Ana içeriğe geç
Sözlük

ban ile cümle

ban kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bankadan biraz nakit çekmeliyim.I have to withdraw some cash from the bank.
Bir bankacılık skandalı Capitol Hill'i baştan başa süpürüyor.A banking scandal is sweeping across Capitol Hill.
Bankadan biraz para çekmeliyim.I have to take some money out of the bank.
Banka cuma günleri geç kapanır.The bank shuts late on Fridays.
Bana paranı ver.Give me your money.
Eğer sende varsa bana biraz ödünç para ver.Lend me some money, if you have any.
Bana paranın satın alabileceği en iyi çalışanları gönder. Para sorun değil.Send me the best employees that money can buy. Money is no object.
Ah! Onu bana göster lütfen.Oh! Show it to me please.
Üzgünüm ama bana sonraki köyün yolunu gösterebilir misiniz?Sorry, but can you show me the way to the next village?
Hırsızlar gece bankaya girdi.The burglars broke into the bank at night.
Bir soyguncu dün gece bankaya girdi.A burglar broke into the bank last night.
Kyoto İstasyonu'na giden yolu bana söyler misiniz?Will you tell me the way to Kyoto Station?
Süt bana yaramıyor.Milk does not agree with me.
Eski arkadaşlar bana uğradı.Old friends called on me.
Eski arkadaşım bana yazdı, yurt dışından dönüşü ile ilgili bilgi verdi.My old friend wrote to me, informing me of his return from abroad.
Garson, bana biraz su getir lütfen.Waiter, please bring me some water.
Tatilleri harcamak bana çok pahalıya mal oluyor.It's costing me a lot to spend the holidays.
Bana tatillerinde ne yaptığını anlat.Tell me what you did on your holidays.
Doktor bana sigaradan vazgeçmemi söyledi.The doctor told me to give up smoking.
Sen bana karşı çok fazla naziksin.You are much too kind to me.
Değerli şeyler bankanın korumasındadır.The valuables are in the safekeeping of the bank.
Güvenlik için kadın, değerli şeylerini bankada sakladı.She kept her valuables in the bank for safety.
Bana değerli zamanınızdan birkaç dakika ayırabilir misiniz?Can you spare me a few minutes of your valuable time?
Muhabir: Bana bir örnek verebilir misin?Reporter: Can you give me an example?
Sadece bana şans dile.Just keep your fingers crossed.
İyi hissetmiyorum. Bana bir ilaç verir misiniz?I don't feel well. Could you give me some medicine?
Bana bir şans verirsen onu yapabilirim.I can do it if you give me a chance.
Masadaki her kitap bana ait değil.Not every book on the desk belongs to me.
CD'deki saat bana ait.The watch on the compact disk is mine.
O, bana yüzümü yıkamamı söyledi.He told me to wash my face.
Bana yanlış bir sipariş gönderdiğini düşünüyorum.I think you have sent me a wrong order.
Yakında banyo onun girmesi için yeterince harikaydı.Soon the bath was cool enough for him to get into.
Bana hesabı gönder.Send me the account.
Bana sizin ülkenizden bazı seyahat broşürleri verir misin?Would you give me some travel brochures from your country?
Bir karyolayı nasıl kuracağımı bana gösterir misin?Will you show me how to set up a cot?
Hemşire bana bir iğne yaptı.The nurse gave me a shot.
Lütfen bana biraz kanji öğret.Teach me some kanji, please.
Ana yollar banliyölerin büyümesine katkıda bulunacaktır.The construction of a highway will contribute to the growth of the suburbs.
Bana bir mola verin.Give me a break.
Bana hesabı getir, lütfen.Give me the bill, please.
Bana kuru bir havlu getirin.Bring me a dry towel.
Bando çeşitli marşlar çaldı.The band played several marches.
Bando caddelerde geçit töreni yaptı.The band paraded the streets.
Lütfen bana kentin bir haritasını verin.Please give me a map of the town.
Herkes bana güldü.Everybody laughed at me.
Herkes bana bir lider olarak baktı.Everyone looked on me as a leader.
Lafı uzatma ve bana doğruyu söyle!Stop beating around the bush and give it to me straight!
Lütfen bana toplantı zamanını hatırlat.Please remind me of the time of the meeting.
Bana öyle geliyor ki biz onu yanlış anlıyoruz.It appears to me that we misunderstand him.
Biz parkta bir banka oturduk.We sat on a bench in the park.
Bana bir ışık ver, lütfen.Give me a light, would you?
Mobilyayı taşırken onu bana yardım ettirdim.I got him to help me when I moved the furniture.
Tom bana telefon ettiğinde evden ayrılıyordum.I was leaving home when Tom telephoned me.
Ne zaman eve döneceğini bana bildir.Let me know when you'll return home.
Bana tekrar tekrar yalan söyledi.He has lied to me again and again.
Trenin ne zaman kalkacağını lütfen bana söyleyebilir misin?Can you please tell me what time the train leaves?
Aklında ne olduğunu bana anlatmaya ne dersin?How about telling me what you have in mind?
Ne iş yaptığını bana bildir.Let me know what you're up to.
Bana ne yapacağımı söyle.Tell me what to do.
Ne yapmak istediğine karar verdiğinde lütfen bana telefon et.Please telephone me when you have made up your mind what you want to do.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod