Ama aynı zamanda oyundaki her şeyi de baltalamaya çalışıyorlar.But they're also trying to undermine everything in the game.
Babasının işini baltalamayı da aklına koymuş, fiyatı 2,90 $ yapıyor.And he decides to undercut his father, so he charges $2.90 per cupcake.
Pendarovski, "2001 yılında devleti baltalamaya çalışıyorlardı, bugünse onu sürdürüyorlar."In 2001, they were trying to undermine the state; today they are sustaining it.
Miloseviç dokuz ay içinde yeni bir para girişiyle mali değişimi baltalamayı bildi.Milosevic undermined the monetary change within nine months with a new influx of money.
Bunu yapmayı reddeden Mihaylova ise, Kostov'u seçim kampanyasını baltalamakla suçluyor.Refusing to do so, Mihaylova in turn accused Kostov of ruining her election campaign.
Almanya ise ABD'nin Meksika'daki ilgisini baltalamaya çalışıyordu.Germany worked to undermine American interests in Mexico.
Ama aynı zamanda oyundaki her şeyi de baltalamaya çalışıyorlar.Ale zároveň se snaží podkopat všechno ve hře.
Ama aynı zamanda oyundaki her şeyi de baltalamaya çalışıyorlar.그 외에도 게임상 모든 것들의 기반을 흔들어 놓기도 하죠.
Ama aynı zamanda oyundaki her şeyi de baltalamaya çalışıyorlar.Maar ze proberen ook al het andere in het spel te ondermijnen.
Ama aynı zamanda oyundaki her şeyi de baltalamaya çalışıyorlar.Mais ils essaient aussi de tout saper dans le jeu.
Ama aynı zamanda oyundaki her şeyi de baltalamaya çalışıyorlar.Mas também estão constantemente a tentar sabotar todo o jogo.
Ama aynı zamanda oyundaki her şeyi de baltalamaya çalışıyorlar.Ma stanno anche cercando di sconvolgere tutto nel gioco.
Ama aynı zamanda oyundaki her şeyi de baltalamaya çalışıyorlar.Men de prøver også på at underminere alt i spillet.
Ama aynı zamanda oyundaki her şeyi de baltalamaya çalışıyorlar.Nhưng chúng cunxg cố gắng để hủy hoại mọi thứ trong trò chơi
Ama aynı zamanda oyundaki her şeyi de baltalamaya çalışıyorlar.Podważają wszystko, czego dotyczy gra.
Ama aynı zamanda oyundaki her şeyi de baltalamaya çalışıyorlar.Sie versuchen aber auch, alles andere im Spiel zu untergraben.
Ama aynı zamanda oyundaki her şeyi de baltalamaya çalışıyorlar.Tapi mereka juga mencoba merusak segala sesuatu dalam permainan.
Ama aynı zamanda oyundaki her şeyi de baltalamaya çalışıyorlar.Ugyanakkor megpróbál mindent aláásni a játékban.
Ama aynı zamanda oyundaki her şeyi de baltalamaya çalışıyorlar.Αλλά προσπαθούν επίσης να υποσκάψουν τα πάντα στο παιχνίδι.
Ama aynı zamanda oyundaki her şeyi de baltalamaya çalışıyorlar.Но также они пытаються расшатывать всё в игре.
Ama aynı zamanda oyundaki her şeyi de baltalamaya çalışıyorlar.Но те се опитват и да подкопаят всичко в играта.
Ama aynı zamanda oyundaki her şeyi de baltalamaya çalışıyorlar.אבל הם גם מנסים לחתור תחת כל דבר במשחק.
Ama aynı zamanda oyundaki her şeyi de baltalamaya çalışıyorlar.لكنهم يحاولون أيضا تقليل أهمية كل شيء في اللعبة.
Ama aynı zamanda oyundaki her şeyi de baltalamaya çalışıyorlar.そして彼らは嘘やあいまいで見当違いな情報を
Babasının işini baltalamayı da aklına koymuş, fiyatı 2,90 $ yapıyor.2.9ドルにしたら、みんなそちらへ流れていきます。
Babasının işini baltalamayı da aklına koymuş, fiyatı 2,90 $ yapıyor.A rozhodne se vyřadit svého otce a účtuje 2,90 dolarů za cupcake.
Babasının işini baltalamayı da aklına koymuş, fiyatı 2,90 $ yapıyor.Así que decide poner un precio por pastel más bajo que el de su padre
Babasının işini baltalamayı da aklına koymuş, fiyatı 2,90 $ yapıyor.E ele decide para minar seu pai, então ele cobra $ 2,90 por cupcake.
Babasının işini baltalamayı da aklına koymuş, fiyatı 2,90 $ yapıyor.Він вирішує переграти свого батька, тому він стягує $ 2,90 за кекс.