baktım ile cümle
baktım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Evet, düşünüyorum da -- galiba dengeyi biraz kaybettim; bu ışığa baktım fakat binaya çarptı.Ik verloor een beetje de richting, ik keek in het licht. Het raakte het gebouw.
Evet, düşünüyorum da -- galiba dengeyi biraz kaybettim; bu ışığa baktım fakat binaya çarptı.맷 키넌: 비행기가 중심점을 잃었던것 같아요. 맷 키넌: 조명을 따라가긴 했지만, 폴: 건물과 부딪고 말았군요.
Evet, düşünüyorum da -- galiba dengeyi biraz kaybettim; bu ışığa baktım fakat binaya çarptı.(PM)壁にぶつかってしまいました 変な場所に壁があるからです
Evet, düşünüyorum da -- galiba dengeyi biraz kaybettim; bu ışığa baktım fakat binaya çarptı.Sí, creo que -- Perdí un poco la orientación; miré arriba hacia esta luz, pero se chocó con el edificio.
Evet, düşünüyorum da -- galiba dengeyi biraz kaybettim; bu ışığa baktım fakat binaya çarptı.Да, мисля... Малко изгубих ориентация; погледнах нагоре към тази светлина, но удари сградата.
Evet, düşünüyorum da -- galiba dengeyi biraz kaybettim; bu ışığa baktım fakat binaya çarptı.Да, я думаю, я немного потерял ориентацию; Я посмотрел на этот свет. Он врезался в здание.
Evet, düşünüyorum da -- galiba dengeyi biraz kaybettim; bu ışığa baktım fakat binaya çarptı.איבדתי אוריינטציה; הסתכלתי לתוך האור. פ.מ.:הוא פגע בבניין. הבניין פשוט ממוקם לא נכון.
Evet Three Gorges Dam'e üç yolculuk yaptim, yeryuzunuz devasa donusumune baktim.Deci am făcut trei drumuri la Barajul celor trei Defileuri ca să văd acea transformare masivă a unui peisaj.
Evet Three Gorges Dam'e üç yolculuk yaptim, yeryuzunuz devasa donusumune baktim.Hice tres viajes a la Presa de Las Tres Gargantas, observando la transformación masiva del paisaje.
Evet Three Gorges Dam'e üç yolculuk yaptim, yeryuzunuz devasa donusumune baktim.Ho fatto tre viaggi alla diga delle Tre Gole, in cerca di quella massiccia trasformazione del paesaggio.
Evet Three Gorges Dam'e üç yolculuk yaptim, yeryuzunuz devasa donusumune baktim.Ik heb 3 reizen naar de Drieklovendam gemaakt, om te kijken naar de gigantische landschapstransformatie.
Evet Three Gorges Dam'e üç yolculuk yaptim, yeryuzunuz devasa donusumune baktim.J'ai fait à peu près trois voyages aux Trois Gorges pour contempler cette transformation massive d'un paysage.
Evet Three Gorges Dam'e üç yolculuk yaptim, yeryuzunuz devasa donusumune baktim.전 삼협 댐으로 세 번 정도 갔었는데, 거기에서 풍경의 거대한 전환 과정을 목격했습니다.
Evet Three Gorges Dam'e üç yolculuk yaptim, yeryuzunuz devasa donusumune baktim.K přehradě Tří soutěsek jsem se vydal postupně třikrát a sledoval tu rozsáhlou proměnu krajiny.
Evet Three Gorges Dam'e üç yolculuk yaptim, yeryuzunuz devasa donusumune baktim.Предприех около три пътувания до язовира "Три клисури", като разглеждах това огромно преобразяване на пейзажа.
Evet Three Gorges Dam'e üç yolculuk yaptim, yeryuzunuz devasa donusumune baktim.Я ездил в "Три ущелья", кажется, три раза, наблюдал за масштабным преображением пейзажа.
Evet Three Gorges Dam'e üç yolculuk yaptim, yeryuzunuz devasa donusumune baktim.כך השקעתי בערך שלושה טיולים לסכר שלושת הערוצים, מסתכל על השינוי המסיבי בנוף.
Evet Three Gorges Dam'e üç yolculuk yaptim, yeryuzunuz devasa donusumune baktim.وقد ذهبت ثلاث مرات إلى سد الممرات الثلاث وشاهدت التحول الهائل للمنظر
Evet Three Gorges Dam'e üç yolculuk yaptim, yeryuzunuz devasa donusumune baktim.その間の風景の変化は大変なものです 爆弾で破壊された風景のように 見えますが そうではありません
Evi bitirdikten sonra ertesi gün tekrar gelip baktım.E, a lavoro terminato, sono tornato il giorno dopo.
Evi bitirdikten sonra ertesi gün tekrar gelip baktım.Et quand je l'ai terminée, je suis revenu le lendemain.
Evi bitirdikten sonra ertesi gün tekrar gelip baktım. Evde birilerinin yaşadığını farkettim.Na druhý deň som si všimol, že dom je obývaný.
Evi bitirdikten sonra ertesi gün tekrar gelip baktım. Evde birilerinin yaşadığını farkettim.Quando acabei, voltei no dia seguinte e reparei que a casa estava ocupada.
Evi bitirdikten sonra ertesi gün tekrar gelip baktım. Evde birilerinin yaşadığını farkettim.Skończyłem i wróciłem następnego dnia, i zauważyłem, że dom był zajęty.
Evi bitirdikten sonra ertesi gün tekrar gelip baktım.그렇게 완성해 놓고 그 다음 날 다시 보니까
Evi bitirdikten sonra ertesi gün tekrar gelip baktım.Nadat ik het voltooid had, kwam ik de volgende dag terug.
Evi bitirdikten sonra ertesi gün tekrar gelip baktım.Sau khi hoàn thành, tôi quay trở lại vào ngày hôm sau.
Evi bitirdikten sonra ertesi gün tekrar gelip baktım.Si dupa ce am terminat, am venit inapoi ziua urmatoare.
Evi bitirdikten sonra ertesi gün tekrar gelip baktım.Und als ich es beendet hatte, kam ich am nächsten Tag zurück.
Evi bitirdikten sonra ertesi gün tekrar gelip baktım.Y cuando terminé, regresé al día siguiente.
Evi bitirdikten sonra ertesi gün tekrar gelip baktım.А когато я довърших, се върнах на следващия ден.
Evi bitirdikten sonra ertesi gün tekrar gelip baktım.А после того как я закончил, я вернулся на следующий день.
Evi bitirdikten sonra ertesi gün tekrar gelip baktım.וכשסיימתי, חזרתי ביום המחרת,
Evi bitirdikten sonra ertesi gün tekrar gelip baktım.عندما انتهيت من ذلك عدت في اليوم التالي
Evi bitirdikten sonra ertesi gün tekrar gelip baktım.住人がいることに気づいたんだ
Firavun bunun haberini almış -- Gerçek bu, internetten baktım.Dozvěděl se o tom Faraon - ne, opravdu, mám to přímo z internetu.
Firavun bunun haberini almış -- Gerçek bu, internetten baktım. Firavun -- (Gülüşmeler)Der Pharao bekam das mit -- das ist echt wahr, frisch aus dem Internet -- der Pharao also -- (Lachen)
Garip bir şekilde olan kızgın yüzlerine baktım kendi kendime şöyle düşündüm:나는 그들의 이상스레 화난 듯한 얼굴을 들여다 보며, 이렇게 생각했습니다.
Garip bir şekilde olan kızgın yüzlerine baktım kendi kendime şöyle düşündüm:Lembro-me de olhar para aquelas caras estranhamente irritadas e de pensar:,
Garip bir şekilde olan kızgın yüzlerine baktım kendi kendime şöyle düşündüm:Li guardai nei loro visi stranamente arrabbiati, e mi ricordo che pensai:
Garip bir şekilde olan kızgın yüzlerine baktım kendi kendime şöyle düşündüm:MIré sus rostros extrañamente agestados, y recuerdo haber pensado:
Garip bir şekilde olan kızgın yüzlerine baktım kendi kendime şöyle düşündüm: Plastik maskeler mi giyiyorlar?Ik keek in hun boze gezichten en vroeg me af: ...dragen ze rubberen maskers?
Garip bir şekilde olan kızgın yüzlerine baktım kendi kendime şöyle düşündüm: Plastik maskeler mi giyiyorlar?Jag såg in i deras märkligt arga ansikten, och jag minns att jag undrade om de bar gummimasker?
Garip bir şekilde olan kızgın yüzlerine baktım kendi kendime şöyle düşündüm: Plastik maskeler mi giyiyorlar?M-am uitat în fețele lor ciudat de supărate, și îmi amintesc întrebându-mă oare poartă măști de cauciuc?
Garip bir şekilde olan kızgın yüzlerine baktım kendi kendime şöyle düşündüm: Plastik maskeler mi giyiyorlar?Néztem a különösen mérges arcukat, és emlékszem, azon tűnődtem, vajon gumi álarcot viselnek-e?
Garip bir şekilde olan kızgın yüzlerine baktım kendi kendime şöyle düşündüm: Plastik maskeler mi giyiyorlar?Погледнах в техните странно сърдити лица, и си спомням, че се зачудих, дали носеха гумени маски?
Garip bir şekilde olan kızgın yüzlerine baktım kendi kendime şöyle düşündüm: Plastik maskeler mi giyiyorlar?Я смотрел на их странные злые лица и спрашивал себя: может, на них резиновые маски?
Garip bir şekilde olan kızgın yüzlerine baktım kendi kendime şöyle düşündüm:Spojrzałem w ich dziwnie zdenerwowane twarze.
Garip bir şekilde olan kızgın yüzlerine baktım kendi kendime şöyle düşündüm:Tôi nhìn sâu vào khuôn mặt nhăn nhóm xa lạ của họ, và tôi tự hỏi rằng,
Garip bir şekilde olan kızgın yüzlerine baktım kendi kendime şöyle düşündüm:הבטתי בפניהם הזועמות באופן מוזר, ואני זוכר שתהיתי,
Garip bir şekilde olan kızgın yüzlerine baktım kendi kendime şöyle düşündüm:نظرت الى وجهيهما الغاضبين وأذكر بأني استغربت
Garip bir şekilde olan kızgın yüzlerine baktım kendi kendime şöyle düşündüm:わたしはこう思いました ゴムマスクをつけているんだろうか
Genç bireyler benim koleksiyonumda olduğu için onlara kesik açtım ve içlerine baktım.A pak, protože to jsou mláďata z mé sbírky, rozříznu je a podívám se dovnitř.
Genç bireyler benim koleksiyonumda olduğu için onlara kesik açtım ve içlerine baktım.Apoi, pentru că cei tineri sunt în colecţia mea, i-am secţionat şi m-am uitat înăuntru.
Genç bireyler benim koleksiyonumda olduğu için onlara kesik açtım ve içlerine baktım.E depois, porque os juvenis estão na minha coleção, eu corto-os ao meio... (Risos) e olho para o interior.
Genç bireyler benim koleksiyonumda olduğu için onlara kesik açtım ve içlerine baktım.E poi, siccome i giovani dinosauri sono nella mia collezione, li seziono e guardo all'interno.
Genç bireyler benim koleksiyonumda olduğu için onlara kesik açtım ve içlerine baktım.Et ensuite, parce les juvéniles sont dans ma collection, je les découpe et je regarde à l'intérieur.
Genç bireyler benim koleksiyonumda olduğu için onlara kesik açtım ve içlerine baktım.그리고 저는 어린 공룡들을 소장하고 있기 때문에 그 뼈들을 잘라서 열어 그 안을 보았습니다.
Genç bireyler benim koleksiyonumda olduğu için onlara kesik açtım ve içlerine baktım.Mivel a fiatalok az én gyűjteményemben vannak, kettévágtam őket és beléjük néztem.
Genç bireyler benim koleksiyonumda olduğu için onlara kesik açtım ve içlerine baktım.No i wtedy, jako że te młode są w moich zbiorach, rozciąłem je i zajrzałem do środka.
İlgili Sayfalar