ban ile cümle

ban kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bana tuzu verebilir misiniz?Could you give me the salt?
Evlenmek istemiyorum çünkü, büyükannem bana sakat dedi.Because I don't want to marry, my grandmother called me a cripple.
Babam bana lezzetli bir öğle yemeği yaptı.My father made me a delicious lunch.
Bank orada da var, değil mi?The bank is there too, isn't it?
Bana her zaman öğüt vermesinden bıktım.I'm fed up with him always preaching to me.
Onun bana nutuk atmasından usandım.I'm tired of him bawling me out.
Altı aylığına banka kredisi almak istiyorum. Şimdi ne yapıyor olmalıyım?I want to get a bank loan in half a year's time - what should I be doing now?
Bana yardım edebilir misin?Can you help me?
O, bana "Gidelim" dedi."Let's go," he said to me.
Baba, bana bir vuvuzela al!Daddy, buy me a vuvuzela!
Bana müsaade.I'm outta here.
Lütfen bana ehliyetini göster.Please show me your driver's license.
Varınca bana bir mektup gönder.Send me a letter when you arrive.
Köpek bana doğru koştu.The dog ran towards me.
Bana söylemek istediğiniz bir şey var mı?Do you have something that you want to say to me?
Bir balo dansı için bana katılır mısın?Would you join me for some ballroom dancing?
Bana ne yediğini söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim.Tell me what you eat, I'll tell you what you are.
Lütfen bana ne yapmam gerektiğini söyle.Please tell me what I should do.
Lütfen bana yedi gösterisi için bir bilet verin.Please give me a ticket for the seven o'clock show.
En kısa sürede bana yazsan iyi olur.You'd better start as soon as possible.
Bana bir bloknot ya da başka bir şey ver.Lend me a memo pad or something.
Bana yazacak bir şey verin.Gimme something to write on.
Lütfen bana yardım etmeye gel.Please come and help me.
O bankada çalışır.He works at the bank.
Bana yardım etmeyi denemedin bile.You don't even try to help me.
Babam bana kitaplar satın aldı.My dad bought me books.
Steve Miller Band, 2010'un Haziranında yeni bir albüm yayınladı.The Steve Miller Band released a new album in June of 2010.
O bana bir taksi çağırdı.He called me a taxi.
O bir bankada çalışıyor.He works at a bank.
Söylediğin bana göre kesinlikle mantıksız.What you said makes absolutely no sense to me.
"Bana bir taksi çağırır mısınız lütfen?" "Tamam, sen bir taksisin.""Would you please call me a taxi?" "OK, you're a taxi."
""Bana bir taksi der misiniz lütfen?" "Tamam, sen bir taksisin.""Would you please call me a taxi?" "OK, you're a taxi."
Hah, senin 'yasak büyüler'in bana karşı işlemeyecek!Hah, your 'forbidden magics' aren't going to work with me!
O tamamen bana Yunanca.That was all Greek to me.
Bana para ve tavsiye verdi.He gave me money and advice.
Onun bir bankada çalışan bir amcası var.He's got an uncle who works in a bank.
O bana yeni bir sözlük satın aldı.He bought me a new dictionary.
Bana evini satar mısın?Will you sell me your house?
Teyzem bana çiçek getirdi.My aunt brought me flowers.
Bana kaşık verin.Give me the spoon.
Annem bana yeni bir kazak örüyor.My mother is knitting me a new sweater.
En azından yapabileceğin şey bana cevap vermek.The least you could do is to answer me.
Acele et. Lütfen bana yardım et.Hurry. Please lend me a hand.
Banyolu iki kişilik bir oda lütfen.A room for two with bath, please.
Dedemin, bana vermek istediği antika bir televizyonu var.My grandfather has an antique television that he wants to give me.
Çeki alır almaz bankaya gittim.As soon as I received the cheque, I went to the bank.
Lütfen bana menüyü getirin!Bring me the menu, please.
Lütfen bana yardım edebilir misin?Can you help me, please?
Lütfen bana restoranın nerede olduğunu söyler misiniz?Can you please tell me where the restaurant is?
Bana haritada gösterebilir misin?Can you show me on the map?
Hiç bandın var mı?Do you have any tape?
Bana bulaşma!Don't fuck with me!
Bana asansöre yakın bir oda ver.Give me a room near the elevator.
Bana adresini ve telefon numaranı ver.Give me your address and telephone number.
Bana mektubu verdi ve ayrıldı.He handed me the letter and left.
O bana karşı çok kibardı.He's been so nice to me.
Lütfen bana faturamı getirin.Please bring me my bill.
Bana bir tek mektup göndermedi.She didn't send me a single letter.
Bantları satın alırım.I buy tapes.
Bana piyanoyu nasıl çalacağımı öğretir misin?Could you teach me how to play the piano?

İlgili Sayfalar