baktık ile cümle

baktık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tip 1, tip 2 ve tip 3 uygarlıklar için baktık.Szukamy tymu pierwszego , typu drugiego, i typu trzeciego cywilizacji.
Tip 1, tip 2 ve tip 3 uygarlıklar için baktık.We zoeken naar type één, type twee, en type drie beschavingen.
Tip 1, tip 2 ve tip 3 uygarlıklar için baktık.Wir suchen nach Typ Eins, Typ Zwei und Typ Drei Zivilisationen.
Tip 1, tip 2 ve tip 3 uygarlıklar için baktık.Ψάχνουμε για τύπους ενα,τύπους δυο ,και τύπους τρία πολιτισμούς
Tip 1, tip 2 ve tip 3 uygarlıklar için baktık.Мы выискиваем первый, второй и третий тип цивилизаций.
Tip 1, tip 2 ve tip 3 uygarlıklar için baktık.Търсим цивилизации тип 1, 2 и 3.
Tip 1, tip 2 ve tip 3 uygarlıklar için baktık.אנו מחפשים אחר ציויליזציות מסוג 1, סוג 2 וסוג 3.
Tip 1, tip 2 ve tip 3 uygarlıklar için baktık.نبحث عن حضارات من المستوى الاول، المستوى الثاني والثالث
Tip 1, tip 2 ve tip 3 uygarlıklar için baktık.タイプ1はその惑星を支配しています
Ve bence, kültüre baktıkça şu an bulunduğumuz yere nasıl geldiğimizi anlar gibi oluyoruz.Dan saya pikir ketika kita melihat budaya, kita mendekati pemahaman bagaimana kita menjadi diri kita sekarang.
Ve bence, kültüre baktıkça şu an bulunduğumuz yere nasıl geldiğimizi anlar gibi oluyoruz.En als we naar hun cultuur kijken dan kunnen we beginnen te begrijpen hoe we werden wat we zijn.
Ve bence, kültüre baktıkça şu an bulunduğumuz yere nasıl geldiğimizi anlar gibi oluyoruz.E penso che concentrandoci sulla cultura, arriviamo a capire come siamo arrivati al punto in cui siamo.
Ve bence, kültüre baktıkça şu an bulunduğumuz yere nasıl geldiğimizi anlar gibi oluyoruz.I myślę, że gdy przyjrzymy się kulturze, w pewnym sensie zaczynamy rozumieć, skąd się wzięliśmy.
Ve bence, kültüre baktıkça şu an bulunduğumuz yere nasıl geldiğimizi anlar gibi oluyoruz.예컨대, 우리는 문화를 살펴봄으로써 우리의 발자취와 현재의 생활방식을 가능케 한 이유에 대해 이해할 수 있습니다.
Ve bence, kültüre baktıkça şu an bulunduğumuz yere nasıl geldiğimizi anlar gibi oluyoruz.Kulttuuria tarkastellessamme alamme ymmärtää, kuinka pääsimme kehityksemme nykytilaan.
Ve bence, kültüre baktıkça şu an bulunduğumuz yere nasıl geldiğimizi anlar gibi oluyoruz.Og jeg tror at når vi kigger på kultur, kommer vi på en måde til at forstå hvordan vi kom hvor vi er.
Ve bence, kültüre baktıkça şu an bulunduğumuz yere nasıl geldiğimizi anlar gibi oluyoruz.Penso que, quando olhamos para a cultura, acabamos por compreender como chegámos onde chegámos.
Ve bence, kültüre baktıkça şu an bulunduğumuz yere nasıl geldiğimizi anlar gibi oluyoruz.Şi cred că, uitându-ne la mediul cultural, ajungem să înţelegem cum am ajuns noi unde suntem.
Ve bence, kültüre baktıkça şu an bulunduğumuz yere nasıl geldiğimizi anlar gibi oluyoruz.Úgy gondolom, ha megvizsgáljuk a kultúrájukat, talán megérthetjük, hogy jutottunk el odáig, ahol most tartunk.
Ve bence, kültüre baktıkça şu an bulunduğumuz yere nasıl geldiğimizi anlar gibi oluyoruz.Y creo que al observar la cultura, podemos comprender cómo llegamos a donde estamos.
Ve bence, kültüre baktıkça şu an bulunduğumuz yere nasıl geldiğimizi anlar gibi oluyoruz.Мисля си, че ако погледнем културата, ще разберем, в известна степен, как сме достигнали до тук.
Ve bence, kültüre baktıkça şu an bulunduğumuz yere nasıl geldiğimizi anlar gibi oluyoruz.ואני חושבת שכאשר מסתכלים על דפוסי התרבות וההתנהגות, אנחנו מגיעים להבנה כיצד הגענו הלום.
Ve bence, kültüre baktıkça şu an bulunduğumuz yere nasıl geldiğimizi anlar gibi oluyoruz.وأنا اعتقد انه إذا نظرنا لمفهوم الثقافات، سنفهم نوعا ما كيف وصلنا لما نحن عليه.
Ve bence, kültüre baktıkça şu an bulunduğumuz yere nasıl geldiğimizi anlar gibi oluyoruz.どうやって今の私たちに たどりついたか わかるような気がします 生物学的に遺伝したのではない と思うのです
Ve beraber gidip baktık.Együtt néztük a fészket.
Ve beraber gidip baktık.E lo abbiamo guardato insieme.
Ve beraber gidip baktık.En we keken er samen naar.
Ve beraber gidip baktık.Et on l'a regardé ensemble.
Ve beraber gidip baktık.Ficámos os dois a olhar para aquilo.
Ve beraber gidip baktık.그리고 우린 벌집을 함께 바라보았지요.
Ve beraber gidip baktık.Lalu kami melihat sarang itu bersama.
Ve beraber gidip baktık.Og vi kiggede på det sammen.
Ve beraber gidip baktık.Şi ne-am uitat la ea împreună.
Ve beraber gidip baktık.Und wir betrachteten es gemeinsam.
Ve beraber gidip baktık.Y la miramos juntos.
Ve beraber gidip baktık.Και το παρατηρήσαμε μαζί.
Ve beraber gidip baktık.Мы вместе стали его рассматривать.
Ve beraber gidip baktık.Разгледахме я заедно.
Ve beraber gidip baktık.והסתכלנו על זה ביחד.
Ve beraber gidip baktık.ونظرنا إلى هذا سوية.
Ve beraber gidip baktık.そして彼がなぜそう思ったかわかりました
Ve bir de baktık ki, İç Savaş!A polgárháború.
Ve bir de baktık ki, İç Savaş! Daha da masraflı.De burgeroorlog is nóg duurder.
Ve bir de baktık ki, İç Savaş! Daha da masraflı.그런데 이건 뭐죠? 아, 남북전쟁. 더 비싸군요.
Ve bir de baktık ki, İç Savaş! Daha da masraflı.לווינו הרבה כסף כדי להילחם במלחמת העצמאות.
Ve bir de baktık ki, İç Savaş! Daha da masraflı.و بعد ذلك، اوه، ما هذا؟ الحرب الاهلية. اكثر تكلفة هذه المرة.
Ve bir de baktık ki, İç Savaş! Daha da masraflı.たくさん借りては返済に返済を重ね
Ve bir de baktık ki, İç Savaş!Der amerikanische Bürgerkrieg.
Ve bir de baktık ki, İç Savaş!La Guerra Civile.
Ve bir de baktık ki, İç Savaş!La Guerra Civil.
Ve bir de baktık ki, İç Savaş!La guerre de sécession.
Ve bir de baktık ki, İç Savaş!Nội chiến.
Ve bir de baktık ki, İç Savaş!Războiul Civil.
Ve bir de baktık ki, İç Savaş!И что же случилось потом? Случилась гражданская война.
Ve böylece bütün bu elementleri nasıl biraraya getiririz ona baktıkAsí que vimos la manera de acomodar todos los elementos
Ve böylece bütün bu elementleri nasıl biraraya getiririz ona baktık그래서 모든 요소들을 어떻게 구성을 할 수 있을까 검토 해보았고,
Ve böylece bütün bu elementleri nasıl biraraya getiririz ona baktıkאז בחנו איך אפשר לאחד את כל הגורמים...
Ve böylece bütün bu elementleri nasıl biraraya getiririz ona baktıkلذا نظرنا في كيف يمكن ان نألف كل تلك العناصر --
Ve böylece bütün bu elementleri nasıl biraraya getiririz ona baktıkすべての要素を取り入れる方法を検討しました
Ve böylece, konuşmamı şunları söyleyerek bitireceğim şimdiye kadar 20 şizofreni hastasına baktık.그리고 저는 이 말을 하며 마무리 짓겠습니다. 우리는 20명의 정신 분열증 환자를 살펴보았습니다.
İlgili Sayfalar