bala ile cümle

bala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Ja Baalak teurasti raavaita ja lampaita ja lähetti ne Bileamille ja päämiehille, jotka olivat hänen luonansa.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Kdežto nabiv Balák volů a ovec, poslal k Balámovi a k knížatům, kteříž s ním byli.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.발락이 우양을 잡아 발람과 그와 함께 한 귀족을 대접하였더라
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Luego Balac hizo matar toros y ovejas, y envió porciones a Balaam y a los principales que estaban con él
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Och Balak slaktade fäkreatur och småboskap och sände till Bileam och de furstar som voro med honom.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Og Balak ofret storfe og småfe og sendte til Bileam og de høvdinger som var med ham.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Und Balak opferte Rinder und Schafe und sandte davon an Bileam und an die Fürsten, die bei ihm waren.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.waar koning Balak ossen en schapen offerde en ook aan Bileam en de boodschappers dieren gaf voor hun offers.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.И Валак жертвува говеда и овци, и изпрати от тях и на Валаама и на първенците, които бяха с него,
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.И заколол Валак волов и овец, и послал к Валааму и князьям, которые были с ним.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.ויזבח בלק בקר וצאן וישלח לבלעם ולשרים אשר אתו׃
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.فذبح بالاق بقرا وغنما وارسل الى بلعام والى الرؤساء الذين معه
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.巴 勒 宰 了 〔 原 文 作 獻 〕 牛 羊 、 送 給 巴 蘭 和 陪 伴 的 使 臣
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.巴勒宰 了 〔 原文 作獻 〕 牛羊 、 送給巴蘭 和 陪伴 的 使臣
Balam Balaka, ‹‹Az ötede RABbe danışacağım, sen burada yakmalık sununun yanında bekle›› dedi.Allora Balaam disse a Balak: «Fermati presso il tuo olocausto e io andrò incontro al Signore»
Balam Balaka, ‹‹Az ötede RABbe danışacağım, sen burada yakmalık sununun yanında bekle›› dedi.Balaam a zis lui Balac: ,,Stai aici, lîngă arderea ta de tot, şi eu mă voi duce înaintea lui Dumnezeu.``
Balam Balaka, ‹‹Az ötede RABbe danışacağım, sen burada yakmalık sununun yanında bekle›› dedi.Balaam dit à Balak: Tiens-toi ici, près de ton holocauste, et j`irai à la rencontre de Dieu.
Balam Balaka, ‹‹Az ötede RABbe danışacağım, sen burada yakmalık sununun yanında bekle›› dedi.Disse Balaão a Balaque: Fica aqui em pé junto ao teu holocausto, enquanto eu vou ali ao encontro do Senhor.
Balam Balaka, ‹‹Az ötede RABbe danışacağım, sen burada yakmalık sununun yanında bekle›› dedi.És monda Báláknak: Állj meg itt a te égõáldozatod mellett, én pedig elébe megyek amoda.
Balam Balaka, ‹‹Az ötede RABbe danışacağım, sen burada yakmalık sununun yanında bekle›› dedi.In on reče Balaku: Postoj tu pri žgalni daritvi svoji, jaz pa pojdem tja čakat.
Balam Balaka, ‹‹Az ötede RABbe danışacağım, sen burada yakmalık sununun yanında bekle›› dedi.발람이 발락에게 이르되 내가 저기서 여호와를 만날 동안에 여기 당신의 번제물 곁에 서소서 하니라
Balam Balaka, ‹‹Az ötede RABbe danışacağım, sen burada yakmalık sununun yanında bekle›› dedi.Og Bileam sa til Balak: Bli stående her ved ditt brennoffer mens jeg går der bort for å få en åpenbaring.
Balam Balaka, ‹‹Az ötede RABbe danışacağım, sen burada yakmalık sununun yanında bekle›› dedi.Potom povedal Balákovi: Stoj tu pri svojej zápalnej obeti, kým ja pojdem tamto v ústrety Hospodinovi.
Balam Balaka, ‹‹Az ötede RABbe danışacağım, sen burada yakmalık sununun yanında bekle›› dedi.Řekl pak Balákovi: Postůj tuto při zápalné oběti své, a já půjdu tamto vstříc Hospodinu.
Balam Balaka, ‹‹Az ötede RABbe danışacağım, sen burada yakmalık sununun yanında bekle›› dedi.Rzekł tedy Balaam do Balaka: Zostaó tu przy całopaleniu twojem, a ja zabieżę tam Panu.
Balam Balaka, ‹‹Az ötede RABbe danışacağım, sen burada yakmalık sununun yanında bekle›› dedi.Sitten Bileam sanoi Baalakille: "Asetu tähän polttouhrisi ääreen, ehkä hän kohtaa minua tuolla".
Balam Balaka, ‹‹Az ötede RABbe danışacağım, sen burada yakmalık sununun yanında bekle›› dedi.Toen zei Bileam tegen de koning: "Blijf hier bij uw brandoffer staan, dan zal ik de HERE om raad vragen."
Balam Balaka, ‹‹Az ötede RABbe danışacağım, sen burada yakmalık sununun yanında bekle›› dedi.Und (Bileam) sprach zu Balak: Tritt her zu deinem Brandopfer; ich will dort warten.
Balam Balaka, ‹‹Az ötede RABbe danışacağım, sen burada yakmalık sununun yanında bekle›› dedi.Y Balaam dijo a Balac: --Ponte aquí junto a tu holocausto, y yo iré a encontrarme con él allá
Balam Balaka, ‹‹Az ötede RABbe danışacağım, sen burada yakmalık sununun yanında bekle›› dedi.Και ειπε προς τον Βαλακ, Στηθι αυτου πλησιον του ολοκαυτωματος σου και εγω θελω συναντησει εκει τον Κυριον.
Balam Balaka, ‹‹Az ötede RABbe danışacağım, sen burada yakmalık sununun yanında bekle›› dedi.И сказал Валаам Валаку: постой здесь у всесожжения твоего, а я пойдутуда навстречу Богу .
Balam Balaka, ‹‹Az ötede RABbe danışacağım, sen burada yakmalık sununun yanında bekle›› dedi.Тогава Валаам рече на Валака: Застани тука при всеизгарянето си, а аз ще срещна Господа там.
Balam Balaka, ‹‹Az ötede RABbe danışacağım, sen burada yakmalık sununun yanında bekle›› dedi.ויאמר אל בלק התיצב כה על עלתך ואנכי אקרה כה׃
Balam Balaka, ‹‹Az ötede RABbe danışacağım, sen burada yakmalık sununun yanında bekle›› dedi.فقال لبالاق قف هنا عند محرقتك وانا اوافي هناك
Balam Balaka, ‹‹Az ötede RABbe danışacağım, sen burada yakmalık sununun yanında bekle›› dedi.巴 蘭 對 巴 勒 說 、 你 站 在 這 燔 祭 旁 邊 、 等 我 往 那 邊 去 迎 見 耶 和 華
Balam Balaka, ‹‹Az ötede RABbe danışacağım, sen burada yakmalık sununun yanında bekle›› dedi.巴蘭對 巴 勒說 、 你 站 在 這燔祭 旁邊 、 等 我 往那 邊 去 迎見 耶和華
Balam Balaka, ‹‹Burada benim için yedi sunak kur ve yedi boğayla yedi koç hazırla›› dedi.A Balám povedal Balákovi: Postav mi tu sedem oltárov a prihotov mi tu sedem juncov a sedem baranov.
Balam Balaka, ‹‹Burada benim için yedi sunak kur ve yedi boğayla yedi koç hazırla›› dedi.A řekl Balám Balákovi: Udělej mi tuto sedm oltářů, a připrav mi také sedm volků a sedm skopců.
Balam Balaka, ‹‹Burada benim için yedi sunak kur ve yedi boğayla yedi koç hazırla›› dedi.Balaam a zis lui Balac: ,,Zideşte-mi aici şapte altare, şi pregăteşte-mi aici şapte viţei şi şapte berbeci.``
Balam Balaka, ‹‹Burada benim için yedi sunak kur ve yedi boğayla yedi koç hazırla›› dedi.Balaam disse a Balak: «Costruiscimi qui sette altari e preparami qui sette giovenchi e sette arieti»
Balam Balaka, ‹‹Burada benim için yedi sunak kur ve yedi boğayla yedi koç hazırla›› dedi.Balaam dit à Balak: Bâtis-moi ici sept autels, et prépare-moi ici sept taureaux et sept béliers.
Balam Balaka, ‹‹Burada benim için yedi sunak kur ve yedi boğayla yedi koç hazırla›› dedi.Balaam pa reče Balaku: Zgradi mi tu sedem oltarjev in pripravi sem sedem juncev in sedem ovnov.
Balam Balaka, ‹‹Burada benim için yedi sunak kur ve yedi boğayla yedi koç hazırla›› dedi.Da sa Bileam til Balak: Bygg syv alter for mig her, og la mig få hit syv okser og syv værer!
Balam Balaka, ‹‹Burada benim için yedi sunak kur ve yedi boğayla yedi koç hazırla›› dedi.Disse Balaão a Balaque: Edifica-me aqui sete altares e prepara-me aqui sete novilhos e sete carneiros.
Balam Balaka, ‹‹Burada benim için yedi sunak kur ve yedi boğayla yedi koç hazırla›› dedi.Entonces Balaam dijo a Balac: --Edifícame aquí siete altares, y prepárame siete toros y siete carneros
Balam Balaka, ‹‹Burada benim için yedi sunak kur ve yedi boğayla yedi koç hazırla›› dedi.És monda Bálám Báláknak: Építs itt nékem hét oltárt, és készíts el ide nékem hét tulkot és hét kost.
Balam Balaka, ‹‹Burada benim için yedi sunak kur ve yedi boğayla yedi koç hazırla›› dedi.I rzekł Balaam do Balaka: Zbuduj mi tu siedem ołtarzów, a nagotuj mi tu siedem cielców, i siedem baranów;
Balam Balaka, ‹‹Burada benim için yedi sunak kur ve yedi boğayla yedi koç hazırla›› dedi.발람이 발락에게 이르되 나를 위하여 여기 일곱 단을 쌓고 거기 수송아지 일곱과 수양 일곱을 준비하소서 하매
Balam Balaka, ‹‹Burada benim için yedi sunak kur ve yedi boğayla yedi koç hazırla›› dedi.Och Bileam sade till Balak: »Bygg här åt mig sju altaren, och skaffa hit åt mig sju tjurar och sju vädurar.»
Balam Balaka, ‹‹Burada benim için yedi sunak kur ve yedi boğayla yedi koç hazırla›› dedi.Og Bileam sagde til Balak: "Byg mig syv Altre her og skaf mig syv unge Tyre og syv Vædre herhen!"
Balam Balaka, ‹‹Burada benim için yedi sunak kur ve yedi boğayla yedi koç hazırla›› dedi.Und Bileam sprach zu Balak: Baue mir hier sieben Altäre und schaffe mir her sieben Farren und sieben Widder.
Balam Balaka, ‹‹Burada benim için yedi sunak kur ve yedi boğayla yedi koç hazırla›› dedi.И сказал Валаам Валаку: построй мне здесь семь жертвенников иприготовь мне семь тельцов и семь овнов.
Balam Balaka, ‹‹Burada benim için yedi sunak kur ve yedi boğayla yedi koç hazırla›› dedi.Тогава Валаам каза на Валака: Издигни тук седем жертвеника, и приготви ми тук седем юнеца и седем овена.
Balam Balaka, ‹‹Burada benim için yedi sunak kur ve yedi boğayla yedi koç hazırla›› dedi.ויאמר בלעם אל בלק בנה לי בזה שבעה מזבחת והכן לי בזה שבעה פרים ושבעה אילים׃
Balam Balaka, ‹‹Burada benim için yedi sunak kur ve yedi boğayla yedi koç hazırla›› dedi.فقال بلعام لبالاق ابن لي ههنا سبعة مذابح وهيّئ لي ههنا سبعة ثيران وسبعة كباش.
Balam Balaka, ‹‹Burada benim için yedi sunak kur ve yedi boğayla yedi koç hazırla›› dedi.巴 蘭 對 巴 勒 說 、 你 在 這 裡 給 我 築 七 座 壇 、 為 我 豫 備 七 隻 公 牛 、 七 隻 公 羊
Balam Balaka, ‹‹Burada benim için yedi sunak kur ve yedi boğayla yedi koç hazırla›› dedi.巴蘭對 巴 勒說 、 你 在 這裡給 我 築七 座壇 、 為 我 豫備 七 隻 公牛 、 七 隻 公羊
Balam, ‹‹Ben ancak RABbin söylememi istediği şeyleri söylemeliyim›› diye yanıtladı.A on odpowiedział i rzekł: Azaż nie mam tego pilnować i mówić, co Pan włożył w usta moje?
Balam, ‹‹Ben ancak RABbin söylememi istediği şeyleri söylemeliyim›› diye yanıtladı.E ele respondeu: Porventura não terei cuidado de falar o que o Senhor me puser na boca?
Balam, ‹‹Ben ancak RABbin söylememi istediği şeyleri söylemeliyim›› diye yanıtladı.El a răspuns, şi a zis: ,,Nu trebuie oare să spun ce-mi pune Domnul în gură?``

İlgili Sayfalar