baktık ile cümle

baktık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ve beraber gidip baktık.And we looked at it together.
Ama ona baktıkça, aslında biraz tuhaf hissediyor olmanız lazım.But as you look at it, I hope you'll begin to feel just slightly uneasy.
Birbirimize az önce başardığımız şeye inanmayan gözlerle baktık.We looked at each other with these looks of disbelief at what we had just completed.
Etrafınıza daha çok baktıkça Licklider'ın vizyonuna daha çok rastlıyorsunuz.So the more you look around you, the more you see Licklider's vision everywhere.
Dünyayı kurtarmak isterken bir baktık, zengin oluvermişiz."We wanted to save the world, and instead we just got rich."
Hareket edince yaratıkların baktıkları dört yönden birine doğru sağa sola sapmadan ilerliyordu.When they went, they went in their four directions: they didn't turn when they went.
Onların sana baktıklarını sanırsın, oysa onlar görmezler.When you think they are looking at you, (in fact) they cannot see."
Sana baktıklarını görürsün, oysa görmezler.When you think they are looking at you, (in fact) they cannot see."
Onların sana baktıklarını sanırsın. Oysaki, onlar görmezler.When you think they are looking at you, (in fact) they cannot see."
Onların sana baktıklarını görürsün, bakarlar, ama görmezler.When you think they are looking at you, (in fact) they cannot see."
İnsanlar gözünüzün içine baktıklarında iyi olup olmadığınızı görebilir.People can see in your eyes whether you are OK or not.
Katılımcıların neye baktığı ve süre olarak ne kadar baktıkları belgelenir.It documents what the participants are looking at and also how long it takes for them.
Alan Tate ve ben bir süre birbirimize baktık.Alan Tate y yo nos miramos durante un rato.
Fotoğrafa baktıklarında Sungmin’in arkasında bir hayalet figürü görürler.Haciendo esto, ellos capturan la imagen del fantasma que está de pie detrás de Sungmin en la fotografía.
7 gün baktıktan sonra anne tavşan yavru tavşanı bırakır.Mientras tanto, Bart consigue a su madre un conejo.
Oysa bu soğukluk sadece olaylara daha geniş bir perspektiften baktıkları içindir.Esta amistad sin embargo parece haber sido más profunda de lo que se mostraba a simple vista.
Şair,kendisine dik dik baktıklarını söyleyerek 'aynaları' kişileştirmiştir.Giunto presso di loro, il poeta è turbato e addolorato da ciò che vede.
Kadınların sahip oldukları ve baktıkları çocuk sayısıyla ilgili karar verme hakları vardır.Женщины имеют право решать, сколько детей они хотят родить.
Üstelik bakışları o kadar güçlüdür ki baktıkları her şeyi taşa çeviriyorlardır.Очень ядовитое, и его взгляд может обратить любого в камень.
Şair,kendisine dik dik baktıklarını söyleyerek 'aynaları' kişileştirmiştir.Поэт с горечью относится к своим прежним воззрениям, в которых не видит ничего зиждущего.
Üstelik bakışları o kadar güçlüdür ki baktıkları her şeyi taşa çeviriyorlardır.Det var så grimt, at alle der så på det, blev til sten.
Oradan baktıklarında Mahallenin ışıklarını görmüşler ve buraya Ağılışık demişlerdir.Jeg fortalte min mor, 'Se på det lyse lys' og pegede op.
Ev sahipleri aceleyle bohçayı açıp baktıklarında içinde Kur'an'ın bir kopyasını buldular.丁寧に僧侶が調べるうちに棚に細工があることが判明し、一通の手紙を見つけ出した。
7 gün baktıktan sonra anne tavşan yavru tavşanı bırakır.出産後、母ウサギは子ウサギから離れて行動し、授乳のときだけ子ウサギのもとにやって来る。
Üstelik bakışları o kadar güçlüdür ki baktıkları her şeyi taşa çeviriyorlardır.擁有用眼光就將全部的東西變成石頭的力量。
Üstelik bakışları o kadar güçlüdür ki baktıkları her şeyi taşa çeviriyorlardır.Погледът им превръщал всичко живо в камък.
Kadınların sahip oldukları ve baktıkları çocuk sayısıyla ilgili karar verme hakları vardır.Moterys turi teisę pačios nuspręsti kiek vaikų turėti ar prižiūrėti.
2050 yılında çocukları olduğu zaman, büyük babaya geri dönüp baktıklarında이 아이들이 다시 아이를 가질 2050년에는 할아버지를 회상하면서 이렇게 말했으면 좋겠습니다.
2050 yılında çocukları olduğu zaman, büyük babaya geri dönüp baktıklarındaAls zij kinderen krijgen, rond 2050, kunnen ze naar opa kijken en zeggen:
2050 yılında çocukları olduğu zaman, büyük babaya geri dönüp baktıklarındaAmikor nekik lesznek gyerekeik, 2050-ben, jó lenne, ha Nagyapára visszatekintve azt mondanák:
2050 yılında çocukları olduğu zaman, büyük babaya geri dönüp baktıklarındaCând vor avea şi ei copii, în 2050, aş vrea ca atunci când se gândesc la Bunicul sǎ zicǎ:
2050 yılında çocukları olduğu zaman, büyük babaya geri dönüp baktıklarındaCuando ellos tengan hijos, 2050, mejor que piensen es su abuelo y digan,
2050 yılında çocukları olduğu zaman, büyük babaya geri dönüp baktıklarındaKdyž oni budou mít své děti kolem r. 2050. bylo vy dobře, kdyby se ohlédli za dědečkem a řekli si:
2050 yılında çocukları olduğu zaman, büyük babaya geri dönüp baktıklarındaKeď budú mať vlastné deti, v roku 2050, pozrú sa na svojho starého otca a povedia si,
2050 yılında çocukları olduğu zaman, büyük babaya geri dönüp baktıklarındaKhi 2 đứa có con, vào năm 2050, thì các cháu tôi sẽ nhìn ông và nói,
2050 yılında çocukları olduğu zaman, büyük babaya geri dönüp baktıklarındaKiedy będą mieli swoje dzieci, tak ok. roku 2050, super by było gdyby wspomnieli swojego dziadka mówiąc:
2050 yılında çocukları olduğu zaman, büyük babaya geri dönüp baktıklarındaNär de har egna barn, 2050, gör de bäst i att se tillbaka på farfar och säga,
2050 yılında çocukları olduğu zaman, büyük babaya geri dönüp baktıklarındaQuand ils auront des enfants, en 2050, ils vaudrait mieux qu'ils se tournent vers leur grand-père et disent,
2050 yılında çocukları olduğu zaman, büyük babaya geri dönüp baktıklarındaQuando avranno i loro figli, nel 2050, sarà meglio che si ricordino di me dicendo:
2050 yılında çocukları olduğu zaman, büyük babaya geri dönüp baktıklarındaQuando eles tiverem os filhos deles, em 2050, é bom que eles olhem para o avô e digam:
2050 yılında çocukları olduğu zaman, büyük babaya geri dönüp baktıklarındaSaat mereka memiliki anak, 2050, anak mereka akan melihat kakeknya dan berkata,
2050 yılında çocukları olduğu zaman, büyük babaya geri dönüp baktıklarındaΌταν θα αποκτήσουν τα δικά τους παιδιά, το 2050, καλύτερα θα ήτανε να κοιτάξουν πίσω στον Παππού και να πούνε,
2050 yılında çocukları olduğu zaman, büyük babaya geri dönüp baktıklarındaКогато те имат деца - през 2050 г. - ще е най-добре да се обърнат към дядо си и да кажат:
2050 yılında çocukları olduğu zaman, büyük babaya geri dönüp baktıklarındaКогда у них будут свои дети, в 2050-м году я надеюсь они посмотрят на дедушку и скажут
2050 yılında çocukları olduğu zaman, büyük babaya geri dönüp baktıklarındaКоли у них будуть свої діти, в році 2050-му, я сподіваюсь, вони подивляться на дідуся і скажуть:
2050 yılında çocukları olduğu zaman, büyük babaya geri dönüp baktıklarındaכשלהם יהיו ילדים, ב-2050, כדאי מאוד שהם יזכרו בסבא שלהם ויאמרו,
2050 yılında çocukları olduğu zaman, büyük babaya geri dönüp baktıklarındaعندما يكون لديهم أطفال عام 2050 سينظروا على جدهم ويقولوا
2050 yılında çocukları olduğu zaman, büyük babaya geri dönüp baktıklarında彼らの子供たちが私のことを振り返って「おじいちゃんはよく頑張ったね」 「チームと一緒に全力でやれることをやったね。」
Alüminyuma baktık.Nós olhamos para o alumínio.
Alüminyuma baktık.Nosotros miramos en el aluminio.
Alüminyuma baktık.On a regardé l'aluminium
Alüminyuma baktık.Spojrzeliśmy na glin.
Alüminyuma baktık.Wir sahen uns an das Aluminium.
Alüminyuma baktık.نظرنا الى الالمونيوم
Ama aklımız başımıza geldiği zaman... ...ona baktık ve "Tanrım... ...bu küçük kulüpte neler olacak?...그리고 우리가 얼마 뒤 정신을 차리자 새끼를 보고 말했죠. "이럴수가, 저 어린 애는 어떻게 생각할까?
Ama aklımız başımıza geldiği zaman... ...ona baktık ve "Tanrım... ...bu küçük kulüpte neler olacak?..."Meu Deus, o que vai acontecer com aquela cria? "Provavelmente, ela vai associar-nos para sempre
Ama aklımız başımıza geldiği zaman... ...ona baktık ve "Tanrım... ...bu küçük kulüpte neler olacak?...We keken er naar en zeiden: "Tjonge, wat zal er gebeuren met dat kleine welpje?
Ama aklımız başımıza geldiği zaman... ...ona baktık ve "Tanrım... ...bu küçük kulüpte neler olacak?...אבל כשהצלחנו לחזור לעצמנו חשבנו על זה ואמרנו - "אוי ואבוי, מה הולך לקרות לגורה הקטנה?
Ama aklımız başımıza geldiği zaman... ...ona baktık ve "Tanrım... ...bu küçük kulüpte neler olacak?...ومن ثم استطعنا ان نستوعب ما حصل حينها ومن ثم نظرنا الى ما حدث وقلنا " يا إلهي مالذي سيحدث للفهد الصغير ؟ "
Ama aklımız başımıza geldiği zaman... ...ona baktık ve "Tanrım... ...bu küçük kulüpte neler olacak?...心配になったことがありました あの耳をつんざく音と 私たちを結びつけて
İlgili Sayfalar