Ana içeriğe geç
Sözlük

bakteri ile cümle

bakteri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tüm hayvanlar ve bitkiler, yaklaşık 3 milyar yıl önce yaşamış bakterimsi mikroorganizmalardan türemiştir.Mit dem Nattō-Bazillus verwandte Bakterien existierten schon vor 3 Mio. Jahren.
Bir yıl sonra 1973'te ilk kez genetiği değiştirilmiş bir bakteri yaratılmıştır.1977 gelang erstmals die gentechnische Herstellung eines menschlichen Proteins in einem Bakterium.
Lactobacillus olarak da bilinen bu bakteriler biralarda ekşimsi bir tada neden olur.Viele Bakterien bilden wie B. subtilis in dieser Phase auch Sporen.
Batı ülkelerinde her yıl 100.000 kişide her 3 kişi bakteriyel menenjite yakalanır.In westlichen Ländern kommen etwa 3 Fälle einer bakteriellen Meningitis auf 100.000 Einwohner pro Jahr vor.
Yine de bakteri 1965'te resmen Vibrio cholerae Pacini 1854 olarak yeniden adlandırılmıştır.1965 benannte man das Bakterium zu seinen Ehren „Vibrio cholerae Pacini 1854“.
1940 yılında Boston'da bulunan bir çocuk hastanesinde bakteriyolojist olarak çalışmaya başladı.1940 wurde er dort promoviert und als Bakteriologe am zentralen Kinderkrankenhaus in Boston angestellt.
Dünya nüfusunun üçte biri ile yarısı arasında bir kesim Hp bakterisini taşımaktadır.Etwa ein Drittel der Weltbevölkerung ist mit dem bakteriellen Erreger Mycobacterium tuberculosis infiziert.
Yeni doğanların %20-30'u bakteriyel menenjitin bir bölümünden ötürü hayatını kaybeder.Neugeborene Patienten können in 20–30 % der Fälle infolge einer bakteriellen Meningitis sterben.
Böylece, antibiyotikler sadece bakterilere zarar verirler.Antibiotika wirken jedoch nur gegen die bakteriellen Erreger.
1882 - Robert Koch, verem hastalığına neden olan bakteriyi (mycobacterium tuberculosis) keşfettiğini duyurdu.1882 beschrieb er unabhängig von Robert Koch den Tuberkulose-Bazillus (Mycobacterium tuberculosis).
Bu da bakteriyi dış dünyada yaşamını sürdürebilme yeteneğini kısıtlar.Sie erhöht die Resistenz und Überlebensfähigkeit des Bakteriums im Wasser.
Bu yükseklikten öte bakteri ve mantar sporlarına rastlanmamıştır.Bei keiner der oben genannten Arten sind Kopf und Thorax behaart.
Litotrofik bakteriler enerji kaynağı olarak inorganik bileşikler kullanırlar.Die Saprobionten nutzen dabei die organischen Verbindungen als Energiequelle.
Bu bakterilerin benzeri yoktur.Es bildet keine Bakteriensporen.
Proteaz enzimleri hayvan, bitki, bakteri, arkea ve virüslerde bulunur.Homologe Proteine finden sich in Bakterien, Pflanzen und Tieren.
Klamidya, filum Chlamydiae türü bakterilerin neden olduğu bir hastalık.Die Chlamydien-Infektion wird durch das Bakterium Chlamydophila felis hervorgerufen.
Bakteriler yalnızca hastalık yapan varlıklar olarak ele alınmamalıdır.Das Bakterium gilt nicht als Krankheitserreger.
Bu onları bakteriler ve protozoalardan ayırır.Letztere frisst daneben noch Bakterien und Protozoen.
Bazı bakteriler ayrıca genetik malzemelerini hücreler arasında aktarabilirler.Quelques bactéries peuvent également transférer du matériel génétique entre les cellules.
Dünya'da mikrobiyolojik hayatın gelişimi için geçen zamanın %80inde, sadece bakteriler vardı.Pour 80 % des cas où une vie microbienne est apparue, sur la Terre, il n'y a eu que de la vie bactérienne.
1884 yılında Berlin'de, iki büyük bakteri sınıfının ayırt edilmesi için bir yöntem geliştirdi.À Berlin, en 1884, il inventa une méthode pour distinguer deux groupes majeurs de bactéries.
E. coli bakterisi 15N içeren bir ortamda birkaç nesil boyunca büyütülür.Des bactéries Escherichia coli sont cultivées dans un milieu comportant du 15N.
Salmonella bakterisinin neden olduğu hastalık için Salmonellozis maddesine bakınız.Salmonellose causée par la bactérie Salmonella.
Litotrofik bakteriler enerji kaynağı olarak inorganik bileşikler kullanırlar.Les bactéries lithotrophes peuvent utiliser des composés inorganiques comme source d’énergie.
Bakteri ve arkeler de ATP üretmek için kemiosmozu kullanabilir.Les bactéries et les archées ont également recours à la chimiosmose pour produire leur ATP.
Bakteri ile temastan 10-40 gün sonra küçük ağrısız yumrular belirir.De petits nodules, indolores apparaissent environ 10 à 40 jours après le contact avec la bactérie.
Tedavi edilmeyen bakteriyel menenjit neredeyse her zaman ölümcüldür.Non traitée, la méningite bactérienne est presque toujours fatale.
Bakteriyel ve viral menenjitler bulaşıcıdır ama soğuk algınlığı ve gripteki kadar değil.Les méningites infectieuses sont contagieuses, bien que moins que le rhume ou la grippe.
Bakteriyel bir enfeksiyon durumunda ise antibiyotik kullanılır.En cas de surinfection bactérienne, on utilisera des antibiotiques.
Shigella dysenteriae, bakteriyel dizanterinin etmenidir.L'espèce Shigella dysenteriae est responsable de la dysenterie bacillaire ou shigellose.
Bakterilerin araştırıldığı bilim bakteriyolojidir, bu, mikrobiyolojinin bir dalıdır.L’étude des bactéries est la bactériologie, soit une des nombreuses branches de la microbiologie.
Bakteri türünün ilk adı Micrococcus radiodurans şeklindeydi.D'abord appelée Micrococcus radiodurans, la bactérie fut ensuite renommée Deinococcus radiodurans.
Birçok bakteriyel enfeksiyonlarda kullanılır.Elle est indiquée contre nombre d'infections bactériennes.
1882 - Robert Koch, verem hastalığına neden olan bakteriyi (mycobacterium tuberculosis) keşfettiğini duyurdu.1873-1882 : Robert Koch met en évidence le bacille responsable de la tuberculose (Mycobacterium tuberculosis).
Bu takımda yer alan bakterilerin hepsi aerobik ve kemoorganotrofiktir.Presque tous les membres de cette famille sont aérobes et chimiorganotrophes.
Yaygın olarak Borrelia bakterisi de görülür.Elle produit également de la bactériochlorophylle.
Bu bakterilerin benzeri yoktur.Cette bactérie n’est pas pathogène.
Çoğu bakteri türleri ya küresel ya da çubuksu şekilli olur.La plupart des bactéries sont soit sphériques soit en forme de bâtonnets.
Mor renkli bakteriler Gram pozitif, pembe-kırmızı renkli bakteriler ise Gram negatif olarak değerlendirilir.Les bactéries à Gram positif apparaîtront mauves alors que celles à Gram négatif apparaîtront roses.
Otopsisinde safra kesesi içinde canlı tifo bakterileri bulundu.Son autopsie révèle la présence de bactéries de la fièvre typhoïde vivantes dans sa vésicule biliaire.
Bakteriler her yerdedir.Las bacterias están en todas partes.
E. coli bakterisi 15N içeren bir ortamda birkaç nesil boyunca büyütülür.Se realizó un cultivo de E. coli durante varias generaciones en un medio con 15N.
Bu çalışmalar, bitkiler, hayvanlar, bakteri ve çevreleri arasındaki ilişkileri vurgular.Estos estudios hacen hincapié en las relaciones entre plantas, animales y bacterias y su entorno.
Bakterilerin çoğunluğu zararsız veya yararlıyken, oldukça az sayıda bakteri patoejeniktir.Aunque la gran mayoría de las bacterias son inofensivas o benéficas, pocas bacterias son patógenas.
Fotosentetik olmayan bakteriler de -E. coli gibi- ATP-sentaz içerir.Algunas bacterias no-fotosintetizadoras como la E. coli, también contiene ATP-sintasa.
Sonra plazmid, transformasyon olarak adlandırılan bir yöntemle bakterilerin içine sokulur.En el paso siguiente el plásmido es insertado en la bacteria por medio de un proceso llamado transformación.
Peynirin yaşlanma döneminin sonunda bakteri kültürü yıkanır, peynir perakende satış için paketlenir.El cultivo se lava al final del periodo de curación, y el queso se envasa para su venta al por menor.
Bakteriyel hücre duvarları peptidoglikan (eski metinlerde mürein olarak adlandırılırdı)'dan oluşur.Las paredes celulares bacterianas están hechas de peptidoglicano (llamado antiguamente mureína).
Toplam 30 kilogram hıyarcıklı veba bakterisinin üretimi, yalnızca birkaç gün alıyordu.Aproximadamente 30 kg del bacilo de la peste bubónica se podían producir en varios días.
Bu madde insanlardaki patojenik bakterilerle ilgilidir.Este artículo trata las bacterias patógenas en el ser humano.
Ökaryotlar ve arkeler değişime uğramış bir bakteriden ayrı ayrı gelişmişlerdir.Los eucariontes y las arqueas se desarrollaron independientemente a partir de una bacteria modificada.
Proteobakteriler (Proteobacteria) bakterilerin ana gruplarından birini meydana getirirler.Las proteobacterias (Proteobacteria) son uno de los principales grupos de bacterias.
Salınan virionların her biri yeni bir bakteriyi enfekte edebilir.Todos los nuevos fagos liberados quedan en disposición de infectar a una nueva bacteria.
Bakterisidal etkileri vardır.Tienen efecto bactericida.
Litotrofik bakteriler enerji kaynağı olarak inorganik bileşikler kullanırlar.Las bacterias litotrofas pueden utilizar compuestos inorgánicos como fuente de energía.
Genellikle bakterilerden çok küçüktürler.Son unas 100 veces más pequeños que las bacterias.
Opinler bahsi geçen bakteri cinsi tarafından önemli bir nitrojen ve enerji kaynağı olarak kullanılır.Las opinas son usadas por las bacterias como una fuente de nitrógeno y energía.
Tabii ki, halofilik (tuz seven) yosun ve bakterilerin enzimleri gibi istisnalar mevcuttur.Existen excepciones como las enzimas de las algas y bacterias halófilas.
IMViC, koliform grup bakterilerin tespiti için kullanılan test sistemidir.El IMViC es una prueba utilizada en biología para la identificación bacterias.
1977 sekanslanacak ilk tam DNA Genom bakteriyofaj φX174'dür.1975 el primer genoma de ADN completamente secuenciado fue el del bacteriófago φX174.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bakteri ile cümle - Sayfa 9 - bakteri kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App