baktım ile cümle

baktım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ben Yeremya yere baktım, şekilsizdi, boştu, Göğe baktım, ışık yoktu.Jeg så jorden, og se, den var øde og tom; jeg så til himmelen, og dens lys var borte.
Ben Yeremya yere baktım, şekilsizdi, boştu, Göğe baktım, ışık yoktu.Jeg så på Jorden, og se, den var øde og tom, på Himlen, dens Lys var borte;
Ben Yeremya yere baktım, şekilsizdi, boştu, Göğe baktım, ışık yoktu.Je regarde la terre, et voici, elle est informe et vide; Les cieux, et leur lumière a disparu.
Ben Yeremya yere baktım, şekilsizdi, boştu, Göğe baktım, ışık yoktu.내가 땅을 본즉 혼돈하고 공허하며 하늘들을 우러른즉 거기 빛이 없으며
Ben Yeremya yere baktım, şekilsizdi, boştu, Göğe baktım, ışık yoktu.,,Mă uit la pămînt, şi iată că este pustiu şi gol; mă uit la ceruri, şi lumina lor a pierit!
Ben Yeremya yere baktım, şekilsizdi, boştu, Göğe baktım, ışık yoktu.Minä katselin maata, ja katso, se oli autio ja tyhjä, ja taivasta, eikä siinä valoa ollut.
Ben Yeremya yere baktım, şekilsizdi, boştu, Göğe baktım, ışık yoktu.Miré la tierra, y he aquí que estaba sin orden y vacía. Miré los cielos, y no había en ellos luz
Ben Yeremya yere baktım, şekilsizdi, boştu, Göğe baktım, ışık yoktu.Nézek a földre, de ímé kietlen és puszta; és az égre, de nincsen világossága!
Ben Yeremya yere baktım, şekilsizdi, boştu, Göğe baktım, ışık yoktu.Observei a terra, e eis que era sem forma e vazia; também os céus, e não tinham a sua luz.
Ben Yeremya yere baktım, şekilsizdi, boştu, Göğe baktım, ışık yoktu.Spojrzęli na ziemię, a oto jest niepozorna i próżna; jeżeli na niebo, nie masz na niem światłości.
Ben Yeremya yere baktım, şekilsizdi, boştu, Göğe baktım, ışık yoktu.Tôi xem đất : nầy , là vô_hình và trống_không ; xem các từng trời : thì không có sự sáng .
Ben Yeremya yere baktım, şekilsizdi, boştu, Göğe baktım, ışık yoktu.Tôi xem đất: nầy, là vô hình và trống không; xem các từng trời: thì không có sự sáng.
Ben Yeremya yere baktım, şekilsizdi, boştu, Göğe baktım, ışık yoktu.Vidím zem, a hľa, tohu va bohu, púšť a zmätok, a hľadím na nebesia, a niet ich svetla.
Ben Yeremya yere baktım, şekilsizdi, boştu, Göğe baktım, ışık yoktu.Επεβλεψα επι την γην και ιδου, αμορφος και ερημος και εις τους ουρανους και δεν υπηρχε το φως αυτων.
Ben Yeremya yere baktım, şekilsizdi, boştu, Göğe baktım, ışık yoktu.Погледнах на земята, и, ето, тя беше пуста и празна, - На небето, и нямаше светлината му.
Ben Yeremya yere baktım, şekilsizdi, boştu, Göğe baktım, ışık yoktu.Смотрю на землю, и вот, она разорена и пуста, - на небеса, и нет на них света.
Ben Yeremya yere baktım, şekilsizdi, boştu, Göğe baktım, ışık yoktu.ראיתי את הארץ והנה תהו ובהו ואל השמים ואין אורם׃
Ben Yeremya yere baktım, şekilsizdi, boştu, Göğe baktım, ışık yoktu.نظرت الى الارض واذا هي خربة وخالية والى السموات فلا نور لها.
Ben Yeremya yere baktım, şekilsizdi, boştu, Göğe baktım, ışık yoktu.先 知 說 、 我 觀 看 地 、 不 料 、 地 是 空 虛 混 沌 、 我 觀 看 天 、 天 也 無 光
Ben Yeremya yere baktım, şekilsizdi, boştu, Göğe baktım, ışık yoktu.先知說 、 我觀看 地 、 不料 、 地是 空虛 混沌 、 我 觀 看 天 、 天 也 無光
Bilbao bittiğinde baktım ve bütün hataları gördüm.Als Bilbao fertig war und ich es ansah, habe ich die ganzen Fehler gesehen, ich hab gesehen ...
Bilbao bittiğinde baktım ve bütün hataları gördüm.Când Bilbao a fost terminată şi am privit-o, am văzut toate greşelile.
Bilbao bittiğinde baktım ve bütün hataları gördüm.Cuando se terminó lo de Bilbao y lo contemplé, ví todos los errores.
Bilbao bittiğinde baktım ve bütün hataları gördüm.Ketika Museum Bilbao selesai dan saya memandanginya, saya melihat semua kesalahan.
Bilbao bittiğinde baktım ve bütün hataları gördüm.Khi Bilbao được hoàn thành và tôi nhìn vào nó, tôi thấy mọi sai lầm.
Bilbao bittiğinde baktım ve bütün hataları gördüm.Kiedy muzeum w Bilbao zostało skończone i spojrzałem na nie Zobaczyłem wszystkie błędy.
Bilbao bittiğinde baktım ve bütün hataları gördüm.빌바오 구겐하임 미술관을 마쳤을 때도 그랬습니다. 온갖 실수들이 보이는 겁니다.
Bilbao bittiğinde baktım ve bütün hataları gördüm.Quand Bilbao a été fini et que je l'ai regardé, j'ai vu toutes les erreurs.
Bilbao bittiğinde baktım ve bütün hataları gördüm.Quando Bilbau estava terminado e eu olhei para ele, vi todos os erros.
Bilbao bittiğinde baktım ve bütün hataları gördüm.Quando terminai il Bilbao lo guardai, vidi tutti gli errori...
Bilbao bittiğinde baktım ve bütün hataları gördüm.Toen Bilbao af was, keek ik ernaar, ik zag alle fouten, ik zag...
Bilbao bittiğinde baktım ve bütün hataları gördüm.Когато Билбао беше завършено и го погледнах, видях всички грешки.
Bilbao bittiğinde baktım ve bütün hataları gördüm.Когда Бильбао был закончен и я взглянул на него, я увидел ошибки, увидел...
Bilbao bittiğinde baktım ve bütün hataları gördüm.כשבילבאו היה גמור והסתכלתי עליו, ראיתי את כל הטעויות, ראיתי...
Bilbao bittiğinde baktım ve bütün hataları gördüm.عندما أصبح مبنى بلباو جاهزاً ونظرت إليه رأيت كل الأخطاء
Bilbao bittiğinde baktım ve bütün hataları gördüm.間違えたところが 全て目についた いや 「間違え」じゃなくて... 間違えたところが 全て目についた いや 「間違え」じゃなくて...
Bilmiyordum. Ona baktım -- dedim "Vay, bunlar daha mı güzel --"Δεν το ήξερα.Τις κοίταξα -- και είπα," Ουάου, είναι μήπως καλύτερες από τις -- "
Bilmiyorum Ben sadece bana her zaman bakmak söyle düşündüm Bir kadının gözlerine evet ama baktım kiAppetit der Tiefe natürlich solo dass Emotionen
Bilmiyorum Ben sadece bana her zaman bakmak söyle düşündüm Bir kadının gözlerine evet ama baktım kiAzt hittem, csak mondd el mindig meg egy nő szemét
Bilmiyorum Ben sadece bana her zaman bakmak söyle düşündüm Bir kadının gözlerine evet ama baktım kiDonner strana teď i tečka byste mi říct, barva známý jako nevím
Binanın ön yüzüne baktım -70 pencere vardı- ve yapmam gerektiğini anladım.Ik keek naar de voorgevel die ongeveer 70 ramen had, en wist wat me te doen stond.
Birdenbire baktım ki, o gitmişti.Aivan yllättäen, hän olikin pois.
Birdenbire baktım ki, o gitmişti.Không một lời nói trước, tôi nhận ra anh ấy đi rồi.
Birdenbire baktım ki, o gitmişti.N-am bănuit nimic, dar el plecase deja.
Birdenbire baktım ki, o gitmişti.Ohne Bescheid zu sagen, ich fand, er war weg.
Birdenbire baktım ki, o gitmişti.Okolo soumraku bez varování, zjistím že je pryč.
Birdenbire baktım ki, o gitmişti.Sans crier gare, j'ai découvert qu'il était parti...
Birdenbire baktım ki, o gitmişti.Sem aviso, eu achei que ele tinha ido embora.
Birdenbire baktım ki, o gitmişti.Senza preavviso, ho scoperto che se n'era andato.
Birdenbire baktım ki, o gitmişti.Utan förvarning var han borta.
Birdenbire baktım ki, o gitmişti.Without a warning, I found he was gone.
Birdenbire baktım ki, o gitmişti.Without a warning, I found he was gone.
Birdenbire baktım ki, o gitmişti.Но знак аз нямах, че бе хлопнал вратата.
Birdenbire baktım ki, o gitmişti.どうして? 何で? こんなの今まで無かったのに
Bir gece Oxford'tayken haberleri izliyordum Ve izlediğim kanaldaki gevezelere baktım.Jeden večer som pozeral správy v Oxforde a pozrel som sa pod tie rozprávajúce hlavy.
Bir gün içine baktım ve gördüm ki어느날 제가 봤더니, 그건 전부 컴퓨터에 기어 올라와 죽은
Bir gün içine baktım ve gördüm ki laptop'uma girip ölen bir sürü karınca vardı-- zavallı karıncalar!Într-o zi m-am uitat înăuntru, erau furnici moarte care ajunseseră în laptop şi muriseră.
Bir gün içine baktım ve gördüm ki laptop'uma girip ölen bir sürü karınca vardı-- zavallı karıncalar!Pewnego dnia odkryłem, że to mrówki, które tam zdechły.
Bir gün içine baktım ve gördüm ki laptop'uma girip ölen bir sürü karınca vardı-- zavallı karıncalar!Y un día miré dentro, eran todas las hormigas muertas que se habían metido en mi portátil y se murieron
Bir gün içine baktım ve gördüm ki laptop'uma girip ölen bir sürü karınca vardı-- zavallı karıncalar!Однажды я заглянул внутрь, и обнаружил там мёртвых муравьёв, которые забрались в него и погибли.
İlgili Sayfalar