baktım ile cümle

baktım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ben de, kanserde anjigenezi engellemenin yollarını araştırmak için, kanserin sebeplerine baktım.Tehát hogy megtaláljam az angiogenezis ellenszerét a daganatokban, visszatértem a rák okaihoz.
Ben de, kanserde anjigenezi engellemenin yollarını araştırmak için, kanserin sebeplerine baktım.Vậy, để tìm cách ngăn sự tạo mạch trong ung thư, tôi quay ngược lại tìm các nguyên nhân gây ung thư.
Ben de, kanserde anjigenezi engellemenin yollarını araştırmak için, kanserin sebeplerine baktım.Więc aby znaleźć sposób, by uniemożliwić angiogenezę w raku, cofnąłem się i spojrzałem na przyczyny raka.
Ben de, kanserde anjigenezi engellemenin yollarını araştırmak için, kanserin sebeplerine baktım.Zoek dus een manier om angiogenese bij kanker te voorkomen. Ik nam opnieuw de oorzaken van kanker door.
Ben de, kanserde anjigenezi engellemenin yollarını araştırmak için, kanserin sebeplerine baktım.Έτσι για ν' αποτραπεί η αγγειογένεση στους καρκίνους, πήγα πίσω και κοίταξα τις αιτίες του καρκίνου.
Ben de, kanserde anjigenezi engellemenin yollarını araştırmak için, kanserin sebeplerine baktım.И за да намеря начин да предотвратя ангиогенезата при рака, се върнах към причините за поява на рак.
Ben de, kanserde anjigenezi engellemenin yollarını araştırmak için, kanserin sebeplerine baktım.Так, в поисках пути предотвращения ангиогенеза в опухоли, я опять вернулся к причинам рака.
Ben de, kanserde anjigenezi engellemenin yollarını araştırmak için, kanserin sebeplerine baktım.Тому для того, щоб знайти шлях запобігання ангіогенезу раку я повернувся до його першопричин.
Ben de, kanserde anjigenezi engellemenin yollarını araştırmak için, kanserin sebeplerine baktım.אז כדי לחפש דרך למנוע אנגיוגנזה בסרטן, הסתכלתי על הגורמים לסרטן.
Ben de, kanserde anjigenezi engellemenin yollarını araştırmak için, kanserin sebeplerine baktım.إذن لأبحث عن طريقة لمنع تولد الأوعية في السرطان, عدت لأبحث في أسباب السرطان
Ben de, kanserde anjigenezi engellemenin yollarını araştırmak için, kanserin sebeplerine baktım.私はガンの原因に着目しました 興味を持ったのは
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.Alors il me conduisit à l`entrée du parvis. Je regardai, et voici, il y avait un trou dans le mur.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.Atunci m'a dus la poarta curţii. M'am uitat, şi iată că era o gaură în părete!
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.Ðoạn , Ngài dắt ta đến cửa hành_lang ; ta nhìn xem , thấy một lỗ trong vách .
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.Ðoạn, Ngài dắt ta đến cửa hành lang; ta nhìn xem, thấy một lỗ trong vách.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.E levou-me � porta do átrio; então olhei, e eis que havia um buraco na parede.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.Entonces me llevó a la entrada del atrio. Luego miré, y he aquí, un agujero en la pared
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.És vive engem a pitvar bejáratához, és látám, és ímé egy lyuk vala a falban.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.Hij bracht mij naar de toegangsdeur van de tempelhof, waar ik een gat in de muur ontdekte.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.In pripelje me k vhodu do dvorišča, in ko pogledam, glej, luknja je v zidu.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.I přivedl mne ke dveřům síně, kdež jsem uzřel, a aj, díra jedna byla v stěně.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.I przywiódł mię do drzwi sieni, gdziem ujrzał, a oto dziura jedna była w ścianie.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.Ja hän vei minut esipihan ovelle, ja minä näin, ja katso: seinässä oli jokin aukko.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.그가 나를 이끌고 뜰 문에 이르시기로 내가 본즉 담에 구멍이 있더라
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.Lalu dibawa-Nya aku ke pintu masuk halaman luar dan diperlihatkan-Nya sebuah lubang di tembok
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.Mi condusse allora all'ingresso del cortile e vidi un foro nella parete
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.Na to ma doviedol ku vchodu do dvora, a videl som a hľa akási diera bola v stene.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.Og han førte mig til inngangen av forgården, og jeg så, og se, der var et hull i veggen.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.Så førte han mig hen til Indgangen til Forgården.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.Sedan förde han mig till förgårdens ingång, och jag fick där se ett hål i väggen.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.Und er führte mich zur Tür des Vorhofs; da sah ich, und siehe war ein Loch in der Wand.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.Και με εφερεν εις την πυλην της αυλης και ειδον και ιδου, μια οπη εν τω τοιχω.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.И привел меня ко входу во двор, и я взглянул, и вот в стене скважина.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.И тъй, заведе ме до вратата на двора; и, като погледнах, ето една дупка в стената.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.ויבא אתי אל פתח החצר ואראה והנה חר אחד בקיר׃
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.ثم جاء بي الى باب الدار فنظرت واذا ثقب في الحائط.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.他 領 我 到 院 門 口 、 我 觀 看 、 見 牆 上 有 個 窟 窿
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.他 領 我 到 院門 口 、 我 觀看 、 見牆 上 有 個 窟窿
Ben ona tablodan baktım.E l'ho solo cercato.
Ben ona tablodan baktım.И аз само го погледнах колко е.
Ben ona tablodan baktım.И я просто нашёл эту информацию.
Ben sadece bana her zaman bakmak söyle düşündüm Bir kadının gözlerine evet ama baktım kiDa, dar asta sa uitat la apetitul de profunzimea solo desigur că emoție
Ben sadece bana her zaman bakmak söyle düşündüm Bir kadının gözlerine evet ama baktım kiEn tiedä
Ben sadece bana her zaman bakmak söyle düşündüm Bir kadının gözlerine evet ama baktım ki난 당신이 날 항상보고 말할 생각 여성의 눈 네,하지만 바라 보았다 그
Ben sadece bana her zaman bakmak söyle düşündüm Bir kadının gözlerine evet ama baktım kiMyslel som, že ste práve mi povedať, vždy vyzerať na ženu oči
Ben sadece bana her zaman bakmak söyle düşündüm Bir kadının gözlerine evet ama baktım kiNo lo sé
Ben sadece bana her zaman bakmak söyle düşündüm Bir kadının gözlerine evet ama baktım kiЯ думав, ти просто скажи мені, завжди з нетерпінням в очах жінки да, але які дивилися на
Ben sadece bana her zaman bakmak söyle düşündüm Bir kadının gözlerine evet ama baktım kiЯ думал, ты просто скажи мне, всегда с нетерпением в глазах женщины да, но которые смотрели на
Ben sadece bana her zaman bakmak söyle düşündüm Bir kadının gözlerine evet ama baktım kiחשבתי שאתה רק תגיד לי תמיד נראה בעיניה של אישה כן אבל שהסתכל
Ben sadece bana her zaman bakmak söyle düşündüm Bir kadının gözlerine evet ama baktım kiأعتقد أنك تقول لي فقط يبحث دائما في عيون المرأة نعم ولكن التي بدت في
Ben sadece bana her zaman bakmak söyle düşündüm Bir kadının gözlerine evet ama baktım kiうんそれは見た もちろんソロの深さの食欲 その感情
Ben üç dört farklı duvara baktım.Anat sui : 전 세 네개의 벽들을 둘러보러 왔어요
Ben üç dört farklı duvara baktım.[ANATSUI]
Ben üç dört farklı duvara baktım.[Anatsui] Vine a ver a unos tres o cuatro diferentes paredes
Ben Yeremya yere baktım, şekilsizdi, boştu, Göğe baktım, ışık yoktu.Gledam na zemljo, in glej, pusta je in prazna, in na nebo, a ni luči na njem.
Ben Yeremya yere baktım, şekilsizdi, boştu, Göğe baktım, ışık yoktu.Guardai la terra ed ecco solitudine e vuoto, i cieli, e non v'era luce
Ben Yeremya yere baktım, şekilsizdi, boştu, Göğe baktım, ışık yoktu.Hledím-li na zemi, a aj, nesličná jest a prázdná; pakli na nebe, není na něm žádného světla.
Ben Yeremya yere baktım, şekilsizdi, boştu, Göğe baktım, ışık yoktu.Ich schaute das Land an, siehe, das war wüst und öde, und den Himmel, und er war finster.
Ben Yeremya yere baktım, şekilsizdi, boştu, Göğe baktım, ışık yoktu.Ik keek naar de aarde en zover mijn oog reikte, zag ik niets dan leegte en chaos. Ook de hemel was donker.
Ben Yeremya yere baktım, şekilsizdi, boştu, Göğe baktım, ışık yoktu.Jag såg på jorden, och se, den var öde och tom, och upp mot himmelen, och där lyste intet ljus.
İlgili Sayfalar