bakmayı ile cümle
bakmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bana öyle bakmayı kes.Stop looking at me like that.
Bize bakmayın.Don't look at us.
Onlar pencereden dışarı bakmayı severler.They like to look out the window.
Evde olduğum zaman pencereden dağlara bakmayı severim.When I am at home, I like to look at the mountains through the window.
Birbirimize bakmayı bırakmalıyız.We should stop seeing each other.
Ceplerine bakmayı deneyin.Try looking in your pockets.
Başka yere bakmayı bırak.Stop looking elsewhere.
Fadıl, Mısır'da bir aile bakmayı düşünmeye başladı.Fadil started thinking about raising a family in Egypt.
Tom, Mary'nin ona bakmayı bırakmasını diledi.Tom wished Mary would quit staring at him.
Aynada kendime bakmayı seviyorum.I love looking at myself in the mirror.
Tom bu akşam çocuklarımıza bakmayı kabul etti.Tom has agreed to babysit our children this evening.
Tom Pazartesi günü çocuklarımızı bakmayı kabul etti.Tom has agreed to babysit our kids on Monday.
Sami bebeğe bakmayı kabul etti.Sami agreed to take care of the baby.
O şekilde bakmayı kes.Stop staring like that.
Tom, Mary'den ona bakmayı bırakmasını istedi.Tom asked Mary to stop staring at him.
Kusura bakmayın, sizi rahatsız ediyorum.Sorry for disturbing you.
Kusura bakmayın, güzel izah edemedim.I'm sorry I couldn't explain it well.
Poe onu yaşarken hatırlamayı tercih ettiğini söyleyerek, ölmüş eşinin yüzüne bakmayı reddetti.Poe refused to look at his dead wife's face, saying he preferred to remember her living.
Bu yaklaşım, programlamaya farklı bakmayı gerektirir.The new imaging, however, resulted to a different approach in its programming.
Kusura bakmayın, eğer bir müşteriyle ilgilenirken... ...gülümsemediğim görülürse işimden olabilirim.I'm sorry, but if someone sees that I don't smile while talking to a client,
Kusura bakmayın, geciktim.I'm sorry I'm late.
- Kusura bakmayın, bu tip bilgileri paylaşamayız.Sorry, we don't give that sort of information. Please!
Eğer rahatsız oluyorsanız, başka yöne bakın, buraya bakmayın.That's my flesh, and I can twist that around.
"Hayır, kusura bakmayın ama benim gördüğüm buydu." dedim.What I see is this one."
Babasinin hediye ettigi teleskop ile... ....yildizlara bakmayi cok seviyor.With the telescope that his parents bought him.... ...he also loves to star gaze.
Buna cevabım, büyük olana dünyanın karmaşık sorunlarına bakmayın.My answer to that is don't look at the big, overwhelming issues of the world.
Gana bana insanlara ve kendime farklı şekilde bakmayı öğretti.Ghana taught me to look at people differently and to look at myself differently.
Bunlara nasıl bakmayı öğrendikten sonra, baktığınız herhangi bir yerde bulabilirsiniz.You can find these kinds of things wherever you look, once you learn how to look for them.
Hele bir bakmayı dene...If you look at it...
Ben de yazalım - ADP oldu kusura bakmayın.Let me write also-- sorry that was ADPs.
Bu bir ders değil, yüzüme bakmayı bırak. Neden tabağına bakmıyorsun?You are not in my class, can you stop staring at my face, and look at the side dishes?
Kusura bakmayın.I'm sorry.
Kusura bakmayın...Excuse me...
Başka bir yere bakmayın.Don't look anywhere else.
- Kusura bakmayın.- Sorry.
Fakat sadece benim söylediklerime bakmayın. Bunu size kanıtlamak istiyorum.But I want to prove it to you, so don't just take my word for it.
Öyleyse bunlara başka bir yönden bakmayı deneyelim.So let's try to look at it from a different perspective.
Sizi rahatsız ettiysem kusuruma bakmayın, erkenden ayrılacağım zaten.I'm sorry if I have made you uncomfortable. I will be leaving early.
Kusura bakmayın, unuttum, unuttum.Nicholas Negroponte: Sorry! I forgot.
Ona öyle bakmayı kes.-I wonder what you're captain of -Stop looking at her like that! When you're the best
Ve bir numaralı sunum tüyosu: asla, asla ekrana bakmayın.And the number one presentation tip: never, ever look at the screen.
Kusura bakmayın, ekranımda çok fazla pencere açık da.Sorry: a lot of windows here.
Bu konuda daha heyecan ve umut verici bir yanıt veremediğim için kusura bakmayın.I'm sorry I don't have a more exciting and uplifting answer on that one.
Ha Ni Ha Ni! evet. etrafa bakmayı bırak ve sipariş et.Ha Ni. Ha Ni! Yes?
Kusura bakmayın!I'm sorry!
Ajumma, lütfen bakmayın.Ahjumma, turn Go Kyung's face away.
Evet, bu resimlerle bazilarinizin keyfinizi kacirdiysam kusura bakmayinYou remember all that oil?
Ona bakmayı nasıl düşünebilirsin?How could you think of raising it?
Dik dik bakmayı kes.Stop staring.
İnsanlar binlerce yıl boyunca insan zihninin, beyninin, içine bakmayı istemiştir.People have wanted to look inside the human mind, the human brain, for thousands of years.
Bana bakmayı bırak ve Başkan Baek i ara.There's no battery!
Onlar güzel yüzlere bakmayı sade yüzlere bakmaya tercih ederler.They like to look at beautiful faces rather than plain faces.
Kusura bakmayın. Yapmam gereken bir şey var.I'm sorry, I have to go out for a while.
Bana bu şekilde bakmayı kesmesini ona söyler misin?Can you tell her to stop staring at me like that?
[kendi dilinde]: onlara bakmayı. [Adam kendi dilinde konuşur]:And taking care of them. man speaking native language:
Kusura bakmayın..Sorry...
Ürünlere bakmayın, sadece takılın." dedim.Just stand around and don't face products."
Bu yüzden kusura bakmayın ve size kendimi tanıtmama izin verin.So, have my apologies and allow me to introduce myself
Baylar kusura bakmayın, ama bayanlardan tek farkınız bu kadar ufak bir şey.Sorry boys, but it's just a tiny little thing that makes you different.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.He is from Busan, so he's a little curt.
İlgili Sayfalar