Aşırı dar, kesik, balonlu alt pijamam hoşunuza gidebilir.אתם אולי תהנו מהפיג'מה הגזורה, הצמודה בצורה מגוחכת עם דוגמת הבלונים.
Aşırı dar, kesik, balonlu alt pijamam hoşunuza gidebilir.قد تستمتعون بالبيجاما المقصوصة من الأسفل، وهي ضيقة بطريقة محرجة مع البالونات.
Aşırı dar, kesik, balonlu alt pijamam hoşunuza gidebilir.この頃 私は主に架空の物語を
Aslında 2000'den 2006 yılına kadar demeliyim çünkü bu senelerde konut balonu oluştu. .Het krijgen van financiering werd makkelijker.
Aslında 2000'den 2006 yılına kadar demeliyim çünkü bu senelerde konut balonu oluştu. .Vlastně bych měl říct od roku 2000 do roku 2006, protože to je, kdy opravdu došlo k bublině s nemovitostmi.
Aslında 2000'den 2006 yılına kadar demeliyim çünkü bu senelerde konut balonu oluştu. .W zasadzie powinienem powiedzieć między 2000, a 2006, ponieważ to wtedy miała miejsce ta mieszkaniowa bańka.
Aslında 2000'den 2006 yılına kadar demeliyim çünkü bu senelerde konut balonu oluştu. .Στην πραγματικότητα θα έπρεπε να πω από το 2000 εώς το 2006, γιατί τότε έγινε η "φούσκα" στην αγορά ακινήτων.
Aslında 2000'den 2006 yılına kadar demeliyim çünkü bu senelerde konut balonu oluştu. .なぜなら、その時実際に住宅バブルが起きましたからね。 融資を簡単に得られました。
Aslında bunlar hakkında konuşmaya davet edilmek için, balonla dünyayı turlamam gerekti.Aber tatsächlich musste ich in einem Ballon um die Welt fahren um eingeladen werden, darüber zu sprechen.
Aslında bunlar hakkında konuşmaya davet edilmek için, balonla dünyayı turlamam gerekti.Ale musel som obletieť celý svet v balóne, aby ma pozvali rozprávať o tom.
Aslında bunlar hakkında konuşmaya davet edilmek için, balonla dünyayı turlamam gerekti.Ale ve skutečnosti jsem musel obletět balonem svět, abych byl pozván a mohl vám o nich říct.
Aslında bunlar hakkında konuşmaya davet edilmek için, balonla dünyayı turlamam gerekti.Azonban körbe kellett utaznom a világot egy ballonban, hogy meghívjanak beszélni erről.
Aslında bunlar hakkında konuşmaya davet edilmek için, balonla dünyayı turlamam gerekti.J'ai dû faire le tour du monde en ballon pour être invité à en parler.
Aslında bunlar hakkında konuşmaya davet edilmek için, balonla dünyayı turlamam gerekti.그러나 사실 저는 이를 이야기하도록 초대받기 위해 열기구를 타고 세계를 여행해야만 했습니다.
Aslında bunlar hakkında konuşmaya davet edilmek için, balonla dünyayı turlamam gerekti.Maar ik moest wel in een ballon rond de wereld om uitgenodigd te worden.
Aslında bunlar hakkında konuşmaya davet edilmek için, balonla dünyayı turlamam gerekti.Ma in realtà dovevo andare intorno al mondo in un aerostato per essere invitato a parlare di questo.
Aslında bunlar hakkında konuşmaya davet edilmek için, balonla dünyayı turlamam gerekti.Mas foi preciso dar a volta ao mundo num balão para me convidarem a falar sobre isso.
Aslında bunlar hakkında konuşmaya davet edilmek için, balonla dünyayı turlamam gerekti.Men jag var tvungen att ta mig runt hela världen i en ballong för att bli inbjuden att tala om det.
Aslında bunlar hakkında konuşmaya davet edilmek için, balonla dünyayı turlamam gerekti.Musiałem jednak okrążyć Ziemię balonem, bym mógł o nich opowiedzieć.
Aslında bunlar hakkında konuşmaya davet edilmek için, balonla dünyayı turlamam gerekti.Nhưng thật ra tôi phải đi du hành thế giới bằng khí cầu để được mời tới đây nói về nó.
Aslında bunlar hakkında konuşmaya davet edilmek için, balonla dünyayı turlamam gerekti.Pero tuve que dar la vuelta al mundo en globo para que me inviten a contarlo.
Aslında bunlar hakkında konuşmaya davet edilmek için, balonla dünyayı turlamam gerekti.Но всъщност се наложи да обиколя света с балон, за да ме поканят да говоря за тях.
Aslında bunlar hakkında konuşmaya davet edilmek için, balonla dünyayı turlamam gerekti.אבל בעצם הייתי צריך לטוס מסביב לעולם בכדור פורח כדי להיות מוזמן לדבר על זה.
Aslında bunlar hakkında konuşmaya davet edilmek için, balonla dünyayı turlamam gerekti.ولكن وجب علي ان ادور العالم بالمنطاد لكي تسنح لي الفرصة للتحدث عنه
Aslında bunlar hakkında konuşmaya davet edilmek için, balonla dünyayı turlamam gerekti.気球で世界一周しなくてはなりませんでした (笑)
Aslında yaptığı şey, balonu şişrmesi yani akciğerlerin hacmini arttırmasıdır.Deci ce face este, defapt-- e ca şi umflarea unui balon, face volumul plămânilor mei mai mare.
Aslında yaptığı şey, balonu şişrmesi yani akciğerlerin hacmini arttırmasıdır.Je to ako keď nafukujeme balón, zväčšujeme ho, tak isto ako objem pľúc.
Aslında yaptığı şey, balonu şişrmesi yani akciğerlerin hacmini arttırmasıdır.Je to vlastně jako nafouknout balónek, vytvořit prostor pro zvětšení plic.
Aslında yaptığı şey, balonu şişrmesi yani akciğerlerin hacmini arttırmasıdır.즉, 이것이 하는 것은 근본적으로 - 풍선을 잡아 늘리는 것과 같이, 폐의 부피를 크게 만드는 것입니다.
Aslında yaptığı şey, balonu şişrmesi yani akciğerlerin hacmini arttırmasıdır.To mniej więcej tak, jakby rozciągnąć balon, zwiększyć objętość płuc.
Aslında yaptığı şey, balonu şişrmesi yani akciğerlerin hacmini arttırmasıdır.Ось що вона робить. Легені надуваються, як повітряна кулька і стають більшими в об'ємі.
Aslında yaptığı şey, balonu şişrmesi yani akciğerlerin hacmini arttırmasıdır.Т.е. това, което се случва е - все едно надуваме балон, обема на белите дробове се увеличава.
Aslında yaptığı şey, balonu şişrmesi yani akciğerlerin hacmini arttırmasıdır.הריאות גדלות. בזמן שהסרעפת מתכווצת והיא מתיישרת ונעשית פחות קמורה, וזה יוצר
Aslında yaptığı şey, balonu şişrmesi yani akciğerlerin hacmini arttırmasıdır.فما تفعله هو تحديدا- شد البالون لمسافة أكبر لتكبير حجمه
Aynı pamuklu kumaştan, aynı balondan, aynı iç basınçtan yapılmış olacak.Así que estará hecho de la misma tela de algodón, el mismo globo e idéntica presión interna.
Aynı pamuklu kumaştan, aynı balondan, aynı iç basınçtan yapılmış olacak.Bude to vyrobeno z té samé bavlněné látky, ten samý balonek, ten samý vnitřní tlak.
Aynı pamuklu kumaştan, aynı balondan, aynı iç basınçtan yapılmış olacak.Ele é feito do mesmo tecido de algodão, o mesmo balão, a mesma pressão interna.
Aynı pamuklu kumaştan, aynı balondan, aynı iç basınçtan yapılmış olacak.Es ist also aus demselben Baumwollgewebe, demselben Ballon, mit demselben Innendruck.
Aynı pamuklu kumaştan, aynı balondan, aynı iç basınçtan yapılmış olacak.Il sera donc fait du même tissu en coton, du même ballon, et aura la même pression interne.
Aynı pamuklu kumaştan, aynı balondan, aynı iç basınçtan yapılmış olacak.동일한 면 소재의 천으로 만들어졌고, 같은 풍선과 똑같은 내부 압력이 주어졌습니다.
Aynı pamuklu kumaştan, aynı balondan, aynı iç basınçtan yapılmış olacak.làm bằng chất liệu tương tự: cùng loại vải cotton, cùng bong bóng, cùng áp lực bên trong.
Aynı pamuklu kumaştan, aynı balondan, aynı iç basınçtan yapılmış olacak.Model itu terbuat dari pakaian yang sama, balon yang sama, tekanan dari dalam yang sama.
Aynı pamuklu kumaştan, aynı balondan, aynı iç basınçtan yapılmış olacak.Quindi stesso tipo di tessuto in cotone, stesso palloncino, stessa pressione interna.
Aynı pamuklu kumaştan, aynı balondan, aynı iç basınçtan yapılmış olacak.Zrobiono go z takiej samej bawełny, z tego samego balona, przy tym samym ciśnieniu.
Aynı pamuklu kumaştan, aynı balondan, aynı iç basınçtan yapılmış olacak.Από το ίδιο βαμβακερό ύφασμα, το ίδιο μπαλόνι, την ίδια εσωτερική πίεση.
Aynı pamuklu kumaştan, aynı balondan, aynı iç basınçtan yapılmış olacak.Итак, сделано из такого же куска хлопка, такой же надувной шарик, такое же давление внутри.
Aynı pamuklu kumaştan, aynı balondan, aynı iç basınçtan yapılmış olacak.Ще бъде направен от същото памучно парче, същия балон, същото вътрешно налягане.
Aynı pamuklu kumaştan, aynı balondan, aynı iç basınçtan yapılmış olacak.אז הוא יהיה עשוי מאותו בד כותנה, אותו בלון, אותו לחץ פנימי.
Aynı pamuklu kumaştan, aynı balondan, aynı iç basınçtan yapılmış olacak.حيث انه سوف يصنع من نفس القماش القطني, ونفس البالون,ونفس الضغط الداخلي.
Aynı pamuklu kumaştan, aynı balondan, aynı iç basınçtan yapılmış olacak.内圧も同じにしてあります 唯一違う点は
Az önceki balonu şimdi suyla doldurduğumuzu düşünelim. -W_BAR_yobraźmy sobie ten sam balon całkowicie wypełniony wodą.
Az önceki balonu şimdi suyla doldurduğumuzu düşünelim. -A ako teda vieme, že kvapaliny sú nestlačiteľné? Predstavte si rovnaký balón naplnený vodou.
Az önceki balonu şimdi suyla doldurduğumuzu düşünelim. -A jak to vím? Představte si stejný balon naplněný vodou, zcela naplněný vodou.
Az önceki balonu şimdi suyla doldurduğumuzu düşünelim. -Então qual a diferença entre um líquido e um gás?
Az önceki balonu şimdi suyla doldurduğumuzu düşünelim. -Kuvittellaan sama pallo täytettynä vedellä- täysin täytettynä vedellä.
Az önceki balonu şimdi suyla doldurduğumuzu düşünelim. -Vel, tænkt dig den samme ballon fyldt med vand - helt fyldt med vand.
Az önceki balonu şimdi suyla doldurduğumuzu düşünelim. -Voici un exemple:
Az önceki balonu şimdi suyla doldurduğumuzu düşünelim. -Ами, да си представим същия балон, изцяло напълнен с вода.
Az önceki balonu şimdi suyla doldurduğumuzu düşünelim. -דמיינו את אותו בלון מלא כולו במים, עד הסוף.
Az önceki balonu şimdi suyla doldurduğumuzu düşünelim. -حسنا, تخيّل نفس البالون ممتلئ بالماء ممتلئ تماما بالماء