Ana içeriğe geç
Sözlük

balı ile cümle

balı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ne tür balık istiyorsun?What kind of fish do you want?
Tom bir balık tutma yolculuğuna gitti.Tom went on a fishing trip.
Bugün balık tutmaya gitmemeliydin.You shouldn't have gone fishing today.
Bugün balık tatmaya gitmemelisin.You shouldn't go fishing today.
Tom balık gibi yüzer.Tom swims like a fish.
Bu gölde tüm balıklar siyanür zehirlenmesinden öldü.All the fish in this lake died from cyanide poisoning.
Tom tanktaki balığa bakıyor.Tom is looking at the fish in the tank.
Tom menüye baktı ve bir balık yemeği sipariş etmeye karar verdi.Tom looked at the menu and decided to order a fish dish.
Ağabeyim her hafta sonu balık tutmaya gider.My older brother goes fishing every weekend.
Abim her hafta sonu balık tutmaya gider.My older brother goes fishing every weekend.
Balık kavağa çıkınca!When pigs fly!
Senin en iyi arkadaşının kız arkadaşı bir balina kadar büyük.Your best friend's girlfriend is as big as a whale.
Keşke tabağımda bir balık olsan.I wish you were a fish in my dish.
Geçen hafta sonu Tom'la balık tutmaya gitmedim.I didn't go fishing with Tom last weekend.
Babamla balığa gitmeyi severim.I like going fishing with my dad.
Balıkçıl her gün yemek için avlanmak zorundadır.The heron had to hunt for food every day.
Umarım benim yakaladığımdan daha fazla balık yakaladın.I hope you caught more fish than I did.
Balıkçılık mevsimi ne zaman başlıyor?When does fishing season start?
Tom babasıyla balığa çıkardı.Tom used to go fishing with his father.
Seninle balığa gitmek istemiyorum.I have no interest in going fishing with you.
Marie balığı besledi.Marie fed the fish.
Japon milleti ton balığı yemeyi sever.Japanese people like to eat tuna.
Ben her hafta balık tutmaya giderim.I go fishing every week.
Somon balığı 12 feet yüksekliğe kadar sıçrayabilir.Salmon can jump up to 12 feet high.
Denizde balıklar var.There are fish in the sea.
Erişteli ton balığı güvecini sevdiğini umuyorum.I hope you like tuna noodle casserole.
Tom'un balıklarına yem vermek için uğramıştım.I came by to feed Tom's fish.
Tom bana kızartacak daha büyük bir balığı olduğunu söyledi.Tom told me that he had bigger fish to fry.
Tom'un kızartma için daha büyük balığı var.Tom has bigger fish to fry.
Yem olmadan, herhangi bir balık yakalamak zor olacaktır.Without bait, it'll be hard to catch any fish.
Tom hafta sonlarında sık sık balığa gider.Tom often goes fishing on weekends.
Köpek balıklarına bak.Look at the sharks.
Yem olmadan balık yakalamak zor.It's hard to catch fish without bait.
Büyük balık derinleri sever.The big fish loves the deep.
Bugün kahvaltı için biraz tütsülenmiş ringa balığı yedim.Today I had some kipper for breakfast.
Az önce yakaladığım o balıklar bu gece akşam yemeğimiz olacak.Those fish I just caught will be our dinner tonight.
Bu gece akşam yemeği için balık yiyeceğiz.We're going to have fish for dinner tonight.
Bu havuzda hiç balık yok.There aren't any fish in this pond.
Balık tutmak için genellikle nereye gidersin?Where do you usually go fishing?
Hiç mızrakla balık tutmaya gittin mi?Have you ever gone spear fishing?
Balık tutmaya gitmek ister misin?Do you want to go fishing?
Tom ve Mary balık tutmaya gitti.Tom and Mary went fishing.
Tom'un balık tutmaya gitmesine izin vermeliydim.I should've let Tom go fishing.
Hiç balık yakalamadım.I didn't catch any fish.
Bunlar balık değil.These aren't fish.
Balık tutmayı severim.I like to fish.
Tom balıklardan birini aldı.Tom took one of the fish.
Bunlar size bahsettiğim balıklar.These are the fish I was telling you about.
Balık yüzmek ister.Fish wants to swim.
Bu küçük gölde elektrikli yılan balıkları vardır.There are electric eels in this small lake.
Tom böyle kötü bir havada balık tutmaya gitmemesi için balıkçıyı umutsuzca uyardı.Tom desperately warned the fisherman not to go fishing on such a bad weather.
Onlarla balık tutmaya gittim.I went fishing with them.
Onunla balık tutmaya gittim.I went fishing with him.
Bizi balık tutmaya götürdüğün için teşekkürler.Thanks for taking us fishing.
Onları balık tutmaya götürdüğün için teşekkürler.Thanks for taking them fishing.
Beni balık tutmaya götürdüğün için teşekkürler.Thanks for taking me fishing.
Onu balık tutmaya götürdüğün için teşekkürler.Thanks for taking him fishing.
Balığa gitmene izin vermeliydim.I should've let you go fishing.
Balığa gitmelerine izin vermeliydim.I should've let them go fishing.
Balığa gitmesine izin vermeliydim.I should've let him go fishing.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod