Kazıklar tamamiyle zemin suyuna yerleştirildi, bakteriler tarafından sebeb olacak çürümeyi önlemek için.Celé telo bolo vytreté palmovým vínom, aby ho nezačali rozkladať baktérie.
Bu bakteriler sıcaklık değişimlerine karşı da oldukça hassastırlar.Zmenu teploty merajú veľmi citlivé teplomery.
Bakteriler kan yoluyla da yayılabilir.Bakterije se lahko širijo tudi preko krvi.
Edwin Klebs, 1875'te pnömoniden ölen kişilerin hava yollarında bakterileri gözlemleyen ilk kişidir.Edwin Klebs je leta 1875 kot prvi opazil bakterije v dihalnih poteh oseb, ki so umrle zaradi pljučnice.
Bu tahliller, teşhis koymak için canlı bakterilere ihtiyaç duymadıklarından zaman duyarlı değildir.Ti testi so časovno manj občutljivi, saj za diagnozo ne potrebujejo živih bakterij.
D-alanin, bazı bakterilerin hücre duvarlarında ve peptid antibiyotiklerin yapılarında da bulunmaktadır.D-alanin se pojavlja v bakterijskih celičnih stenah in v nekaterih peptidnih antibiotikih.
Abseler normalde aspirasyon pnömonisinde oluşur ve çoğunlukla değişik türde bakterileri içerir.Ognojki se običajno pojavijo pri aspiracijski pljučnici, pogosto vsebujejo več vrst bakterij.
Bakteriyel vajinoz (BV), vajinada bakterilerin sebep olduğu bir hastalıktır.Bakterijska vaginoza (BV) je bolezen nožnice, ki jo povzroča čezmerna rast bakterij.
Bartonella henselae, Bartonella cinsi bakterilerin bir üyesidir.Bakterija Bartonella henselae se prenaša z mačjo slino.
Antibiyotikler tedaviye yaramazlar, çünkü antibiyotikler yalnızca bakterilere etki ederler.(Koristno je, misliti na to, da se z antibiotiki ne zdravijo vse bolezni, ki jih povzročajo bakterije.
Mor renkli bakteriler Gram pozitif, pembe-kırmızı renkli bakteriler ise Gram negatif olarak değerlendirilir.Na mikroskopski sliki so gram-pozitivne bakterije obarvane vijolično, gramnegativne pa rdeče.
Sadece kemosentezle besin üretebilen bazı türlerinde gerçekleşir (Kemosentetik bakteriler).Kitur vandentakiai (vadžiai) susidaro tik po retų liūčių.
Diğer bakterilerle kıyaslandıklarında çok daha uzun ancak çok daha ince bakterilerdir.Juk palyginus su bakterijomis, jos net labai didelės.
Bakteriler de bitkiler gibi güçlü hücre duvarına sahiptirler.Šios bakterijos turi storas ląstelės sieneles.
Laboratuvarda bakteriler çoğu zaman katı veya sıvı ortamda büyütülürler.Laboratorijoje bakterijos paprastai auga kietoje arba skystoje terpėje.
Mikrobiyolojinin bakterileri inceleyen bir alt dalıdır.Bakterijas tiria mikrobiologijos šaka bakteriologija.
Oksijenli solunum yapan bakterilerde ve Fakültatif bakterilerde görülür.Minta žiaunose gyvenančių ir sierą oksiduojančių bakterijų tiekiama energija.
Bakterilerde 16S, 23S ve 5S rRNA genleri beraberce transkripsiyonu yapılan bir operon olarak organize olurlar.Bakteriaalsed 16S, 23S ja 5S rRNA geenid on tüüpiliselt organiseeritud ühe operoni seisusesse.
Bakterileri bitki olarak sınıflandıran ilk kişi Cohn'dur.Cohn oli esimene, kes klassifitseeris bakterid taimede hulka.
Bakterilerin araştırıldığı bilim bakteriyolojidir, bu, mikrobiyolojinin bir dalıdır.Baktereid ja arhesid uurivat teadusharu nimetatakse bakterioloogiaks, mis on üks mikrobioloogia haru.
Ayrıca proteus ve escherichia coli isimli bakterilerde iltihaplanmaya sebep olur.Toimib tõhusalt Klebsiella ja Escherichia coli bakterite vastu.
Bu, bakteriler arasında en yaygın olanıdır.Üheks levinumaks neist on bakteriaalne vaginoos.
Gram-negatif bakterilerde, S-tabakası direkt olarak dış membrana bağlıdır.Gramnegatiivsete bakterite S-kiht on otseselt seotud välismembraaniga.
Polisakkarit grubu farklı bakteriler arasında büyük çeşitlilik gösterir.Valke sekreteerivad väga mitmesugused bakterid.
Birincil ayrıştırıcılar bakteriler ve mantarlardır.Prokarüootsed on bakterite ja arhede rakud.
Aklımızı kurcalayan ilk soru bakterilerin nasıl olup da herhangi bir şey yapabildikleri idi.A kérdésünk az volt, hogy hogyan csinálhatnak bármit is egyátalán?
Aklımızı kurcalayan ilk soru bakterilerin nasıl olup da herhangi bir şey yapabildikleri idi.Câu hỏi ở đây là vi khuẩn có thể làm những việc đó ra sao.
Aklımızı kurcalayan ilk soru bakterilerin nasıl olup da herhangi bir şey yapabildikleri idi.Como é que elas podiam fazer fosse o que fosse?
Aklımızı kurcalayan ilk soru bakterilerin nasıl olup da herhangi bir şey yapabildikleri idi.De vraag was hoe ze überhaupt iets kunnen doen.
Aklımızı kurcalayan ilk soru bakterilerin nasıl olup da herhangi bir şey yapabildikleri idi.Frågan vi funderade på var hur de kunde göra någonting överhuvudtaget.
Aklımızı kurcalayan ilk soru bakterilerin nasıl olup da herhangi bir şey yapabildikleri idi.Întrebarea care a apărut a fost "Cum de pot totuși să facă ceva?"
Aklımızı kurcalayan ilk soru bakterilerin nasıl olup da herhangi bir şey yapabildikleri idi.정확히 말하면 그 모든 일들 도대체 "어떻게" 하냐는 거죠.
Aklımızı kurcalayan ilk soru bakterilerin nasıl olup da herhangi bir şey yapabildikleri idi.La domanda per noi è come possano agire, come possano fare quello che fanno.
Aklımızı kurcalayan ilk soru bakterilerin nasıl olup da herhangi bir şey yapabildikleri idi.La pregunta que tenemos es ¿cómo logran hacer alguna cosa?
Aklımızı kurcalayan ilk soru bakterilerin nasıl olup da herhangi bir şey yapabildikleri idi.La question que nous nous sommes posée est : comment pourraient-elles faire quoi que ce soit ?
Aklımızı kurcalayan ilk soru bakterilerin nasıl olup da herhangi bir şey yapabildikleri idi.Naszym pytaniem było, jak one w ogóle mogą cokolwiek robić?
Aklımızı kurcalayan ilk soru bakterilerin nasıl olup da herhangi bir şey yapabildikleri idi.Otázka, kterou jsme si položili, je jak můžou vůbec něco dělat?
Aklımızı kurcalayan ilk soru bakterilerin nasıl olup da herhangi bir şey yapabildikleri idi.Otázka, ktorou sme sa zaoberali, bola, ako vôbec môžu niečo robiť.
Aklımızı kurcalayan ilk soru bakterilerin nasıl olup da herhangi bir şey yapabildikleri idi.Pertanyaan yang kita punya adalah bagaimana pula mereka dapat melakukan sesuatu?
Aklımızı kurcalayan ilk soru bakterilerin nasıl olup da herhangi bir şey yapabildikleri idi.Wir fragten uns: Wie können sie überhaupt etwas erreichen?
Aklımızı kurcalayan ilk soru bakterilerin nasıl olup da herhangi bir şey yapabildikleri idi.Zanimalo nas je predvsem, kako sploh lahko kaj naredijo?
Aklımızı kurcalayan ilk soru bakterilerin nasıl olup da herhangi bir şey yapabildikleri idi.Το ερώτημα που είχαμε είναι πώς είναι ικανά να κάνουν οτιδήποτε;
Aklımızı kurcalayan ilk soru bakterilerin nasıl olup da herhangi bir şey yapabildikleri idi.Вопрос в том, как бактерии могут делать хоть что-то?
Aklımızı kurcalayan ilk soru bakterilerin nasıl olup da herhangi bir şey yapabildikleri idi.Но въпросът, до който стигнахме е -- как изобщо правят каквото и да било?
Aklımızı kurcalayan ilk soru bakterilerin nasıl olup da herhangi bir şey yapabildikleri idi.Питанням є те, яким чином вони взагалі можуть щось зробити?
Aklımızı kurcalayan ilk soru bakterilerin nasıl olup da herhangi bir şey yapabildikleri idi.השאלה היא - איך הם בכלל מסוגלים לעשות משהו?
Aklımızı kurcalayan ilk soru bakterilerin nasıl olup da herhangi bir şey yapabildikleri idi.السؤال الذي طرحناه هو كيف بآستطاعتها القيام بأي شي على الاطلاق
Aklımızı kurcalayan ilk soru bakterilerin nasıl olup da herhangi bir şey yapabildikleri idi.というのは、彼らはものすごく小さくて
Ama bakterilerin hücre duvarları kalın olduğu için,Ale protože bakterie mají pevné stěny, budou jen injekci
Ama bakterilerin hücre duvarları kalın olduğu için, DNAlarını bakterinin içine enjekte edecekler.Komórki bakteryjne mają mocne ściany komórkowe, więc wirusy po prostu wstrzykują swoje DNA do tych komórek.
Ama bakterilerin hücre duvarları kalın olduğu için, DNAlarını bakterinin içine enjekte edecekler.Mas uma vez que bactérias têm paredes duras, eles apenas irão inserir o DNA dentro das bactérias.
Ama bakterilerin hücre duvarları kalın olduğu için, DNAlarını bakterinin içine enjekte edecekler.Pero dado que las bacterias tienen paredes duras, sólo inyectará el ADN dentro de las bacterias.
Ama bakterilerin hücre duvarları kalın olduğu için,Але так як, у бактерії міцна оболонка, вірус інфікує
Ama bakterilerin hücre duvarları kalın olduğu için,كيف أن لديها حمضها الخاص ولكن بما أن البكتريا لديها جدار خارجي صلب
Ama bakterilerin hücre duvarları kalın olduğu için,細菌内 DNA。
Amaç, bunların bakterilere karşı geniş spektrumlu antibiyotikler olarak kullanılmaları.De hoop is dat deze gebruikt gaan worden als breedspectrumantibiotica die tegen alle bacteriën werken.
Amaç, bunların bakterilere karşı geniş spektrumlu antibiyotikler olarak kullanılmaları.Doufáme, že budou použity pro širokospektrální antibiotika, které fungují proti všem bakteriím.
Amaç, bunların bakterilere karşı geniş spektrumlu antibiyotikler olarak kullanılmaları.Harapannya adalah ini akan digunakan untuk antibiotik spektrum luas yang bekerja melawan semua bakteri.
Amaç, bunların bakterilere karşı geniş spektrumlu antibiyotikler olarak kullanılmaları.Hi vọng là những việc này được ứng dụng trong thuốc kháng sinh diện rộng để chống lại tất cả các vi khuẩn.
Amaç, bunların bakterilere karşı geniş spektrumlu antibiyotikler olarak kullanılmaları.저희는 이 전략이 모든 종류의 박테리아에 대항하는 다양한 종류의 항생제에 사용되기를 바랍니다.