Ana içeriğe geç
Sözlük

ban ile cümle

ban kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Baba, bana bir vuvuzela al!Daddy, buy me a vuvuzela!
Bana müsaade.I'm outta here.
Lütfen bana ehliyetini göster.Please show me your driver's license.
Varınca bana bir mektup gönder.Send me a letter when you arrive.
Köpek bana doğru koştu.The dog ran towards me.
Bana söylemek istediğiniz bir şey var mı?Do you have something that you want to say to me?
Bir balo dansı için bana katılır mısın?Would you join me for some ballroom dancing?
Bana ne yediğini söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim.Tell me what you eat, I'll tell you what you are.
Lütfen bana ne yapmam gerektiğini söyle.Please tell me what I should do.
Lütfen bana yedi gösterisi için bir bilet verin.Please give me a ticket for the seven o'clock show.
En kısa sürede bana yazsan iyi olur.You'd better start as soon as possible.
Bana bir bloknot ya da başka bir şey ver.Lend me a memo pad or something.
Bana yazacak bir şey verin.Gimme something to write on.
Lütfen bana yardım etmeye gel.Please come and help me.
O bankada çalışır.He works at the bank.
Bana yardım etmeyi denemedin bile.You don't even try to help me.
Babam bana kitaplar satın aldı.My dad bought me books.
Steve Miller Band, 2010'un Haziranında yeni bir albüm yayınladı.The Steve Miller Band released a new album in June of 2010.
O bana bir taksi çağırdı.He called me a taxi.
O bir bankada çalışıyor.He works at a bank.
Söylediğin bana göre kesinlikle mantıksız.What you said makes absolutely no sense to me.
Hah, senin 'yasak büyüler'in bana karşı işlemeyecek!Hah, your 'forbidden magics' aren't going to work with me!
O tamamen bana Yunanca.That was all Greek to me.
Bana para ve tavsiye verdi.He gave me money and advice.
Onun bir bankada çalışan bir amcası var.He's got an uncle who works in a bank.
O bana yeni bir sözlük satın aldı.He bought me a new dictionary.
Bana evini satar mısın?Will you sell me your house?
Teyzem bana çiçek getirdi.My aunt brought me flowers.
Bana kaşık verin.Give me the spoon.
Annem bana yeni bir kazak örüyor.My mother is knitting me a new sweater.
En azından yapabileceğin şey bana cevap vermek.The least you could do is to answer me.
Acele et. Lütfen bana yardım et.Hurry. Please lend me a hand.
Banyolu iki kişilik bir oda lütfen.A room for two with bath, please.
Dedemin, bana vermek istediği antika bir televizyonu var.My grandfather has an antique television that he wants to give me.
Çeki alır almaz bankaya gittim.As soon as I received the cheque, I went to the bank.
Lütfen bana menüyü getirin!Bring me the menu, please.
Lütfen bana yardım edebilir misin?Can you help me, please?
Lütfen bana restoranın nerede olduğunu söyler misiniz?Can you please tell me where the restaurant is?
Bana haritada gösterebilir misin?Can you show me on the map?
Hiç bandın var mı?Do you have any tape?
Bana bulaşma!Don't fuck with me!
Bana asansöre yakın bir oda ver.Give me a room near the elevator.
Bana adresini ve telefon numaranı ver.Give me your address and telephone number.
Bana mektubu verdi ve ayrıldı.He handed me the letter and left.
O bana karşı çok kibardı.He's been so nice to me.
Lütfen bana faturamı getirin.Please bring me my bill.
Bana bir tek mektup göndermedi.She didn't send me a single letter.
Bantları satın alırım.I buy tapes.
Bana piyanoyu nasıl çalacağımı öğretir misin?Could you teach me how to play the piano?
Bana tabak lazım çünkü ailem öğle yemeğini parkta yiyecek.I need light plates because today my family is going to eat lunch in the park.
Bana ilaç gerek. Eczane nerede?I need medicine. Where is the pharmacy?
Bana ilaç gerekiyor. Eczane nerede?I need medicine. Where is the pharmacy?
Bana uyku hapı lazım.I need sleeping pills.
Ben sabah banyo yapmayı tercih ederim.I prefer to bath in the morning.
Ben her sabah banyo yaparım.I take a bath every morning.
Ben bir banyo yapmak istiyorum.I want to take a bath.
Para çekmek için bankaya gittim.I went to the bank to take out money.
Lütfen önceden planınızı bana bildirin.Please inform me of the plan ahead of time.
Başka bir ülkede seyahat ederken karım sıklıkla bana telefon ediyor.My wife often telephones me when I'm traveling in another country.
Bana bir kürdan ver.Give me a toothpick.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ban ile cümle - Sayfa 47 - ban kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App