Ana içeriğe geç
Sözlük

bakire ile cümle

bakire kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Rhea Silvia Mars'ın tecavüzüne uğramış bir Vesta bakiresiydi ve bu da ikizleri yarı tanrı konumuna getirmişti.وكانت ريا سيلفيا العذراء الطاهرة التي تعرضت للاغتصاب من مارس، مما يجعل التوائم نصف الإلهي.
Ayrıca, tecavüz ve cinsel saldırı davalarında yapılan bakirelik testine karşı çıkması ile bilinir.كما وجد تقريرهم وقائع عن العبودية الجنسية وغيرها من الأعمال القسرية.
Beş sene sonra, Effie, Millais'le tanıştığında hâlâ bakireydi.وبتقدم إليزابيث بالسن، اشتهرت بكونها ما زالت عذراء.
Roma Forumundaki Vesta tapınağındaki ebedi ateş söndürüldü ve Vesta bakireleri dağıtıldı.O fogo eterno do Templo de Vesta, no Fórum Romano, foi extinguido e as virgens vestais foram dissolvidas.
Emmerich'in tarif ettiği Bakire Meryem'in son yıllarını geçirdiği evin bu olduğuna inanmıştır.Ele acreditava que ele era a casa descrita por Emmerich e onde Maria teria vivido seus últimos dias.
Diana, Roma mitolojisinde ayın ve avcılığın bakire tanrıçasıydı.Diana, na mitologia romana, era a deusa da lua e da caça, muito poderosa e forte.
'Niye bakire değil?Dante: Por quê minha mãe?
Misalen Sabin bakirelerinin sayısını tam olarak 527 olarak verir.Por exemplo, assevera que a quantidade de Sabinas virgens era de exatamente sete .
Virgo adı Latince'de bakire anlamına gelir.Literalmente, Kumari significa virgem em nepalês.
Şehrin koruyucusu Rosary bakiresidir (Virgen del Rosario) (kutlama günü 7 Ekim).De beschermheilige van de stad is de Maagd van Rosario (feestdag op 7 oktober).
Tablo, Bakire Meryem ve Çocuk İsa' yı, İsa' nın kuzeni Baptist John ile olan toplantısını vurgulamaktadır.Het werk toont de ontmoeting van Maria en het Christuskind met Christus' neef Johannes de Doper.
Kurul, Pontifex maximus, Vesta bakireleri, Rex Sacrorum ve Flamenlerden oluşurdu.De pontifex maximus stond eveneens boven de rex sacrorum, de Flaminii en de Vestaalse Maagden.
Onu kendi bakireler grubundan uzak durması için ikaz eder.Zijn moeder probeert hem vergeefs weg te houden van de bende.
Müntzer Meryem’in İsa’nın doğumu sırasında da önce de ve sonra da bakire olduğunu savunur.Maria is maagd, voor, tijdens en na de geboorte van Christus.
Fakat Daphne, bakire kalmaya yemin etmiştir.Judith moest een eed zweren dat zij onschuldig was.
Bu törende şapel takdis edilerek Bakire Meryem'e adandı.Dit wonder werd toegeschreven aan de Maagd Maria.
Genel anlamda kutsal bakire Meryem Ana’yı andırır.In het eerste staat de Heilige Maagd Maria.
Yine bir efsaneye göre, sadece bakire kızların yanına yaklaşır ve bu şekilde yakalanabilir.Według legendy może być schwytany i oswojony tylko przez dziewicę.
Madonna, albümü sonradan "dünyanın tüm bakirelerine" armağan etmiştir.Album dedykowany został "wszystkim dziewicom świata".
Kutsalnamış Bakire Meryem(?)Najświętszej Maryi Panny).
Bakire Meryem bir göğsü açık olarak vurgulanmaktadır.Boginie przedstawiano z odsłoniętymi piersiami.
İkincisi; kadının bâkire olması, kocasının onu daha çok himâye etmesine vesîle olur.Po drugie, gdyby został kapłanem, mogłoby mu to przedłużyć życie.
'Niye bakire değil?Varför har han ingen navel?
Öyleyse biz bakire bir esin perisine sahibiz."Vi har slut på oskulder!”.
Bakire Meryem bir göğsü açık olarak vurgulanmaktadır.På så sätt riktas Marshalls hela uppmärksamhet till hennes bröst.
1260 yıllarında büyük minber bitirmiş ve kutsanmış ve katedral Bakire Meryem’e atfedilmiştir.Storklockan är gjuten 1460 och helgad åt jungfru Maria.
Bakire bir rahibe olma isteği Apollon'a verdiği sözden daha ağır basmıştı.Landet var en huvudort för Apollons dyrkan.
Bakire olmayanlar baba evine gönderilirler.Mis padres no están en casa. - Mina föräldrar är inte hemma.
Fakat Daphne, bakire kalmaya yemin etmiştir.Jonathan svär då att hämnas på Möller.
Fakat Daphne, bakire kalmaya yemin etmiştir.Ахілл присягається врятувати дівчину.
"Arnavut 'yeminli bakireler'".«Пінська мадонна».
Rhea Silvia Mars'ın tecavüzüne uğramış bir Vesta bakiresiydi ve bu da ikizleri yarı tanrı konumuna getirmişti.Рея Сільвія була дівою-весталкою, зґвалтованою Марсом, від якого в неї народилися напівбожествені двійнята.
Bianca kısa bir süre sonra bakirelik yemini ederek Artemis Avcılarına katılır.Bianka se hned po zjištění, že je polobohyně, přidala k lovu bohyně Artemis.
Jungfrau (Anlam: "Bakire"), İsviçre'nin en tanınmış dağlarından biri.Jungfrau (română Fecioara) este unul dintre cei mai renumiți munți din Elveția.
Bakire olanı alırsan, her şeyi ile senindir, hazinedir.Toate laudele sunt pentru tine, Tu ești deținătorul cerurile și a pământului, și tot ce este în ele.
Yapı, Bakire Theotokos'a adanmıştı.Ea îi este atribuită magistrului Theodorikus.
Ne var ki Angela bakire çıkmaz.Ei nu bănuiesc prezența Mariei Vetsera.
Adli Tıp raporuna göre Esved öldüğünde hala bakire idi.Az orvosi jelentés szerint a lány szűz volt.
'Niye bakire değil?Novella Miért nem vagyok keresztény?
Kutsalnamış Bakire Meryem(?)(Szűz Máriának szeplőtlen fogantatásáról.)
Kendileriyle her ilişki sonrasında tekrar bakire olurlar.Vedlés után újra udvarolni kezd a nőstényeknek.
Vesta bakireleri (sacerdos Vestalis) Antik Roma'da aile tanrıçası Vesta'nın kutsal bakire rahibeleriydiler.A Vesta-szüzek (latinul virgines Vestalis) Vesta istennő papnői voltak az ókori Rómában.
İç mekandaki mozaikler “Bakire Meryem”in hayatından kesitler sunar ve İsa’nın mucizelerini gösterir.Az itt látható mozaikciklusok Szűz Mária és Jézus életéből vett jelenetekből állnak.
Fakat Daphne, bakire kalmaya yemin etmiştir.Tämän jälkeen Dick vannoi tekevänsä höyrystä palvelijansa.
Kutsalnamış Bakire Meryem(?)Rouva: Neitsyt Maria.
Artemis bakirelik yemini ve aşkı arasında kalır.Adriano kamppailee suvun lojaalisuuden ja rakkauden välillä.
Yapı, Bakire Theotokos'a adanmıştı.Ο ναός είναι αφιερωμένος στο Γενέσιο της Θεοτόκου.
Meryem Ana ve Bakire Meryem olarak da anılır.Helgnene og jomfru Maria skal æres.
Fakat Daphne, bakire kalmaya yemin etmiştir.Jonathan sverger da å hevnes på Møller.
Leydi Marian ya da Marion , Maid Marian (Bakire Marian) olarak da bilinir.2) Maramene e Mara – Mariamne også kjent som Maria.
Kurul, Pontifex maximus, Vesta bakireleri, Rex Sacrorum ve Flamenlerden oluşurdu.Han hadde makten til å utnevne alle vestalinnene, flamene, pontifexene og til og med Rex Sacrorum.
'Niye bakire değil?Dan kenapa harus perawan?
Efsanelerde geçen Ren Bakireleri onun kızlarıdır.Pada umumnya, tokoh utama dalam novel mereka adalah wanita.
Fakat Daphne, bakire kalmaya yemin etmiştir.Dia juga bersumpah pada dewi Artemis untuk tetap perawan.
Schindler'in Listesi'ni 1995 yapımı filmi Ölüm ve Bakire'ye esin kaynağı olarak göstermiştir.Ông coi Bản danh sách của Schindler đã có ảnh hưởng lớn tới bộ phim Death and the Maiden năm 1995 của mình.
Bu törende şapel takdis edilerek Bakire Meryem'e adandı.Trong tập này là những bài thơ ca ngợi Đức Trinh Nữ Maria.
Bakire Meryem bir göğsü açık olarak vurgulanmaktadır.Dòng Khiết Tâm Đức Mẹ.
Bir yoruma göre, bu takımyıldız tanrı Zeus ve tanrıça Themis'in bakire kızları Astraea'yı temsil eder.Theo một diễn giải, chòm sao này là Astraea, cô con gái còn trinh nguyên của thần Zeus và nữ thần Themis.
Kendileriyle her ilişki sonrasında tekrar bakire olurlar.また、毎回のように童貞であることをネタにされる。
Eş anlamlısı, daha aşağılayıcı olan Yaşlı Bakire'dir.かさねよりやや年上の、淑やかな少女。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod