Ana içeriğe geç
Sözlük

bakmaya ile cümle

bakmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Böylece, bulabildiğim en iyi fotoğraflara bakmaya başladım.وهكذا بدأت أنظر إلى الأفضل بين الصور.
Böylece, bununla devam ettim, ve daha da fazla şeylere bakmaya başladım.Also begann ich damit und untersuchte noch viel mehr Dinge.
Böylece, bununla devam ettim, ve daha da fazla şeylere bakmaya başladım.Așa că, am plecat cu gândul acesta, și am început să caut lucruri cu mai multă pasiune.
Böylece, bununla devam ettim, ve daha da fazla şeylere bakmaya başladım.Así que partí de este punto y comencé a buscar más cosas.
Böylece, bununla devam ettim, ve daha da fazla şeylere bakmaya başladım.Così me ne uscii con questo e cominciai a ricercare ancora di più.
Böylece, bununla devam ettim, ve daha da fazla şeylere bakmaya başladım.Donc, je partais de là, et commençais à chercher encore d'autres choses.
Böylece, bununla devam ettim, ve daha da fazla şeylere bakmaya başladım.Dus ik ging door, en begon nog meer dingen te zoeken.
Böylece, bununla devam ettim, ve daha da fazla şeylere bakmaya başladım.그리하여, 저는 이것에서 벗어나서, 좀 더 더한 것들을 찾기 시작했습니다.
Böylece, bununla devam ettim, ve daha da fazla şeylere bakmaya başladım.Vì thế, tôi thấy bực mình, và bắt đầu tìm kiếm nhiều hơn nữa.
Böylece, bununla devam ettim, ve daha da fazla şeylere bakmaya başladım.Więc na chwilę zostawiłem ten temat i zacząłem poszukiwać czegoś innego.
Böylece, bununla devam ettim, ve daha da fazla şeylere bakmaya başladım.Идея меня поглотила, и я начал идти дальше.
Böylece, bununla devam ettim, ve daha da fazla şeylere bakmaya başladım.И така, тръгнах от това и започнах още повече да търся нещата.
Böylece, bununla devam ettim, ve daha da fazla şeylere bakmaya başladım.אז התחלתי עם זה, והתחלתי עוד יותר לחפש דברים.
Böylece, bununla devam ettim, ve daha da fazla şeylere bakmaya başladım.و لذلك استمررت في ذلك و بدأت أبحث عن المزيد من الأشياء
Böylece, bununla devam ettim, ve daha da fazla şeylere bakmaya başladım.もっと探求し始めました 日本では人による実験をしました
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Așa că ne-am uitat la marile orașe dezvoltate înaintea automobilului.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Così siamo tornati ad osservare la grandi città che si sono evolute prima delle auto.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.그래서 우리는 시간을 거슬러 자동차가 발명되기도 전의 훌륭한 도시들을 연구해보았는데요.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Nous sommes retournés commencer à observer les grandes villes qui ont évolué avant les voitures.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Preto sme šli do minulosti a sledovali veľké mestá, ktoré sa rozvinuli pred rozmachom áut.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Vì vậy, chúng tôi đã quay lại và xem xét những thành phố tuyệt vời đã phát triển trước cả những chiếc xe.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.We keken naar de grote steden die hun evolutie doormaakten voordat er auto's waren.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Wir haben uns mal die großen Städte aus der Zeit vor den Autos angesehen.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Οπότε πήγαμε πίσω στο χρόνο κι αρχίσαμε να παρατηρούμε τις σπουδαίες πόλεις που αναπτύχθηκαν πριν τ' αμάξια.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Тогда мы вернулись в прошлое, в города времён до автомобилей.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Тож ми вирішили звернути увагу на великі міста, що виникли до того, як з'явились машини.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.חזרנו והתחלנו להסתכל על הערים הגדולות שהתפתחו לפני המכוניות.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.لذلك فقد ذهبنا مرة أخرى ونظرنا للمدن الكبيرة التي نشأت قبل السيارات.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.大都市を見てみました パリは小さな村々からできていました
Bu beni büyüledi. Okumaya devam ettikçe, kansere farklı gözle bakmaya başladım ve neredeyse korkum azaldı.이 점이 저를 사로잡았어요. 읽으면 읽을수록 암이 다르게 보였고
Bu beni büyüledi. Okumaya devam ettikçe, kansere farklı gözle bakmaya başladım ve neredeyse korkum azaldı.Minél többet olvastam a rákról, annál inkább változott a róla való képem, már nem is volt annyira félelmetes.
Bu beni büyüledi. Okumaya devam ettikçe, kansere farklı gözle bakmaya başladım ve neredeyse korkum azaldı.וזה הקסים אותי. ככל שקראתי יותר כך הסתכלתי אחרת על סרטן,
Bu beni büyüledi. Okumaya devam ettikçe, kansere farklı gözle bakmaya başladım ve neredeyse korkum azaldı.أدهشني هذا. كلما نظرت كلما رأيت السرطان بشكل مختلف
Bu beni büyüledi. Okumaya devam ettikçe, kansere farklı gözle bakmaya başladım ve neredeyse korkum azaldı.以前よりガンを怖く思わなくなりました
Bu durumu şuna benzetebilirim: Bir akarsuyun dibindeki bir çakıl taşına bakmaya benziyor.Ecco, per darvi un'idea, è come osservare un ciottolo sul fondo di un torrente.
Bu durumu şuna benzetebilirim: Bir akarsuyun dibindeki bir çakıl taşına bakmaya benziyor.För att ge er en känsla av hur det är, är det lite som att titta på en sten på botten av en ström.
Bu durumu şuna benzetebilirim: Bir akarsuyun dibindeki bir çakıl taşına bakmaya benziyor.Jadi, supaya anda bisa membayangkan seperti apa, ini seperti melihat sebuah kerikil di dasar sungai.
Bu durumu şuna benzetebilirim: Bir akarsuyun dibindeki bir çakıl taşına bakmaya benziyor.Om je een beeld te geven van hoe het is, het is alsof je naar een steentje kijkt op de bodem van een beekje.
Bu durumu şuna benzetebilirim: Bir akarsuyun dibindeki bir çakıl taşına bakmaya benziyor.Para darles una idea, es como mirar una piedrita en el fondo de un arroyo.
Bu durumu şuna benzetebilirim: Bir akarsuyun dibindeki bir çakıl taşına bakmaya benziyor.Por isso, para terem uma ideia, é como olhar para um seixo no fundo de um ribeiro.
Bu durumu şuna benzetebilirim: Bir akarsuyun dibindeki bir çakıl taşına bakmaya benziyor.Pour vous donner une idée, c'est comme si vous regardiez un caillou dans un courant.
Bu durumu şuna benzetebilirim: Bir akarsuyun dibindeki bir çakıl taşına bakmaya benziyor.Powiem wam, że jest to jak patrzenie na kamyczek na dnie strumyka.
Bu durumu şuna benzetebilirim: Bir akarsuyun dibindeki bir çakıl taşına bakmaya benziyor.Pro vaši lepší představu je to vlastně, jako když se díváte na oblázek na dně potoka.
Bu durumu şuna benzetebilirim: Bir akarsuyun dibindeki bir çakıl taşına bakmaya benziyor.Έτσι λοιπόν, για να σας δώσω ένα παράδειγμα, είναι σαν να κοιτάς ένα βότσαλο στον πυθμένα ενός ρέματος.
Bu durumu şuna benzetebilirim: Bir akarsuyun dibindeki bir çakıl taşına bakmaya benziyor.За да ви дам усещане за какво става дума - всъщност е все едно да гледаш камъче на дъното на поток.
Bu durumu şuna benzetebilirim: Bir akarsuyun dibindeki bir çakıl taşına bakmaya benziyor.Что-бы дать вам понять на что это похоже, скажу, что это как галька на дне реки.
Bu durumu şuna benzetebilirim: Bir akarsuyun dibindeki bir çakıl taşına bakmaya benziyor.Щоб ви зрозуміли, на що це схоже, скажу, що це як дивитися на гальку на дні річки.
Bu felsefeyi tamamen yansıtarak, sorunlara daha farklı bakmaya başladım.Avendo totalmente assorbito questa filosofia, ho iniziato a guardare a tanti problemi in modo un po' diverso.
Bu felsefeyi tamamen yansıtarak, sorunlara daha farklı bakmaya başladım.Całkowicie przyjmując tę filozofię, zacząłem patrzeć na wiele problemów nieco inaczej.
Bu felsefeyi tamamen yansıtarak, sorunlara daha farklı bakmaya başladım.După ce am absorbit total această filosofie, am început să privesc multe probleme puţin diferit.
Bu felsefeyi tamamen yansıtarak, sorunlara daha farklı bakmaya başladım.이 철학을 모두 이해한 상황에서 저는 많은 문제들을 다른 시각에서 보기 시작했어요.
Bu felsefeyi tamamen yansıtarak, sorunlara daha farklı bakmaya başladım.Una vez que se absorbe totalmente esta filosofía , Comencé a ver los problemas algo diferentes.
Bu felsefeyi tamamen yansıtarak, sorunlara daha farklı bakmaya başladım.Коли я з головою поринув у цю філософію, то почав по-іншому сприймати багато проблем.
Bu felsefeyi tamamen yansıtarak, sorunlara daha farklı bakmaya başladım.Полностью впитав в себя эту философию, я начал иначе смотреть на многие вопросы.
Bu felsefeyi tamamen yansıtarak, sorunlara daha farklı bakmaya başladım.След като напълно усвоих тази философия, започнах да виждам много проблеми по различен начин.
Bu felsefeyi tamamen yansıtarak, sorunlara daha farklı bakmaya başladım.שקעתי לגמרי בפילוסופיה הזאת, והתחלתי לבחון המון בעיות בצורה קצת אחרת.
Bu felsefeyi tamamen yansıtarak, sorunlara daha farklı bakmaya başladım.وبالاستيعاب التام لهذه الفلسفة، بدأت أنظر إلى الكثير من المشاكل بطريقة مختلفة قليلا.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.Asta este genul de secventa la care-mi place sa ma uit zi si noapte.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.C'est le genre de séquence que j'adore regarder jour et nuit.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.Đây là một chu trình mà tôi thích quan sát ngày lẫn đêm.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bakmaya ile cümle - Sayfa 8 - bakmaya kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App