Bakmak isteyeceğin son şey ise bakiyendir. "Ale to poslední, co chtějí vidět, je zůstatek."
Bakmak isteyeceğin son şey ise bakiyendir. "ATMを一切利用しない
Bakmak isteyeceğin son şey ise bakiyendir. "Das, was man aber als allerletztes sehen will, ist sein Kontostand."
Bakmak isteyeceğin son şey ise bakiyendir. "Det sidste i verden man vil se på er sin saldo."
Bakmak isteyeceğin son şey ise bakiyendir. "Det sista de vill se är saldot."
Bakmak isteyeceğin son şey ise bakiyendir. "Hal terakhir di dunia yang ingin Anda lihat adalah saldo Anda."
Bakmak isteyeceğin son şey ise bakiyendir. "하지만 그들이 가장 보기 싫어하는 것은 그들의 잔고입니다."라고 말했죠.
Bakmak isteyeceğin son şey ise bakiyendir. "La última cosa en el mundo que quieres ver es tu balance".
Bakmak isteyeceğin son şey ise bakiyendir. "L'ultima cosa che vuoi fare è vedere il tuo saldo."
Bakmak isteyeceğin son şey ise bakiyendir. "Maar het laatste dat ze ooit willen zien is hun saldo."
Bakmak isteyeceğin son şey ise bakiyendir. "Mais la dernière chose que vous ayez envie de voir, c'est votre solde."
Bakmak isteyeceğin son şey ise bakiyendir. ""mas a última coisa que querem ver é o balanço da conta."
Bakmak isteyeceğin son şey ise bakiyendir. "Nhưng điều cuối cùng mà bạn muốn xem chính là số dư trong tài khoản của mình."
Bakmak isteyeceğin son şey ise bakiyendir. "Ultimul lucru pe care îl vor este soldul."
Bakmak isteyeceğin son şey ise bakiyendir. "Το τελευταίο πράγμα που θα ήθελες να δεις είναι το υπόλοιπο του λογαριασμού σου".
Bakmak isteyeceğin son şey ise bakiyendir. "Последното нещо на света, което ти се ще изобщо да видиш е салдото си."
Bakmak isteyeceğin son şey ise bakiyendir. "אם תעשו את זה כאפשרות ולא כברירת מחדל, תגלו שמספר כפול של אנשים יתחברו לבנקאות מקוונת.
Bakmak isteyeceğin son şey ise bakiyendir. "آخر شئ في العالم يرغبون في رؤيته هو رصيدهم."
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerine"Als je een 'Wat is mijn saldo' aanmaakt"
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerineAnda tentunya tidak mau. Saya berkata, "Jika Anda membuat, kenyataannya, "beritahu saldo saya."
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerineBien. Simplemente no lo harías. Dije, "si haces, de hecho, 'muéstrame mi balance'.
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerineDet skulle du helt enkelt inte. Jag sade, "Om ni istället skapar 'visa mitt saldo.'
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerineJedoducho nebudete. Povedal som "Ak skutočne spravíte 'ukážte mi zostatok'
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerineJe leur ai dit "Si vous faites en sorte que le 'donnez-moi mon solde'
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerine"만약 잔고를 알려달라고 하는 것을,
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerineMan tut es einfach nicht. Ich sagte: "Wenn Sie das in 'Zeig mir meinen Kontostand an.' ändern,
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerineProstě to dělat nebudete. Řekl jsem:
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerinePur şi simplu nu aţi face asta. Le-am spus:
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerineSå jeg sagde:
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerineSemplicemente non lo fate.
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerine"Umieszczając tylko link do stanu rachunku, dacie im wybór, zamiast przymusu.
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerineΤους είπα, "Αν φτιάξετε την επιλογή, "Δείξε μου το υπόλοιπό μου".
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerineПросто недейте.
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerineאו לפחות יכול להודות שהוא כל כך אנאלי עד כדי כך שיעשה את זה.
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerineلقد قلت،" إذا جعلتم "أطلعني على رصيدي"
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerineデフォルトではなく選択肢にすれば
Başkâhinin evleneceği kadın bakire olmalıdır.De vrouw die hij trouwt, moet nog maagd zijn.
Başkâhinin evleneceği kadın bakire olmalıdır.E ele tomará por esposa uma mulher na sua virgindade.
Başkâhinin evleneceği kadın bakire olmalıdır.Eine Jungfrau soll er zum Weibe nehmen;
Başkâhinin evleneceği kadın bakire olmalıdır."Él tomará por esposa a una mujer virgen
Başkâhinin evleneceği kadın bakire olmalıdır.Femeia pe care o va lua el de nevastă, să fie fecioară.
Başkâhinin evleneceği kadın bakire olmalıdır.Hajadont vegyen feleségül.
Başkâhinin evleneceği kadın bakire olmalıdır.Hän ottakoon vaimoksensa neitsyen.
Başkâhinin evleneceği kadın bakire olmalıdır.Han skal ægte en Kvinde, der er Jomfru;
Başkâhinin evleneceği kadın bakire olmalıdır.Il prendra pour femme une vierge.
Başkâhinin evleneceği kadın bakire olmalıdır.In ženo naj si vzame v devištvu njenem.
Başkâhinin evleneceği kadın bakire olmalıdır.그는 처녀를 취하여 아내를 삼을지니
Başkâhinin evleneceği kadın bakire olmalıdır.Người phải cưới gái đồng trinh làm vợ.
Başkâhinin evleneceği kadın bakire olmalıdır.Người phải cưới gái đồng_trinh làm vợ .
Başkâhinin evleneceği kadın bakire olmalıdır.On také ženu v panenstvím jejím za manželku sobě pojme.
Başkâhinin evleneceği kadın bakire olmalıdır.Sposerà una vergine
Başkâhinin evleneceği kadın bakire olmalıdır.Til hustru skal han ta en ren jomfru;
Başkâhinin evleneceği kadın bakire olmalıdır.Till hustru skall han taga en kvinna som är jungfru.
Başkâhinin evleneceği kadın bakire olmalıdır.Za ženu si vezme pannu v jej panenstve.
Başkâhinin evleneceği kadın bakire olmalıdır.Και ουτος θελει λαβει γυναικα παρθενον
Başkâhinin evleneceği kadın bakire olmalıdır.В жену он должен брать девицу.
Başkâhinin evleneceği kadın bakire olmalıdır.И той да вземе за жена девица;
Başkâhinin evleneceği kadın bakire olmalıdır.והוא אשה בבתוליה יקח׃
Başkâhinin evleneceği kadın bakire olmalıdır.هذا يأخذ امرأة عذراء.
Başkâhinin evleneceği kadın bakire olmalıdır.他 要 娶 處 女 為 妻