ban ile cümle
ban kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bana yardım etmek için yolundan ayrıldı.He went out of his way to help me.
Bana yardımcı olmak için yolunu değiştirdi.He went out of his way to assist me.
O, Washington Bankasında bir memur.He is a clerk at the Bank of Washington.
Bana içki konusunda konferans verdi.He gave me a lecture on drinking.
O, bana yüzmeyi öğretti.He taught me how to swim.
Bana o bir şey gizliyor gibi geldi.It occurred to me that he was trying to conceal something.
Bana onun geniş bir arkası olduğu söylendi.I am told he has a broad back.
Minnettarlık göstergesi olarak bana bu bebeği verdi.He gave me this doll in token of his gratitude.
Minnettarlık göstergesi olarak bana biraz para verdi.He offered me some money in token of gratitude.
O bana yanlışlıkla vurdu.He hit me by mistake.
O bana yardım etmeye hazır.He is prepared to help me.
Kendini parkta bir bankta yatarken buldu.He found himself lying on a bench in the park.
Tatil planları hakkında konuşmak için bana telefon etti.He phoned me to talk about his holiday plans.
O, şaşkınlıkla bana baktı.He looked at me in surprise.
O bana ofis telefon numarasını ve adresini verdi.He gave me his office telephone number and address.
O, bankadan bir kredi aldı.He got a loan from the bank.
Bankadan bir sürü ödünç para aldı.He borrowed a lot of money from the bank.
Onun bankada çok parası var.He has plenty of money in the bank.
Onun bankada bol parası var.He has plenty of money in the bank.
O, bir bankada görevlidir.He is employed in a bank.
Bankaya gidip parasını bozdurdu.He went to the bank and changed his money.
Bankada onun çok parası vardı.He had a lot of money in the bank.
O, bankaya gitti.He went into the bank.
O, bankanın genel müdürüdür.He's the president of the bank.
O bir banka memurudur.He is a bank clerk.
Bir banka memuru olarak makul bir maaş alır.He gets a reasonable salary as a bank clerk.
Bana planın kısa bir özetini verdi.He gave me a brief outline of the plan.
O planını hem oğluma hem de bana açıkladı.He explained his plan both to my son and to me.
O bana hiç yabancı değil.He is no stranger to me.
O, parktaki bankta oturdu.He sat on the bench in the park.
O, bana herkesin önünde hakaret etti.He insulted me in public.
O zaman zaman hâlâ bana yazıyor.He still writes to me from time to time.
O bana iyi bir arkadaş olmuştur.He has been a good companion to me.
O, bu öğleden sonra bana telefon edecek.He is to phone me this afternoon.
O, bu öğleden sonra bana kısa bir ziyarette bulunacak.He will look in on me again this afternoon.
Bankaya müdür olarak girdi.He started at the bank in the post of manager.
O, geldiğim için bana teşekkür etti.He thanked me for coming.
O, bana onu bulup bulmadığımı sordu.He asked me if I had found it.
O bana bir yalancı demekten geri kalmadı.He as good as called me a liar.
Bizim için bir masa ve iki bank yaptı.He made a desk and two benches for us.
O bana öfkelendi.He lost his temper with me.
O bana çok geçmeden gideceğini söyledi.He told me that he would leave before long.
O, bana senin haklı olduğunu söyledi.He told me that you were right.
Parası olmadığını bana açıkladı.He explained to me that he had no money.
Makinenin nasıl kullanılacağını bana açıkladı.He explained to me how to use the machine.
O, bana o adamın kim olduğunu sordu.He asked me who that man was.
O, bana ne aldığımı sordu.He asked me what I had bought.
Bana tekrar tekrar telefon etti.He telephoned me again and again.
O bana neye ihtiyacım olduğunu sordu.He asked me what I needed.
O, bana beklediğim şeyi sordu.He asked me what I expected.
Bana ben dönünceye kadar bekleyeceğini söyledi.He told me that he would wait till I returned.
Bana resmi kimin yaptığını sordu.He asked me who had painted the picture.
Bana babasını tanıyıp tanımadığını sordu.He asked me if I knew his father.
O, bana onun nerede yaşadığını sordu.He asked me where she lived.
O bana solgun göründüğümü söyledi ve sorunun ne olduğunu sordu.He told me that I looked pale and asked me what the matter was.
O bana bir haftalık ücreti avans verdi.He advanced me a week's wages.
O, bana 10.000 yen verdi.He gave me 10,000 yen.
Bana haziranda Fransa'ya gideceğini söyledi.He told me that he would go to France in June.
Bana belirsiz bir cevap verdi.He gave me a vague answer.
O senin adından bana bahsetti.He mentioned your name to me.