Bana gerçeği söylemesini istedim ama o başını salladı.I told her to tell me the truth, but she shook her head.
Babamın bana verdiği bu saatten memnunum.I am pleased with this watch my father gave me.
Babam bana bir oyun verdi.My father gave me a game.
Bana babam tarafından bir bilgisayar oyunu verildi.I was given a computer game by my father.
Bana babamın servetinden küçük bir pay verildi.I was given a minor share of my father's wealth.
Adımı imzalamam için bana baskı yapıldı.I was forced to sign my name.
Arkadaşlarımı bana yardım ettirdim.I got my friends to help me.
O bana saat altıya kadar işi bitirmem gerektiğini söyledi.He told me that I must finish the work by six.
Lütfen bana çevreyi göster.Please show me around.
Lütfen bana Joe deyin.Please call me Joe.
Onlar masraflar bana ait olmak üzere çok eğlendiler.They had great fun at my expense.
Bana oyun oynamaya çalışmanızın faydası yok.It is no use trying to play a trick on me.
Bana Bob diyebilirsin.You can call me Bob.
Lütfen bana bak.Please look at me.
Bana bak.Look at me.
Bana bir çocuk gibi davranma.Don't treat me like a child.
Lütfen bana yardım etmek için odama gel.Please come to my room to help me.
Lütfen bana yardımcı olun.Please help me.
Bana yardım ettiğiniz için çok naziksiniz.It is very kind of you to help me.
Bana yardımcı olur musun?Will you help me?
Bana yardım ederken bir risk aldı.He took a risk when he helped me.
Bana yardım edecek kimsem yok.I have no one to help me.
Bana yardım edecek birçok arkadaşım var.I have a lot of friends to help me.
Bana yardım etmek için yaptığı teklifi reddetmek niyetindeyim.I intend to decline his offer to help me.
Bana gülme.Don't laugh at me.
Ona ya bana uğramasını ya da beni aramasını söyle.Tell him either to call on me or to ring me up.
Bana dik dik bakan kız öfkeliydi.The girl staring back at me was angry.
Bana bir parça kağıt ver.Give me a piece of paper.
Lütfen bana bir parça kağıt getir.Please fetch me a piece of paper.
Bana sınav sonucu hakkında bildirin.Let me know about the result of the exam.
Dişçi bugün bana bakabilir mi?Can the dentist see me today?
Kaza olursa hemen bana rapor et.In case there is an accident, report it to me at once.
Bana zaman verin.Give me time.
Bana saati söyler misin?Can you tell me the time?
Bana saatini kaybettiğini söyledi.He told me that he had lost his watch.
Lütfen ara sıra bana yazınız.Please write to me once in a while.
Arasıra bana yaz ve nasıl olduğundan beni haberdar et.Write to me sometimes and let me know how you are doing.
Lütfen bana daha sonra nereye gideceğimi söyleyin.Please tell me where to go next.
Lütfen bana bir sonraki toplantının ne zaman düzenleneceğini söyle.Please tell me when the next meeting will be held.
Bana tam olarak bir sonraki trenin ne zaman geleceğini söyle.Tell me the exact time when the next train will arrive.
Lütfen bana daha sonra ne yapacağımı söyle.Please show me what to do next.
Jiro hangi kitabı alacağım konusunda bana öğüt verdi.Jiro advised me on which book to buy.
Sen bana bir şey söyledin.You've told me something.
Bisikletinizi bana ödünç verir misiniz?Will you lend me your bicycle?
Kendisinin araba kullanmasının, bana kullandırmaktan daha güvenli olduğunu düşünüyor.He thinks it's safer to drive himself than to let me drive.
Lütfen sözlüğünü bana ödünç verir misin?Would you please lend me your dictionary?
Afedersiniz, ama bana istasyona giden yolu söyler misiniz?Excuse me, but will you tell me the way to the station?
Bir sorun varsa, bana sor.If you have a question, please ask me.
Bana bir iyilik yapmanı istiyorum.I have a favor to ask.
Bana işteki başarından bahset.Tell me about your successes in business.
Lütfen bana resmini göster.Please show me your picture.
Geçen araba bana çamurlu su sıçrattı.The passing car splashed muddy water on me.
Ofisinize nasıl gideceğimi bana söyleyebilir misiniz?Could you tell me how to get to your office?
Arabamı tamir ettirmek bana üç yüz dolara mal oldu.It cost me three hundred dollars to have my car repaired.
Arabamı tamir ettirmem bana bir servete mal oldu.It cost me a fortune to get my car repaired.
Bana ödünç verdiğin kitabı kaybettim.I lost the book you lent me.
Bana elinde ne olduğunu söyle.Tell me what you have in your hand.
Elindekini bana ver.Give me what you have in your hand.
Kartlarınızı masaya yatırın ve bana düz bir cevap verin!Lay your cards on the table and give me a straight answer!
Bana yardım et.Lend me a hand.