Ana içeriğe geç
Sözlük

balıkçılık ile cümle

balıkçılık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Balıkçılık en popüler hobilerinden biridir.Fishing is one of the most popular hobbies.
Balıkçılık benim hayatımda yok.Fishing is not in my life.
Adanın ekonomisi balıkçılık sektörüne bağlıdır.The economy of the island is dependent on the fishing industry.
Birçok hobilerim var, örneğin balıkçılık ve tırmanma.I have many hobbies - fishing and climbing, for example.
Beni balıkçılık hakkında kitabım var.I have a book about fishing.
Ben balıkçılık yapardım.I used to do fishing.
Ben balıkçılıkla çok ilgilenirim.I am very interested in fishing.
Köylüler özellikle balıkçılık ile meşguldürler.The villagers are occupied mainly with fishing.
Onun balıkçılık için bir tutkusu var.He has a passion for fishing.
Babamın hobisi balıkçılıktır.My father's hobby is fishing.
Tom balıkçılık ile ilgili ilk şeyi bilmiyor.Tom doesn't know the first thing about fishing.
Tom balıkçılık hakkında bir şey bilmiyor.Tom doesn't know a thing about fishing.
O adadaki halk geçimini balıkçılıkla sağlıyor.That island's population lives on fishing.
Balıkçılık ruhsatınız var mı?Do you have a fishing license?
Balıkçılık Tom'un hayatı.Fishing is Tom's life.
Balıkçılık Tom'un şimdiye kadar yapmak istediği tek şey.Fishing is the only thing Tom ever wants to do.
O, Tom'u bir balıkçılık gezisine götürdü.He took Tom on a fishing trip.
Burada bir sürü balık yakaladım. Burası büyük bir balıkçılık bölgesi.I've caught a lot of fish here. It's a great fishing spot.
Balıkçılık için ne güzel bir sabah!What a beautiful morning for fishing!
Tom ve ben balıkçılık arkadaşlarıyız.Tom and I are fishing buddies.
Balıkçılık yapıyor.He is a fishmonger.
Balıkçılık gölde yasaktır.Fishing is prohibited in the lake.
Kirlilik nedeniyle balıkçılık yasaktır.Fishing is prohibited because of the pollution.
Balıkçılık mevsimi ne zaman başlıyor?When does fishing season start?
Avcılık, sualtı dalış, balıkçılık ve keşfetme onun ilgi alanları arasındadır.Hunting, underwater diving, fishing and exploring are among his interests.
Tom'un balıkçılık lisansı yok.Tom doesn't have a fishing license.
Balıkçılık, avcılık, yürüyüş ve kayakçılık popülerdir.Fishing, hunting, hiking and skiing are popular.
Kendi balıkçılık ekipmanını getir.Bring your own fishing equipment.
Tom en iyi balıkçılık yerlerini bilir.Tom knows all the best fishing spots.
Tom balıkçılıkla ilgili bildiği her şeyi Mary'ye öğretti.Tom taught Mary everything he knew about fishing.
Balıkçılık Cezayir'de önemli bir sektördür.Fishing is a significant sector in Algeria.
"Karekin Deveciyan'ın 1915 Tarihli "Balık ve Balıkçılık" Eseri" (PDF)."Karekin Deveciyan'ın 1915 Tarihli "Balık ve Balıkçılık" Eseri" (PDF).
2010 yılında Japonya'nın toplam balıkçılık üretimi 4.762.469 balıktır.In 2010, Japan's total fisheries production was 4,762,469 fish.
Makaroni penguenleri, ticari balıkçılık ve deniz kirliliğinden etkilenebilmektedir.The macaroni penguin may be being impacted by commercial fishing and marine pollution.
Balıkçılık, özellikle Japonya ve Çin'de önemli bir gıda kaynağıdır.Fishing is a major source of food, particularly in Japan and China.
Peter'ın yeni balıkçılık kariyerindeki işi beklediği kadar iyi gitmemektedir.Peter's new fishing career does not prove successful.
Balıkçılık potansiyeli, özellikle ıstakoz ve ton balığı, tamamen işlenmemektedir.However, the fishing potential, mostly lobster and tuna, is not fully exploited.
2010'da Hindistan, dünyanın en büyük altıncı balıkçılık endüstrisine sahipti.In 2010, India had the world's sixth-largest fishing industry.
Kasım 1952'den itibaren balıkçılık müfettişi olarak görev yaptı.From November 1952, he served as inspector of fish farming.
Bölgede "Ölü nehir" olarak bilinen Sasar; yüzme, yıkama veya balıkçılık için uygun değildir.The Săsar, locally known as the "dead river," is unsuitable for bathing, washing, or fishing.
Nijer Nehri'nde ticari balıkçılık vardır.Commercial fishing occurs on the Niger River.
Ada, 1970'lerde ise balıkçılık ve turizm merkezi olmuştur.The island became a tourist and fishing centre in the 1970s.
Noatak, 19. yüzyülde balıkçılık ve avcılık kampı olarak kuruldu.Noatak was established as a fishing and hunting camp in the 1800s.
Ticari balıkçılık izne tabidir.Commercial fishing requires permission.
Göl üzerindeki balıkçılık çok yaygındır.Fishery on the lake is common.
Önemli balıkçılık alanları sunar.It hosts important fisheries.
Ramsgate'in ana cazibe merkezi kıyı şerididir ve ana ekonomisi turizm ve balıkçılıktır.Ramsgate’s main attraction is its coastline, and its main industries are tourism and fishing.
Balıkçılık da önemlidir.Fishing is important as well.
Balıkçılık için kullanılan takalar genellikle daha küçük olur.Those employed in fishing are generally smaller.
Balıkçılık ve ilgili endüstriler şehrin ekonomisinin %85'ini oluşturmaktadır.Presently, fishing and associated industries account for 85% of jobs in the town.
Aşırı avlanma ve yıkıcı balıkçılık uygulamaları nedeniyle alan ciddi bir tehdit altındadır.The area is under a grave threat due to overfishing and destructive fishing practices.
Avcılık dünyası ve balıkçılık ile ilgili yapımlar yayınlayan Fransız belgesel kanalıdır.Chasse et Pêche is a French television channel dedicated to hunting and fishing.
Ahtapota olan talep, birçok önemli balıkçılık alanında aşırı avlanma ile sınırlandırılmıştır.The supply of octopus has been constrained by overfishing in many key fisheries.
"Günümüzden 42.000 Yıl Önce Modern İnsanların Denizcilik Becerileri ve Pelajik Balıkçılık"."Pelagic Fishing at 42,000 Years Before the Present and the Maritime Skills of Modern Humans".
İlk Balıkçılık ve Sosyal İşleri bakanıdır.He first became minister of Fisheries and Social affairs.
Ayrıca hayvancılık ve balıkçılık da önemlidir.Fishing and cattle are also important.
Marijnen 19 Mayıs 1959'da Tarım ve Balıkçılık Bakanı olarak göreve başladı.Marijnen took office as the Minister of Agriculture and Fisheries on 19 May 1959.
Bölgede balıkçılık yeniden ana ekonomik faaliyet olmuştur.Fishing has again become a major economic activity in the region.
Daha sonra ise korsan radyo yayıncılığına geçmeden önce bir süre balıkçılık yaptı.He then became a fisherman before moving into pirate radio.
Kış süresince kıyıda balıkçılık yapan gruplar iç bölgelere avlanmaya ve yiyecek bulmaya geliyordu.During the winter, coastal fishing groups moved inland to hunt and trap fresh food and furs.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod