Ana içeriğe geç
Sözlük

bala ile cümle

bala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Beor oğlu Bala Edom Kralı oldu. Kentinin adı Dinhavaydı.브올의 아들 벨라가 에돔의 왕이 되었으니 그 도성의 이름은 딘 하바며
Beor oğlu Bala Edom Kralı oldu. Kentinin adı Dinhavaydı.Kraloval tedy v Edom Béla, syn Beorův, a jméno města jeho Denaba.
Beor oğlu Bala Edom Kralı oldu. Kentinin adı Dinhavaydı.Królował tedy w Edom Bela, syn Beorów, a imię miasta jego Dynhaba.
Beor oğlu Bala Edom Kralı oldu. Kentinin adı Dinhavaydı.Regnò dunque in Edom Bela, figlio di Beor, e la sua città si chiama Dinaba
Beor oğlu Bala Edom Kralı oldu. Kentinin adı Dinhavaydı.Reinou, pois, em Edom Belá, filho de Beor; e o nome da sua cidade era Dinabá.
Beor oğlu Bala Edom Kralı oldu. Kentinin adı Dinhavaydı.Και εβασιλευσεν εν Εδωμ Βελα, ο υιος του Βεωρ το δε ονομα της πολεως αυτου ητο Δενναβα.
Beor oğlu Bala Edom Kralı oldu. Kentinin adı Dinhavaydı.царствовал в Едоме Бела, сын Веоров, а имя городу его Дингава.
Beor oğlu Bala Edom Kralı oldu. Kentinin adı Dinhavaydı.Царува, в Едом, Вела, син на Веора; а името на града му беше Денава.
Beor oğlu Bala Edom Kralı oldu. Kentinin adı Dinhavaydı.וימלך באדום בלע בן בעור ושם עירו דנהבה׃
Beor oğlu Bala Edom Kralı oldu. Kentinin adı Dinhavaydı.ملك في ادوم بالع بن بعور. وكان اسم مدينته دنهابة.
Beor oğlu Bala Edom Kralı oldu. Kentinin adı Dinhavaydı.比 珥 的 兒 子 比 拉 在 以 東 作 王 、 他 的 京 城 名 叫 亭 哈 巴
Beor oğlu Bala Edom Kralı oldu. Kentinin adı Dinhavaydı.比珥 的 兒子 比 拉在 以東 作王 、 他 的 京城 名叫 亭 哈巴
Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Boeun är på sin smekmånad och vi är på vår studiebesök.
Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Boeun đang đi nghỉ tuần trăng mật còn bọn em thì đi thăm quan.
Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Boeun di bulan madu dan kami pada kunjungan lapangan kami.
Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Boeun di bulan madu dan kami pada kunjungan lapangan kami.
Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Boeun est en lune de miel et nous sommes en voyage de classe.
Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Boeun is op haar huwelijksreis en we zijn op onze excursie.
Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Boeun má líbánky a my jsme na výletě.
Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık. - Hatırlamıyor musun?Boeun está en su luna de miel y estamos en nuestro paseo. - ¿No te acuerdas?
Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık. - Hatırlamıyor musun?Boeun esta en su luna de miel y nosotros en un viaje de campo. - ¿No lo recuerdas?
Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık. - Hatırlamıyor musun? - Elbette hatırlıyorum.Hé !
Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Бо Ън е на меден месец, а ние - на екскурзия.
Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.У Бо Ын - медовый месяц, а мы приехали на экскурсию.
Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.بويون على شهر عسلها ونحن على سفرتنا الميدانية
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.A pojav Balák Baláma, uvedl jej na vrch hory Fegor, kteráž leží naproti poušti.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.A tak pojal Balák Baláma na temeno vrchu Peor, ktorý hľadí na šírinu púšte.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Balac a dus pe Balaam pe vîrful muntelui Peor, care este cu faţa spre pustie.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Ba-lác bèn dẫn Ba-la-am đến chót núi Phê - ô , đối ngang đồng vắng .
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Ba-lác bèn dẫn Ba-la-am đến chót núi Phê-ô, đối ngang đồng vắng.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Balac llevó a Balaam a la cumbre de Peor que mira hacia Jesimón
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Balak mena Balaam sur le sommet du Peor, en regard du désert.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Così Balak condusse Balaam in cima al Peor, che è di fronte al deserto
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Elvivé azért Bálák Bálámot a Peór tetejére, a mely a puszta felé néz.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Então Balaque levou Balaão ao cume de Peor, que dá para o deserto.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Ja Baalak vei Bileamin Peor-vuoren huipulle, joka kohoaa yli erämaan.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.발락이 발람을 인도하여 광야가 내려다 보이는 브올산 꼭대기에 이르니
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Maka dibawanya Bileam ke puncak Gunung Peor yang menghadap ke padang gurun
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Och Balak tog Bileam med sig upp på toppen av Peor, där man kan se ut över ödemarken.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Og Balak førte Bileam op på Toppen af Peor, der rager op over Ørkenen.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Pelje torej Balak Balaama na vrh Peorja, ki strmi nad puščavo.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Så tok Balak Bileam med op på toppen av Peor, hvorfra en skuer ut over ørkenen.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Tedy wiódł Balak Balaama na wierzch góry Fegor, która patrzy ku puszczy.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Und er führte ihn auf die Höhe des Berges Peor, welcher gegen die Wüste sieht.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Zo nam koning Balak Bileam mee naar de top van de berg Peor, vanwaar zij over de woestijn uitkeken.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Και εφερεν ο Βαλακ τον Βαλααμ επι την κορυφην του Φεγωρ, το οποιον βλεπει προς Γεσιμων.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.И Валак заведе Валаама на върха на Фегор, който гледа към Иесимон.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.И взял Валак Валаама на верх Фегора, обращенного к пустыне.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.ויקח בלק את בלעם ראש הפעור הנשקף על פני הישימן׃
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.فاخذ بالاق بلعام الى راس فغور المشرف على وجه البرية.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.巴 勒 就 領 巴 蘭 到 那 下 望 曠 野 的 毘 珥 山 頂 上
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.巴勒 就 領巴蘭 到 那 下 望曠野 的 毘珥 山頂上
Bu gazeteci grubunun ismi Enan Baladi, Arapça'da “Ülkemin Üzümleri” anlamına gelmekte.הקבוצה מפרסמת בעיקר בערבית, אך גם באנגלית.
Bugün arena rock'ı adını verdiğimiz şeyi yazdılar, yani orta hızda balatlar.Compuneau ce numim acum rock de arenă, reprezentat de balade cu un tempo mediu.
Bugün arena rock'ı adını verdiğimiz şeyi yazdılar, yani orta hızda balatlar.Compunham o que agora chamamos de rock de arena, que são baladas de andamento médio.
Bugün arena rock'ı adını verdiğimiz şeyi yazdılar, yani orta hızda balatlar.Escribieron lo que ahora se llama rock de estadio que son baladas de velocidad media.
Bugün arena rock'ı adını verdiğimiz şeyi yazdılar, yani orta hızda balatlar.Hanno composto ciò che oggi viene chiamato l'arena rock, che sono ballate a media-velocità.
Bugün arena rock'ı adını verdiğimiz şeyi yazdılar, yani orta hızda balatlar.Ils ont écrit ce que l'on nomme maintenant du "arena rock", avec des ballades moyennement rapides.
Bugün arena rock'ı adını verdiğimiz şeyi yazdılar, yani orta hızda balatlar.그들은 '경기장 락' 이라고 부르는 음악들을 쓰기 시작했습니다. 중간 스피드의 발라드같은것 이었지요.
Bugün arena rock'ı adını verdiğimiz şeyi yazdılar, yani orta hızda balatlar.Létrehozták azt, amit most már arénarocknak nevezünk, ami közepes sebességű balladákat jelent.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bala ile cümle - Sayfa 23 - bala kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App