Bana ayak bağı oluyorsun.You are in my way.
Onlara bana bir bilet daha göndermelerini söyledim.I told them to send me another ticket.
Bana karşı çok sabırsızsın.You're so impatient with me.
O bana tekme atıyor!He's kicking me!
İnsanların neden beni aptal yerine koyduklarını nihayet bana açıkladığın için teşekkürler.Thanks for having explained to me at last why people take me for an idiot.
Bana özgürlüğü mü anlatmak istedin?You wanted to tell me about freedom?
O bana ilginç görünüyor.It seems interesting to me.
Bana mı gönderme yapıyorsun?Are you referring to me?
Bana atıfta bulunuyor musun?Are you referring to me?
Yapabileceğim bir şey olup olmadığını bana bildirin.Let me know if there is anything I can do.
Herhangi bir değişiklik yapmam gerekip gerekmediğini bana bildir.Let me know if I need to make any changes.
Seninle konuşurken bana bak!Look at me when I talk to you!
Söyleyecek başka bir şeyin yoksa bana "Merhaba, nasılsın?" demenin hiçbir faydası yok.There's no point saying "Hi, how are you?" to me if you have nothing else to say.
Sahip olduğum her şeyi sana vermek için bana zaman ver!Give me time to give you everything I have!
Bana aklımı kaybettirdin.You made me lose my mind.
Bana gönderdiğin mektupları tekrar okuyordum.I was rereading the letters you sent to me.
Sanırım hapşıracağım... Bana bir mendil ver.I think I'm gonna sneeze. Give me a tissue.
Ama bu konudan bana hiç söz etmedin!But you've never told me about this!
O bana hayatının hikayesini anlattı.He told me the story of his life.
Bana pragmatik olduğum söylendi, ve öyleyim.I have been told that I am pragmatic, and I am.
Mario bana yalan söylediğinden beri artık onunla konuşmuyorum.Since Mario lied to me, I don't speak to him anymore.
Banyo yapacağım.I'm going to take a bath.
Bana gerçeği söylemeni istiyorum.I want you to tell me the truth.
Bana ne olduğunu anlat.Tell me what happened.
Bana Venedik'e gideceğini söyledi.He told me he would go to Venice.
Bana öyle geliyor ki tren geç kaldı.It seems to me that the train is late.
"Birisi bana yardımcı olabilir mi?" "Ben olurum.""Can somebody help me?" "I will."
Soğuk algınlığını bana bulaştırdın.You've given me your cold.
Bana telefon etmene gerek yok.You need not telephone me.
Böyle bir şeyi ne cüretle bana söylersin?How dare you say such a thing to me?
Bana ondan bahset!Tell me about it!
İşin yoksa, bana yardım et.If you are free, give me a hand.
Bana bir iyilik yapar mısınız, lütfen?Could you do me a favour please?
O bana deli oluyor.She is mad at me.
Keşke bana gerçeği söyleseydin.I wish you had told me the truth.
Sen bana yalan söyledin, değil mi?You lied to me, didn't you?
Bir bankadan kredi alabilirsin.You can get a loan from a bank.
Lütfen bana ne istediğinizi bildirin.Please let me know what you want.
Bana İngilizce konuşup konuşamadığımı sordu.He asked me if I could speak English.
Sen bana ekmek almamı söylemeyi unuttun.You neglected to tell me to buy bread.
Bana bunun için bir özür borçlusun.You owe me an apology for that.
Uzun bir süre önce bana söylemeliydin.You should have told me a long time ago.
Bana çelme takmak her zaman hoşuna gidiyor, değil mi?You always like to trip me up, don't you?
Sen bana her zaman sert karşılık verirsin, değil mi?You always talk back to me, don't you?
Bana iyi öğüt verdin.You've given me good advice.
Keşke o zaman bana gerçeği söyleseydin.I wish you had told me the truth then.
Keşke bana o zaman gerçeği söyleseydin.I wish you had told me the truth then.
Senin hikâyen bana gençlik günlerimi hatırlattı.Your story reminded me of my younger days.
Lütfen bana kalıcı adresinizi verin.Please give me your permanent address.
Gelecek için programın hakkında bana anlat.Tell me about your program for the future.
Bana günlük yaşantından bahset.Tell me about your daily life.
Senin nasihatın bana her zaman yardımcı olmuştur.Your advice is always helpful to me.
Lütfen arabanı bana ödünç ver.Please lend me your car.
Arabanı bana ödünç verir misin?Would you mind lending me your car?
Bana sözlüğünü ödünç verir misin?Will you lend me your dictionary?
Bisikletini birkaç günlüğüne bana ödünç verebilir misin?Could you lend me your bicycle for a couple of days?
Bana planını söylemezsen karar veremem.I can't decide unless you tell me your plan.
Bana öyle geliyor ki sen haklısın.It appears to me that you are right.
Bana planının amacını söyle.Tell me the object of your plan.
Bana planından bahset.Tell me about your plan.