Ana içeriğe geç
Sözlük

ban ile cümle

ban kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Okulunuzdaki koşullar hakkında bana yazın lütfen.Please write to me about conditions at your school.
Bana yardım etmek için bir şey yapabileceğini umuyorum.I hope you can do something to help me out.
O, bana derhal oraya gitmemi söyledi.He told me to go there at once.
Bana oradaki sözlüğü uzat lütfen.Hand me the dictionary there, please.
Biz oraya vardığımızda lütfen bana bildir.Please let me know when we get there.
Koşullar bana böyle bir tatil izin vermez.Circumstances do not permit me such a holiday.
Sabunlu ellerinle bana dokunma.Don't touch me with your soapy hands.
Affedersiniz, ama lütfen bana postaneye giden yolu söyler misiniz?Excuse me, but would you please tell me the way to the post office?
Bana şeker verir misiniz?May I trouble you for the sugar?
Afedersiniz, ama bana istasyonun yolunu söyleyebilir misiniz?Excuse me, but could you tell me the way to the station?
Affedersin ama bana yardım edebilir misin?Excuse me, but can you help me?
Affedersiniz ama bana istasyona giden yolu gösterir misiniz?Excuse me, but will you show me the way to the station?
Lütfen bana biraz daha çay verir misin?Would you please give me some more tea?
Afedersiniz ama bana Hilton Hotel'ine giden yolu söyler misiniz?Excuse me, but will you tell me the way to the Hilton Hotel?
Affedersiniz ama bana otobüs durağına giden yolu söyler misiniz?Excuse me, but could you tell me the way to the bus stop?
Affedersiniz, trenleri nerede değiştireceğimi bana söyler misiniz?Excuse me, but will you tell me where to change trains?
Affedersiniz ama Central Park'a nasıl gideceğimi bana söyleyebilir misiniz?Excuse me, but could you tell me how to get to Central Park?
Lütfen bana biraz para ödünç verir misin?Would you please lend me some money?
Affedersiniz, bana birkaç dakika ayırabilir misiniz? Sizden bir ricam var.Excuse me, could you spare me a few minutes? I have a favor to ask you.
Lütfen her şeyi bana bırak.Please leave everything to me.
Bana güzel bir hediye verdiğiniz için çok naziktiniz.It was very kind of you to give me a nice gift.
Bana güzel bir hediye vermeniz büyük nezaketti.It was very kind of you to give me a nice gift.
Steve bana yolculuklarının hikayesini anlattı.Steve told me the tale of his travels.
Kısa sürede bana cevap vereceğini umarım.I hope you will answer me soon.
Bana hemen yanıt yazması inceliktir.It is polite of her to write me back at once.
Lütfen kısa sürede bana bir cevap yaz.Please write me a reply soon.
Lütfen bana kısa sürede bir cevap yaz.Please write me a reply soon.
Kısa sürede yeni adresini bana bildirdiğinden emin ol.Please be sure to let me know your new address soon.
Derhal bana birini gönder.Send me somebody right away.
Lütfen bana o eteği gösterir misin?Would you please show me that skirt?
John bana kafamdan vurdu.John hit me on the head.
John bana küfretti.John called me names.
John, başım derde girdiğinde bana destek olurdu.John used to stand by me whenever I was in trouble.
John bana Almanca yazılmış bir mektup gönderdi.John sent me a letter written in German.
John'a göre, banka saat üçte kapatır.According to John, the bank closes at 3 p.m.
Lütfen bana John'u dokuzda aramamı hatırlat.Please remind me to call John at nine.
John'un bana Avrupa'ya gitme planından bahsetmesi sadece dündü.It was only yesterday that John told me about his plan to go to Europe.
George bana bir doğum günü kartı gönderdi.George sent me a birthday card.
George'un kız kardeşi bana biraz sandviç yaptı.George's sister made me some sandwiches.
Judy bana gülümsedi.Judy smiled at me.
Judy bana güldü.Judy laughed at me.
Janet bana her zaman onun daktilosunu kullanmama izin verir.Janet always lets me use her typewriter.
Jack arabanın tekerleğinin nasıl değiştirileceğini bana anlattı.Jack explained to me how to change the wheel of the car.
Jack bana kirli bir oyun oynadı.Jack played a dirty trick on me.
Jim geçen hafta bana yazdı ve 2 ay erken geri geldiğini söyledi.Jim wrote to me last week and said he had come back two months before.
Jim bana korkak dedi.Jim called me a coward.
Jim bana bir taksi çağırdı.Jim called me a cab.
Jim tekrar gelmeyeceğine bana söz verdi.Jim promised me not to come again.
Onu iyice düşünmem için bana biraz zaman ver.Give me some time to think it over.
Mary hediye için bana teşekkür etti.Jenny thanked me for the gift.
Jane bana yemek pişirmek isteyip istemediğimi sordu.Jane asked me if I would like to cook.
Jane geçen hafta bu kitabını bana ödünç verdi.Jane lent me this book of hers last week.
Jane bana Wendy'nin verdiği aynı hediyeyi verdi.Jane gave me the same present as Wendy did.
Jane biraz para çekmek için bankaya gitti.Jane went to the bank to take out some money.
Sally erkek kardeşine banyoyu temizletti.Sally made her brother clean the bathroom.
Sally, yirmi-dolarlık bir banknotu beş dolarlık banknotlarla değiştirdi.Sally exchanged a twenty-dollar bill for five-dollar bills.
Lütfen bana futbolun kurallarını açıklayın.Please explain the rules of soccer to me.
Şimdi söyle bana.Now tell me.
Söyle bana. Dikkatle dinliyorum.Tell me. I'm all ears.
Eğer bana ihtiyacın olursa beni ara.Please call me up if you want me.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod