‹‹Çok garip›› diye düşündü, ‹‹Gidip bir bakayım, çalı neden tükenmiyor!››Môi-se bèn nói rằng: Ta hãy tẻ bước lại đặng xem sự lạ lớn nầy, vì cớ sao bụi gai chẳng tàn chút nào.
‹‹Çok garip›› diye düşündü, ‹‹Gidip bir bakayım, çalı neden tükenmiyor!››Mosè pensò: «Voglio avvicinarmi a vedere questo grande spettacolo: perché il roveto non brucia?»
‹‹Çok garip›› diye düşündü, ‹‹Gidip bir bakayım, çalı neden tükenmiyor!››Niin Mooses sanoi: "Minä käyn tuonne ja katson tätä suurta näkyä, miksi ei pensas pala poroksi".
‹‹Çok garip›› diye düşündü, ‹‹Gidip bir bakayım, çalı neden tükenmiyor!››Og Moses sa: Jeg vil gå bort og se dette vidunderlige syn, hvorfor tornebusken ikke brenner op.
‹‹Çok garip›› diye düşündü, ‹‹Gidip bir bakayım, çalı neden tükenmiyor!››pelo que disse: Agora me virarei para lá e verei esta maravilha, e por que a sarça não se queima.
‹‹Çok garip›› diye düşündü, ‹‹Gidip bir bakayım, çalı neden tükenmiyor!››Protož řekl Mojžíš: Půjdu nyní, a spatřím vidění toto veliké, proč neshoří keř.
‹‹Çok garip›› diye düşündü, ‹‹Gidip bir bakayım, çalı neden tükenmiyor!››S monda Mózes: Oda megyek, hogy lássam e nagy csudát, miért nem ég el a csipkebokor.
‹‹Çok garip›› diye düşündü, ‹‹Gidip bir bakayım, çalı neden tükenmiyor!››Tedy rzekł Mojżesz: Pójdę teraz, a oglądam to widzenie wielkie, czemu nie zgore ten kierz.
‹‹Çok garip›› diye düşündü, ‹‹Gidip bir bakayım, çalı neden tükenmiyor!››und sprach: ich will dahin und beschauen dies große Gesicht, warum der Busch nicht verbrennt.
‹‹Çok garip›› diye düşündü, ‹‹Gidip bir bakayım, çalı neden tükenmiyor!››Και ειπεν ο Μωυσης, Ας στρεψω και ας παρατηρησω το μεγα τουτο θεαμα, δια τι η βατος δεν κατακαιεται.
‹‹Çok garip›› diye düşündü, ‹‹Gidip bir bakayım, çalı neden tükenmiyor!››И Моисей си рече: Да свърна и да погледам това велико явление, защо къпината не изгаря.
‹‹Çok garip›› diye düşündü, ‹‹Gidip bir bakayım, çalı neden tükenmiyor!››Моисей сказал: пойду и посмотрю на сие великое явление, отчего куст не сгорает.
‹‹Çok garip›› diye düşündü, ‹‹Gidip bir bakayım, çalı neden tükenmiyor!››ויאמר משה אסרה נא ואראה את המראה הגדל הזה מדוע לא יבער הסנה׃
‹‹Çok garip›› diye düşündü, ‹‹Gidip bir bakayım, çalı neden tükenmiyor!››فقال موسى اميل الآن لانظر هذا المنظر العظيم. لماذا لا تحترق العليقة.
‹‹Çok garip›› diye düşündü, ‹‹Gidip bir bakayım, çalı neden tükenmiyor!››摩 西 說 、 我 要 過 去 看 這 大 異 象 、 這 荊 棘 為 何 沒 有 燒 壞 呢
‹‹Çok garip›› diye düşündü, ‹‹Gidip bir bakayım, çalı neden tükenmiyor!››摩西說 、 我 要 過去 看 這 大 異象 、 這荊 棘為 何沒 有 燒壞呢
Çünkü yapmak zorundayız, bir seçim yapmalıyız, buraya mı bakayım yoksa oraya mı bakayım?Bo musimy podjąć decyzję: patrzeć tam, czy tam?
Çünkü yapmak zorundayız, bir seçim yapmalıyız, buraya mı bakayım yoksa oraya mı bakayım?Karena kita harus, kita harus membuat pilihan, apakah saya melihat ke sini atau ke sana?
Çünkü yapmak zorundayız, bir seçim yapmalıyız, buraya mı bakayım yoksa oraya mı bakayım?Ker moramo. Moram sprejeti odločitev, naj gledam sem ali naj gledam sem.
Çünkü yapmak zorundayız, bir seçim yapmalıyız, buraya mı bakayım yoksa oraya mı bakayım?우리는 어느쪽을 봐야할지 계속 선택해야 합니다.
Çünkü yapmak zorundayız, bir seçim yapmalıyız, buraya mı bakayım yoksa oraya mı bakayım?Mert kell, döntést kell hoznunk: ide nézzünk vagy oda?
Çünkü yapmak zorundayız, bir seçim yapmalıyız, buraya mı bakayım yoksa oraya mı bakayım?Omdat we een keuze moeten maken, kijk ik hierheen of daarheen?
Çünkü yapmak zorundayız, bir seçim yapmalıyız, buraya mı bakayım yoksa oraya mı bakayım?Parce qu'on est obligé de le faire. On doit faire un choix : est-ce que je regarde par ici ou par là ?
Çünkü yapmak zorundayız, bir seçim yapmalıyız, buraya mı bakayım yoksa oraya mı bakayım?Pentru că trebuie, trebuie să alegem, mă uit aici sau mă uit acolo?
Çünkü yapmak zorundayız, bir seçim yapmalıyız, buraya mı bakayım yoksa oraya mı bakayım?Perché dobbiamo, dobbiamo scegliere: guardo di qua o di là?
Çünkü yapmak zorundayız, bir seçim yapmalıyız, buraya mı bakayım yoksa oraya mı bakayım?Porque temos de o fazer temos de escolher: "Olho para aqui ou para aqui?
Çünkü yapmak zorundayız, bir seçim yapmalıyız, buraya mı bakayım yoksa oraya mı bakayım?Porque tenemos que hacerlo, debemos elegir, ¿miro aquí o miro allá?
Çünkü yapmak zorundayız, bir seçim yapmalıyız, buraya mı bakayım yoksa oraya mı bakayım?Protože musíme, musíme se rozhodnout, podívám se sem, nebo sem?
Çünkü yapmak zorundayız, bir seçim yapmalıyız, buraya mı bakayım yoksa oraya mı bakayım?Vì ta bắt buộc phải làm vậy, ta phải quyết định nên nhìn chỗ này hay chỗ nọ?
Çünkü yapmak zorundayız, bir seçim yapmalıyız, buraya mı bakayım yoksa oraya mı bakayım?Wir müssen entscheiden: Wo schau ich hin?
Çünkü yapmak zorundayız, bir seçim yapmalıyız, buraya mı bakayım yoksa oraya mı bakayım?Защото ни се налага, трябва да вземем решение -- тук ли да гледам или там?
Çünkü yapmak zorundayız, bir seçim yapmalıyız, buraya mı bakayım yoksa oraya mı bakayım?Потому что мы вынуждены, нам нужно сделать выбор, куда же смотреть?
Çünkü yapmak zorundayız, bir seçim yapmalıyız, buraya mı bakayım yoksa oraya mı bakayım?Тому що ми повинні так робити, нам треба зробити вибір, на що саме дивитися - чи я дивлюсь сюди, чи туди?
Çünkü yapmak zorundayız, bir seçim yapmalıyız, buraya mı bakayım yoksa oraya mı bakayım?אנחנו חייבים לבחור, האם צריך להסתכל לכאן או לשם?
Çünkü yapmak zorundayız, bir seçim yapmalıyız, buraya mı bakayım yoksa oraya mı bakayım?يجب علينا أن نختار, هل أنظر هنا أو أنظر هناك؟
Çünkü yapmak zorundayız, bir seçim yapmalıyız, buraya mı bakayım yoksa oraya mı bakayım?もっと重要なことは?
Doğru olup olamadığıma bir bakayım sadece tersini almak istedimFammi assicurare di farlo giusto. E' la stessa cosa di --- voglio solo farne l'inverso.
Doğru aleti kullanıyor muyum bir bakayım.Fammi assicurare di star usando lo strumento penna giusto.
Doğru aleti kullanıyor muyum bir bakayım. Tamam.Así que esto es sólo la ordenada X, y aquí hay un círculo de radio 1.
Doğru aleti kullanıyor muyum bir bakayım. Tamam.Проверю, тот ли я инструмент для письма выбрал.
Doğru mu bir bakayım. Bir, iki, üç, dört, beş, altı.1, 2, 3, 4, 5, 6.
Doğru mu bir bakayım.잠깐 제가 확인해 보겠습니다.
Doğru mu bir bakayım.Ας σιγουρευτώ ότι είναι εντάξει.
Doğru mu bir bakayım.Позвольте мне убедиться в этом.
Doğru mu bir bakayım.اسمحوا لي أن أكون متأكداً من أنني فهمت ذلك
Doğru olup olamadığıma bir bakayım sadece tersini almak istedimНека се уверим, че е правилно. Това е същото като--просто искам да получа инверсните.
Doğru olup olamadığıma bir bakayım sadece tersini almak istedimПозвольте убедиться, что я правильно это вывел. Это то же самое, что... Я только хочу получить инверсию...
Dublith'le arasında epey mesafe var. -Nerede? -Bakayım.Bastante lejos de Dublith. - ¿Por qué parte?
Dur bakayım, bugünün tarihi... ...neydi?Πού είναι ο μικρός; Δεν ξέρω, εδώ ήταν πριν από λίγο; Να τον γυρέψω;
- Dur bakayım.- Maradj nyugton.
Dur bakayım, nerede oldu?Biarkan aku melihat, di mana aku?
Dur bakayım, nerede oldu?Da vidim, kjer sem bil?
Dur bakayım, nerede oldu?Deixe-me ver, onde eu estava?
Dur bakayım, nerede oldu?Fammi vedere, dove sono stato?
Dur bakayım, nerede oldu?Hadd lám, hol voltam?
Dur bakayım, nerede oldu?Haluan nähdä, missä olinkaan?
Dur bakayım, nerede oldu?Hãy để tôi nhìn thấy, nơi tôi?
Dur bakayım, nerede oldu?Laat me zien, waar was ik?
Dur bakayım, nerede oldu?Lad mig se, hvor var jeg?
Dur bakayım, nerede oldu?Laissez-moi voir, où étais-je?