Onun balığa gitmesine izin vermeliydim.I should've let her go fishing.
Tom balık tutmak için dışarı çıktı.Tom went out fishing.
Tom üç balık yakaladı.Tom caught three fish.
Tom balık sevmiyor.Tom doesn't like fish.
Tom'un cesedi denizde başıboş yüzerken balıkçılar tarafından bulundu.Tom's body was found by fishemen floating adrift in the sea.
Balık suda değil.The fish is not in the water.
Avcılık, sualtı dalış, balıkçılık ve keşfetme onun ilgi alanları arasındadır.Hunting, underwater diving, fishing and exploring are among his interests.
Tom bir yılan balığı gibi kaygan.Tom is slippery as an eel.
Balıkların ses telleri var mıdır?Do fish have vocal chords?
Balinalar hakkında bir şey biliyor musun?Do you know anything about whales?
Belki gelecek hafta balığa çıkabiliriz.Maybe we can go fishing next week.
Bizimle balığa çıkmak istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want to go fishing with us?
Bu sezon balık avı nasıl gidiyor?How is the fishing going this season?
Yunuslar balık değildir.Dolphins aren't fish.
Tom neredeyse her gün balık tutmaya gider.Tom goes fishing almost every day.
Tom akvaryumu için birkaç asker balığı aldı.Tom bought some squirrelfish for his aquarium.
Tom siyah bir balıkçı kazağı giyiyordu.Tom was wearing a black turtleneck.
Arıcılar balı toplamak için peteği kaldırdılar.Beekeepers remove the honeycomb to collect the honey.
Balık tutmada iyi değilim.I'm not good at fishing.
Mor köpek balıkları tehlikeli hayvanlardır.Purple sharks are dangerous animals.
Kılıç balığı yedik.We ate swordfish.
Et mi yoksa balık mı?Meat or fish?
Ton balığı çok hızlı yüzebilir.Tuna can swim very fast.
Ton balıkları hidrodinamik bir vücuda sahiptirler.Tuna have a hydrodynamic body.
Bizim gelecekte ton balığı yememizin mümkün olmaması mümkündür.It is possible that we will not be able to eat tuna in the future.
Bizim gelecekte ton balığı yememizin mümkün olmayacağı mümkündür.It's possible that we won't be able to eat tuna in the future.
Katil balinalar güzel ama tehlikelidirler.Killer whales are beautiful but dangerous.
O bir ringa balığı salatası yedi.He ate a herring salad.
Biz birlikte balık tutmaya giderdik.We used to go fishing together.
Balık sevmez misin?Don't you like fish?
Neden balık tutmaya gitmek istiyorsun?Why do you want to go fishing?
Neden bu havuzda hiç balık yok.Why aren't there any fish in this pond?
Bali'ye gitmek istiyorum.I want to go to Bali.
Marie sana nasıl balık tutacağını gösterecek.Marie will show you how to catch a fish.
Nasıl bir balık yakalayacağını sana göstereceğiz.We will show you how to catch a fish.
Balık senin için iyidir.Fish is good for you.
Annem balık kafası yemeyi sever.Mom likes to eat fish-head.
Nehirde birçok turuncu balık vardır.There are many orange fishes in the river.
Balık akvaryumunu kim kırabilirdi?Who could've broken the fishbowl?
Mavi balina bütün zamanların en büyük hayvanıdır.The blue whale is the largest animal of all time.
Tütsülenmiş ringa balığına isli ringa balığı denir.Smoked herring is called buckling.
Bana balık gerek.I need fish.
Balığa ihtiyacım var.I need fish.
Balıklar nasıl yüzeceğini bilir.Fishes know how to swim.
Turna balıkları yenilebilir mi?Are pike edible?
Ben gölde bir balığım.I am a fish in the river.
Balıkların solungaçları ve yüzgeçleri vardır.Fish have gills and fins.
Suda bir yılan balığı var.There is an eel in the water.
İlk defa böyle büyük bir balık yakaladım!This is the first time I've caught such a big fish!
Hangisini tercih edersin, et mi yoksa balık mı?Which do you prefer, meat or fish?
Balığı yemlediler.They fed the fish.
Bazı mürekkep balıklarının kabukları vardır.Some cuttlefish have shells.
Siz balık pazarında mürekkepbalığı satın alabilirsiniz.You can buy cuttlefish at the fish market.
Haydi balığı pişirip yiyelim.Let's cook and eat the fish!
Balık temiz mavi gökyüzünden ortaya çıkıyordu!Fish were falling out of the clear blue sky!
Mavi balina en büyük deniz memelisi olup, dünyadaki de en büyük memelidir.The blue whale is the largest marine mammal, and the largest mammal on earth.
Biz balık ve buharda pişmiş sebze yedik.We ate fish and steamed vegetables.
Tom yapması gereken şeyi yapmak yerine balık tutmaya gitti.Instead of doing what he was supposed to do, Tom went fishing.
Tom'un balıkçılık lisansı yok.Tom doesn't have a fishing license.
Sahildeki ölü balıklar kokmaya başladı.The dead fish on the beach have started to smell.