bakmayı ile cümle

bakmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bakmayı bitirdiyse, gidelim hadi.If you're done looking, let's go.
Fakat bu bana, Dünya'mıza sadece evimiz olarak değil bir gezegen olarak, dışarıdan bakmayı öğretti.But what it taught me was to look at Earth as a planet with external eyes, not just as our home.
Sonunu söyleyivereceğim için kusura bakmayın ama barış gelmedi.Sorry for the spoiler alert, but no world peace.
Hayır, hayır, bana öyle bakmayın.No, no, please don't look at me like that.
Sayıları okuyamazsanız kusura bakmayın, bayağı küçükler.And I'm sorry if you can't read the numbers, they're kind of small.
Ben de "Kusura bakmayın ama,And I said, "With all due respect,
Aklınızı karıştırdım kusura bakmayın. -Sorry for confusing you.
Otururlarken kitapları tutmayı ve onlara bakmayı da öyle.When they're sitting they like to hold books and look at books.
İlk aldığım sonuçları beğenmediğimde daha fazlasına bakmayı bilecek kadar uzun zamandır online ım.I've been online long enough to know if I don't like the first results I get, I go look for more.
Kusura bakmayın, bir dakika.I'm sorry. Just a moment.
Bunu söylediğim için kusuruma bakmayın.Don't mind me saying this.
Şey, o senin kızın, annesi de terk ettiğine göre... Kusura bakmayın, 7,5'u kabul edemem.Well, it's your child, and her mother's abandoned her
Bize bakmayın! <i> Sen benim hayatımın seyrisin.Don't you look at us! <i> You are my life's navigation
Lütfen bunları ödünç almamın kusuruna bakmayın.Excuse me while I borrow these.
Bana öyle bakmayı kesmen için.So you can stop staring at me.
"Maestro, kursura bakmayın ama ne zaman başlamam gerekiyor?""Maestro, with all due respect, when should I start?"
Yanlış yönlendirme deyince farklı bir yöne bakmayı anlıyoruz.Actually, kind of an evil way of approaching it.
Bayan, kusura bakmayın ama Dr. Andre hala yeni gelenlerden biridir.Madam, excuse me, but Dr. André is still a newcomer.
Biliyorum, Kusura bakmayın, Ben bir pratisyen doktorum.I know, I'm sorry, I'm a general practitioner.
Sadece ayakta durun ama ürünlere bakmayın."Just stand around and don't face products."
Ve.. Evet, belki şu an dinleyenler vardır, kusura bakmayın millet. Merhaba!Yeah, sorry poeple listening online who might actually be doing it.
Ellerim kusuruna bakmayın ama bu, bu şekilde olur.Excuse my hands but this is how it is.
Tamam, çok kötüydü ama niye reddediyorsunuz parlak tarafından bakmayı?Okay, it was so bad, but why are you refusing to look on the bright side?
Onun görsüne bakmayı bırak, onlar sahte.Stop staring at her tits, they're fake. (BURPlNG)
Sana bakmayı bir görev edindim.I've made it my duty to look out for you.
Dikkatlice bakmayınca, kim olduğunu söylemek gerçekten mümkün değil.If you don't look at it carefully, you can't really tell who it is.
MusicBrainz' e bakmayı etkinleştirEnable MusicBrainz lookup
Freedb' ye bakmayı etkinleştirEnable freedb lookup
Uçak, iniş yönünün tersine bakmayı bıraktı. [2]The airplane stopped facing in the opposite direction from landing.[2]:7
Kusura bakmayın.Es tut mir leid.
Karımın kusuruna bakmayın. Almancası pek iyi değil. O yüzden ben konuşuyorum.Sie müssen meine Frau entschuldigen. Sie spricht nicht so gut Deutsch. Daher spreche ich.
Bu işlemin ilk adımı, atlarla ilgili düşünmeyi ve ardından atların resimlerine bakmayı içermektedir.Wie ich erst die Pferde verstand und dann das Leben.
Kusuruma bakmayın ama biraz şaşırdım.Je suis désolée, mais ça m'avait un peu étonnée.
Bana öyle bakmayı kes, beni utandıracaksın.Arrête de me regarder comme ça, tu vas me faire rougir.
Poe onu yaşarken hatırlamayı tercih ettiğini söyleyerek, ölmüş eşinin yüzüne bakmayı reddetti.Poe refusa de regarder le visage de son épouse morte, disant qu’il préférait se souvenir d’elle vivante.
Hayata dolaylı yollardan bakmayı sevmiyor.Je n'aime pas les routes droites.
Hayvanlara bakmayı çok fazla severim.Me gusta mucho cuidar de los animales.
Evde olduğum zaman pencereden dağlara bakmayı severim.Me gusta mirar las montañas desde mi ventana cuando estoy en casa.
Bu yaklaşım, programlamaya farklı bakmayı gerektirir.Como resultado del proceso anterior se descubre un modo diferente de encarar la planificación.
Hayata dolaylı yollardan bakmayı sevmiyor.Me encanta la vida en la carretera.
Jane biz dışarıda iken bizim çocuklarımıza bakmayı teklif etti.Jane si è offerta di badare ai nostri bambini mentre siamo fuori.
Kusura bakmayın, korkutmak istememiştim.Scusate, non volevo spaventarvi.
Bu yaklaşım, programlamaya farklı bakmayı gerektirir.Questo comportamento varia da programma a programma.
Kusura bakmayın, adınızı unuttum.Простите, я забыл ваше имя.
Öteye gidin, dönün, bakmayın!«Заходите, заходите!
Marge, dizinin çoğu bölümünde işsizdir, ev hanımı olmayı ve ailesine bakmayı seçer.كانت مارج غير موظفة في معظم المواسم، وأختارت أن تكون ربة منزل وأن تهتم بعائلتها.
Öteye gidin, dönün, bakmayın!Vai, vai, vai, vai, vai, ela vai conseguir!
Kusura bakmayın ama, siz ne yapıyorsunuz?Wat doet u, als ik vragen mag?
Kusura bakmayın ama, anlattıklarınızın hiçbir önemi yok.Neemt u mij niet kwalijk, maar alles wat u heeft verteld, is niet van belang.
Poe onu yaşarken hatırlamayı tercih ettiğini söyleyerek, ölmüş eşinin yüzüne bakmayı reddetti.Poe nie chciał spojrzeć w twarz zmarłej żony, stwierdzając, że woli zapamiętać ją żywą.
Dış riskler başka bir bakış açısı ile bakmayı gerektirir.Tittarna har därmed fått möjlighet att se frågan ur en annan vinkel.
Bu yaklaşım, programlamaya farklı bakmayı gerektirir.Таке планування потрібно відрізняти від прогнозування.
Bu yaklaşım, programlamaya farklı bakmayı gerektirir.Sistemul de notare este diferit în funcție de program.
"Aynalar,bakmayın yüzüme dik dik İşte yakalandık,kelepçelendik."Mük onnat tőllik vagyunk elmaradva, s ott kaptunk helyet, s azokból húzódtunk, úgy tudjuk.”
Dış riskler başka bir bakış açısı ile bakmayı gerektirir.Eri määritelmät katsovat melua eri näkökulmasta.
Kusura bakmayın, ben kayboldum.Συγνώμη, έχω χαθεί.
Marge, dizinin çoğu bölümünde işsizdir, ev hanımı olmayı ve ailesine bakmayı seçer.Marge har været arbejdsløs det meste af serien og vælger at være hjemmegående og tage sig af sin familie.
Öteye gidin, dönün, bakmayın!Pantang mundur, terus maju, bulatkan tekadmu!
Heigo ise ona uzağa bakmayı yasakladı.Buddha pun tidak mencegahnya untuk mengikuti dirinya.
Dış riskler başka bir bakış açısı ile bakmayı gerektirir.Các nhóm chính trị đối lập có xu hướng thống nhất quan điểm về một vấn đề đặc biệt.
İlgili Sayfalar