Ana içeriğe geç
Sözlük

balı ile cümle

balı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Babam sık sık balık tutmaya giderdi.My father would often go fishing.
Babam balık tutmayı sever, ve ben de.My father likes fishing, and so do I.
Babam balık tutmayı sever; aynı şekilde ben de.My father likes fishing, and so do I.
Erkek kardeşimle nehirde balık tutmaya gittim.I went fishing with my brother in the river.
Geçen Pazartesi balık tutmaya gittim.I went fishing last Monday.
O zaman kadar o tür bir balık hiç görmemiştim.I had never seen that kind of fish until then.
Beni balıkçılık hakkında kitabım var.I have a book about fishing.
Thames River'da balık tuttum.I fished in the Thames River.
Neredeyse hiç balık yakalamadım.I almost caught the fish.
Ben balıkçılık yapardım.I used to do fishing.
Tatillerde saatlerce balık tutardım.I used to fish for hours on holidays.
Ben balık severim.I like fish.
Her gün eti balığa tercih ederim.I prefer meat to fish any day.
Eti balıktan daha çok severim.I like meat better than fish.
Eti balığa tercih ederim.I'd prefer meat to fish.
Dün nehirde balık tutmaya gittim.I went fishing in the river yesterday.
Dün beş balık yakaladım.I caught five fish yesterday.
Dün büyük bir balık yakaladım.I caught a big fish yesterday.
Çiğ balığa katlanamam.I can't stand raw fish.
Ben bir çocukken balık yiyemezdim.I couldn't eat fish when I was a child.
Çocukken nehirde balık tutmaya giderdim.I used to go fishing in the river when I was a child.
Ben bir çocukken, balık tutmaya giderdim.As a boy, I used to go fishing.
Canlı bir balinayı asla görmedim.I've never seen a live whale.
Nehirde balık tutmayı seviyorum.I like to fish in the river.
Nehirde balık tutmaya gittim.I went fishing in the river.
Balık tutmaya gitmemizi önerdim.I suggested that we go fishing.
Ben balıkçılıkla çok ilgilenirim.I am very interested in fishing.
Balığı ete tercih ederim.I prefer fish to meat.
Babamla birlikte balık tutmaya gitmek istiyorum.I like to go fishing with my father.
Mümkünse, balık tutmaya gitmek istiyorum.I'd like to go fishing if possible.
Çiğ balık şöyle dursun,ızgara balıktan hoşlanmam.I don't like grilled fish, let alone raw fish.
Taze balık yemek istiyorum.I want to eat fresh fish.
İnsan için hava neyse, balık için de su odur.Water is to fish what air is to man.
Suda yüzen bazı küçük balıkları görebiliyorum.I can see some small fish swimming about in the water.
Yüzmeye ya da balık tutmaya gidebilirsin.You may go swimming or fishing.
Temiz su, balıkları beslemez.Clear water breeds no fish.
Suda yüzen balığı görebiliyor musun?Can you see fish swimming in the water?
Ufukta bazı balıkçı tekneleri görürüm.I see some fishing boats on the horizon.
Bir kez canlı bir balina gördüm.I have once seen a live whale.
Hiç çiğ balık yedin mi?Have you ever eaten raw fish?
Geçen hafta yakaladığım yılan balığı hâlâ canlı.The eel I caught last week is still alive.
Geçen gün hayatımda ilk kez balık tutmaya gittim.The other day I went fishing for the first time in my life.
Nehirde hiç balık yakaladın mı?Did you catch any fish in the river?
Nehirde balık tutmaya gitti.He went fishing in the river.
Birkaç adam nehir kıyısında balık avlıyor.Several men are fishing from the riverbank.
Köylüler özellikle balıkçılık ile meşguldürler.The villagers are occupied mainly with fishing.
Okyanusta balık doludur.Fish abounds in the ocean.
Büyük balık küçüğü yer.The great fish eat the small.
Gölette birçok canlı balık gördük.We saw a lot of live fish in the pond.
Göletteki şu balıklara bak.Look at those fish in the pond.
Gölde çok sayıda balık var.There are a lot of fish in the pond.
Yavrularını besleyen ve barındıran kuşların aksine balıklar yumurtalarını terk eder.Unlike birds, which feed and shelter their young, fish abandon their eggs.
Balık tutmaya gelince, o bir uzmandır.When it comes to fishing, he's an expert.
Balık tutmaya gitmek için bu sabah erken kalktım.I got up early this morning to go fishing.
Bu sabah balığa gitmek için erken kalktım.I got up early this morning to go fishing.
Ben balık tutmaya gittim.I went fishing.
O, balık tutmaya gitmeden önce, yem için yeri kazıp birkaç solucan çıkardı.Before he went fishing, he dug up some worms for bait.
Balıkçı oltayı suya fırlattı.The fisherman cast the fishing line into the water.
Hava güzeldi, bu yüzden balık tutmaya gittik.The weather was fine, so we went fishing.
Güzel bir gün ve canım balığa gitmek istiyor.It's fine day and I feel like going fishing.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod