
CD'deki saat bana ait.The watch on the compact disk is mine.
O, bana yüzümü yıkamamı söyledi.He told me to wash my face.
Bana yanlış bir sipariş gönderdiğini düşünüyorum.I think you have sent me a wrong order.
Bana hesabı gönder.Send me the account.
Bana sizin ülkenizden bazı seyahat broşürleri verir misin?Would you give me some travel brochures from your country?
Bir karyolayı nasıl kuracağımı bana gösterir misin?Will you show me how to set up a cot?
Hemşire bana bir iğne yaptı.The nurse gave me a shot.
Lütfen bana biraz kanji öğret.Teach me some kanji, please.
Bana bir mola verin.Give me a break.
Bana hesabı getir, lütfen.Give me the bill, please.
Bana kuru bir havlu getirin.Bring me a dry towel.
Lütfen bana kentin bir haritasını verin.Please give me a map of the town.
Herkes bana güldü.Everybody laughed at me.
Herkes bana bir lider olarak baktı.Everyone looked on me as a leader.
Lafı uzatma ve bana doğruyu söyle!Stop beating around the bush and give it to me straight!
Lütfen bana toplantı zamanını hatırlat.Please remind me of the time of the meeting.
Bana öyle geliyor ki biz onu yanlış anlıyoruz.It appears to me that we misunderstand him.