bale ile cümle

bale kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Futbol Balear (İspanyolca).1 March 2019.
Nicolai üç yaşında drama ve bale dersleri almaya başladı.Nicolai would start taking drama and ballet classes at the age of three.
12 yıl bale eğitimi aldı ve ayrıca çocukken kızıl saçları yüzünden okulda zorbalığa uğradı.[1]She trained in ballet for 12 years, and was also bullied in school as a child for her red hair.[8]
Erişim yalnızca São Tomé Adası'ndaki Ponta Baleia'dan kalkan feribotla sağlanır.Access is only by ferry departing from Ponta Baleia on São Tomé Island.
Barvinsky, bale ve opera dışında çeşitli türlerde besteler yapmıştır.Barvinsky composed in various genres except ballet and opera.
Harkiv Ulusal Akademik Opera ve Bale Tiyatrosu, 2010Kharkiv National Academic Opera and Ballet Theatre in 2010
Berezowsky,Avustralya'da balede önemli bir figür haline geldi.[1]She became a major figure in ballet in Australia.[2]
2015 yılında [1] Kiev Ulusal Akademik Operet Tiyatrosu'na bale dansçısı olarak katıldı.In 2015,[6] he joined the Kyiv National Academic Theater of Operetta as a ballet dancer.
Orkestra eserleri, opera ve bale dahil olmak üzere çeşitli türlerde eserlerin bestecisi.Director of Kyiv Children's Academy of Arts.
Badia, klasik bale ve tap dansın öğretildiği bir Hıristiyan rahibe okulunda okudu.She studied at a Christian school of nuns, where she was taught classical ballet and tap .
Ünlü Rus balerini Anna Pavlova bir Çuvaş oldu.Die berühmte russische Ballerina Anna Pawlowa war eine Tschuwaschin.
Mary bale dersleri alıyor.Maria nimmt Ballettunterricht.
İlk uçuş Hola Airlines tarafından Balear Adaları'na olmuştur.Der erste Flug wurde von Hola Airlines auf die Balearischen Inseln durchgeführt.
Buna rağmen Faust serileri, Bale ve Opera sahnelerinde sayısız versiyonları ile gündemde kalmıştır.Der Fauststoff blieb dennoch auf der Ballett- und Opernbühne in zahlreichen Versionen präsent.
Ergenliğe girdiğinde boyunun çok uzun olması sebebiyle balerinliği bırakmak zorunda kaldı.Als sie älter wurde, musste sie aufgrund ihrer Größe die Leidenschaft für das Ballett aufgeben.
1926'dan 1937'ye dek Rambert Balesi'nde dans etti.Von 1926 bis 1937 tanzte er für das Rambert Ballet.
1964'ten 1970'e dek Londra'daki Kraliyet Balesi'nde genel müdür olarak görev yaptı.Von 1964 bis 1970 war er leitender Direktor des Royal Ballet in London.
Bestelediği son bale müziği ise Bolero’dur.Eine andere Form kubanischer Folk-Musik ist der Bolero.
“Valeri Sutton” Danimarka Kraliyet Balesi”nde alıştırma yapmak için 1970’de Danimarka’ya taşındı.1970 zog sie nach Dänemark, um im Königlich Dänischen Ballett zu üben.
Saas-Almagell, Saas-Grund ve Saas-Balen ile komşudur.Die Nachbargemeinden sind Saas-Fee, Saas-Almagell und Saas-Balen.
Bir diğer hobisi de baleydi.Eine weitere Papiermühle war die Obermühle.
İsveç Kraliyet Balesi (İsveçce: Kungliga Baletten) Avrupa'daki en eski bale topluluklarından biridir.Den Kongelige Ballet ist eine der ältesten Ballett-Truppen der Welt.
Balerinlerin isimleri ile bilmesi gereken fazlaca hareket vardır.Ein Großteil seiner Werke trägt Namen aus der bulgarischen Geschichte.
Annesi balerindir.Seine Frau war Tänzerin.
Gnaeus bir kez daha kaçmak zorunda kaldı ve Balear Adalarına giderek kardeşi Sextus'a katıldı.Gnaeus floh erneut, diesmal auf die Balearen, wo er mit Sextus zusammentraf.
Marie Taglioni, romantik balenin Paris'te en ünlü temsilcisi oldu.Marie Taglioni war der erste Star des romantischen Balletts.
Ringo bir balerin ya da bir piyanist olmak istiyordu.Pollow wurde als Tochter einer Sängerin und eines Pianisten geboren.
O dansçılardan birisi de ünlü balet Vaslav Nijinsky'di.Er wurde benannt nach dem Tänzer Vaslav Nijinsky.
Bale eserinde konu, Hugo’nun romanından farklı bir şekilde gelişmektedir.Seine Idee von Kunst unterschied sich aber in der Idee von Hugo Ball.
Bu nedenle bir bale gösterisi operaya eklenmiştir.Ein Prolog wurde der Oper hinzugefügt.
Ümran Ürey, Türk balerin.Piepvögelchen tanzt Ballett.
O tarihten bu yana Çocuk Korosu ve Çocuk Balesi kursları verilmektedir.Seitdem wurden Damengymnastik und Kinderturnen angeboten.
Altı yaşından beri klasik bale öğreniyor, lirik jazz ve caz dersleri alıyor.Seit ihrem sechsten Lebensjahr nimmt Emma neben klassischem Ballett auch Unterricht in Lyrical Jazz und Jazz.
4 yaşında klasik bale eğitimi almaya başladı.Bereits im Alter von vier Jahren begann sie, Ballett zu lernen.
Annesi ile kazandığı bale bölümüne gitmişlerdir.Pamela wird der Truppenabteilung ihrer Mutter zugeordnet.
Birçok opera, bale ve operet'te rol aldı.Zahllose Gastspiele führten Ballett und Oper in alle Welt.
Bale dersleri aldı.Sie hat Ballett gelernt.
Birmingham Kraliyet Balesi'nin ana sahnesidir.Sie ist derzeit eine Principal Dancer mit dem Royal Ballet.
Çoğunlukla kukla oyunu, dresaj, bale ve fişek eğlenceleri arasında bir sirk eğlencesine araç olmaktadır.Oft dienen sie als Vorwand zu einem Zirkus-Spektakel zwischen Puppenspiel, Dressur, Ballett und Feuerwerk.
Glau, klasik bale eğitimi aldı.Scalici erhielt eine klassische Ballettausbildung.
Bale ve şan dersleri almıştır.Sie nahm Baglama- und Gesangsunterricht.
1990 yılına kadar da bu kurumda balerin olarak çalışmaya devam etti.Bis 1990 war er als Fußballspieler aktiv.
Onun tutkusu balerin olmaktır.Son ambition est de devenir ballerine.
Annesi balerindir.Sa mère est ballerine.
Katalan-Balearik Komünist Federasyonu (FCCB) 1930 yılında partiden koptu.La Fédération communiste catalane-baléare (FCCB) fait sécession en 1930.
Moskova'daki Bolşoy Balesi ve Sankt Petersburg'daki Mariinski Balesi dünya çapında ünlüdür.Le ballet du Bolchoï à Moscou et le celui du Mariinsky à Saint-Pétersbourg sont universellement prisés.
1926'dan 1937'ye dek Rambert Balesi'nde dans etti.Il reste au Ballet Rambert jusqu'en 1935.
Bale okulu ise, Vaganova Bale Akademisi olarak varlığını sürdürür.C'est aujourd'hui l'académie de ballet Vaganova.
Van Damme'a göre, bale "bir sanattır, ama aynı zamanda en zor sporlardan biridir.Selon lui, la danse classique « est un art, mais c'est aussi l'un des sports les plus difficiles.
Türkiye’de yazılan ilk büyük bale eseridir.C'est le premier ballet de cour représenté en Suède.
Annesi, Valerie Campbell Jamaika kökenli eski bir balerindi.Sa mère, Valerie Campbell, de descendance jamaïcaine, est danseuse de ballet.
Bale dersleri aldı.Elle prend des cours de ballet.
Ona göre özel hayatları bile baleden çok sonra gelmelidir.Après sa mort, elle se rend sur Baleyworld de longues années plus tard.
Bir dönem balede de kariyer yapmıştır.Elle n'a cessé de se fabriquer une carrière avec nous.
1868) 1804 - Marie Taglioni, İtalyan balerin (ö.1884 : Marie Taglioni, danseuse italienne (° 23 avril 1804).
11 sene bale, 4 sene piyano eğitimi almıştır.Я частичный еврей, с 4 лет играю на пианино.
Dokuz yıl bale yaptı.Il joue pour le Vejle BK pendant neuf ans.
Başkurt Opera ve Bale TiyatrosuThéâtre d'opéra et ballet.
Paris'e giderek Sergei Diaghilev'in Rus Balesi topluluğuna katıldılar.Elle fit notamment partie des Ballets russes de Serge de Diaghilev.
Başarılı olan bu denemenin ardından ressam birçok bale tasarımı yarattı.Après le succès de Bailamos, de nombreux labels désirent le produire.

İlgili Sayfalar