Bir bakayım.دعوني اتأكد
Bir bakayım.دعوني ارى
Bir bakayım.لا، دعوني ارى
Bir bakayım.もう1つの点が見つかりません。
Bir dakika bir bakayım,조심하겠습니다
Bir dakika bir bakayım,Oh, fammi fare molta attenzione.
Bir dakika bir bakayım,О нека бъдем много внимателни.
Bir dakika bir bakayım,اوه، دعوني اكون شديد الحذر
Bir dakika bir bakayım,これはより大きいまたは等しいだった。
Bir önceki videodakiyle aynı iz. Aynı görünmüyor olabilir, bir önceki videoda ne yaptığıma bakayım. -Zakładamy, że to ta sama krzywa, choć może nie wyglądają podobnie.
-Bırak da bir bakayım...-Déjame ver...
-Bırak da bir bakayım...- Fammi vedere.
-Bırak da bir bakayım... -Hayır, dokunma!Pokaż mi.
-Bırak da bir bakayım... -Hayır, dokunma!Ukaž.
-Bırak da bir bakayım...-Jag ska titta. -Det gör ont.
-Bırak da bir bakayım...- Lass mal sehen. - Das tut weh !
-Bul o zaman. -Bekle burada, gidip bir bakayım.- Aspetta qui.
-Bul o zaman. -Bekle burada, gidip bir bakayım.-Du måste ordna det.
Bunda kes yapıştır yapmaya ihtiyaç var mı bakayım.문제 30번.
Bunda kes yapıştır yapmaya ihtiyaç var mı bakayım.(a ver si necesito cortar y pegar este)
Bunda kes yapıştır yapmaya ihtiyaç var mı bakayım.Deixe-me ver se eu preciso cortar e colar um presente no.
Bunda kes yapıştır yapmaya ihtiyaç var mı bakayım.Fammi vedere se ho bisogno di copiare e incollare questo.
Bunda kes yapıştır yapmaya ihtiyaç var mı bakayım.Hãy để tôi xem nếu tôi cần phải cắt và dán một trong.
Bunda kes yapıştır yapmaya ihtiyaç var mı bakayım.Laat me kijken of ik deze erin moet plakken.
Bunda kes yapıştır yapmaya ihtiyaç var mı bakayım.Lássuk csak, hogy itt is kivághatom és bemásolhatom e a megoldást.
Bunda kes yapıştır yapmaya ihtiyaç var mı bakayım.Låt mig se om jag kan klippa och klistra in den här.
Bunda kes yapıştır yapmaya ihtiyaç var mı bakayım.Mal schauen ob ich das hier hereinkopieren kann.
Bunda kes yapıştır yapmaya ihtiyaç var mı bakayım.Mari kita lihat bila saya butuh memindahkan yang satu ini
Bunda kes yapıştır yapmaya ihtiyaç var mı bakayım. Pekala.Lad os se, om vi behøver at kopiere og indsætte i den her. .
Bunda kes yapıştır yapmaya ihtiyaç var mı bakayım.Tak mě nechte se na to podívat, jestli potřebujeme zkopírovat a vložit tady tenhle.
Bunda kes yapıştır yapmaya ihtiyaç var mı bakayım.Zobaczę czy muszę wyciąć i wkleić to.
Bunda kes yapıştır yapmaya ihtiyaç var mı bakayım.Давайте подивимось, чи потрібно це вирізати й вставити.
Bunda kes yapıştır yapmaya ihtiyaç var mı bakayım.Да видим дали трябва да копирам тази задача.
Bunda kes yapıştır yapmaya ihtiyaç var mı bakayım.Позвольте мне увидеть, если мне нужно вырезать и вставить этот один в.
Bunda kes yapıştır yapmaya ihtiyaç var mı bakayım.אני אנסה להדביק אותה,
Bunda kes yapıştır yapmaya ihtiyaç var mı bakayım.دعوني ارى اذا كنت احتاج قصها ولصقها
Bunda kes yapıştır yapmaya ihtiyaç var mı bakayım.大丈夫です。
Bunun nasıl biri olduğuna bakayım.Det är ingen ide att tänka på det längre...Klä på dig. Seyoon, gör det inte!
Burası 0, bu da 2 Pi. Aradaki değerlere bakayım.Takže tady je 0, tady je 2 pi a přidáme nějaké hodnoty mezi nimi.
Bu terimlere bir bakayım diyeceksiniz.Vous direz, bon, voyons ces termes.
Bu terimlere bir bakayım diyeceksiniz.Може да кажете: Добре, нека разгледам всяко едно от тези.
Bu terimlere bir bakayım diyeceksiniz.ربما ستقول، حسناً، دعني انظر الى كل واحدة من العبارات
Bu ülkeye gelip alkahestry ile ilgili şeylere bakayım dedim.Jag kom hit- -för att lära mig om alkahestry.
Bu ülkeye gelip alkahestry ile ilgili şeylere bakayım dedim.Jeg kom - - for at se på alkahestry.
Bu ülkeye gelip alkahestry ile ilgili şeylere bakayım dedim.Przybyłem tu także po to, żeby badać alkahestrię.
Bu ülkeye gelip alkahestry ile ilgili şeylere bakayım dedim.Sono venuto in questo paese anche per imparare qualcosa sull'alkahestry.
Bu ülkeye gelip alkahestry ile ilgili şeylere bakayım dedim.También vine a este país para descubrir cosas sobre la alkahestry.
Bu ülkeye gelip alkahestry ile ilgili şeylere bakayım dedim.Tulin tänne tutkimaan alkahestryyn liittyviä asioita.
Bu ülkeye gelip alkahestry ile ilgili şeylere bakayım dedim.Vim para este país para procurar coisas relacionadas com a alcaestria.
Bu ülkeye gelip alkahestry ile ilgili şeylere bakayım dedim.Ήρθα σε αυτή τη χώρα για να μάθω και για την αλκαεστρία.
Bu ülkeye gelip alkahestry ile ilgili şeylere bakayım dedim.Я пришёл в эту страну, чтобы узнать о том, что связано с алкагестрией.
‹‹Çok garip›› diye düşündü, ‹‹Gidip bir bakayım, çalı neden tükenmiyor!››A Mojžiš povedal: Nože nech idem ta a vidím toto veľké videnie, prečo nezhorí ker.
‹‹Çok garip›› diye düşündü, ‹‹Gidip bir bakayım, çalı neden tükenmiyor!››Da sagde Moses: "Lad mig gå hen og se på dette underfulde Skue, hvorfor Tornebusken ikke brænder op."
‹‹Çok garip›› diye düşündü, ‹‹Gidip bir bakayım, çalı neden tükenmiyor!››Då tänkte Mose: »Jag vill gå ditbort och betrakta den underbara synen och se varför busken icke brinner upp.»
‹‹Çok garip›› diye düşündü, ‹‹Gidip bir bakayım, çalı neden tükenmiyor!››Entonces Moisés pensó: "Iré, pues, y contemplaré esta gran visión; por qué la zarza no se consume.
‹‹Çok garip›› diye düşündü, ‹‹Gidip bir bakayım, çalı neden tükenmiyor!››In reče Mojzes: Stopim vendar tja in pogledam to veliko prikazen, zakaj grm ne zgori?
‹‹Çok garip›› diye düşündü, ‹‹Gidip bir bakayım, çalı neden tükenmiyor!››이에 가로되 내가 돌이켜 가서 이 큰 광경을 보리라 떨기나무가 어찌하여 타지 아니하는고 하는 동시에
‹‹Çok garip›› diye düşündü, ‹‹Gidip bir bakayım, çalı neden tükenmiyor!››"Luar biasa," pikirnya. "Semak itu tidak terbakar! Baiklah kulihat dari dekat.
‹‹Çok garip›› diye düşündü, ‹‹Gidip bir bakayım, çalı neden tükenmiyor!››Moise a zis: ,,Am să mă întorc să văd ce este această vedenie minunată, şi pentru ce nu se mistuie rugul.``
‹‹Çok garip›› diye düşündü, ‹‹Gidip bir bakayım, çalı neden tükenmiyor!››Môi-se bèn nói rằng : Ta hãy tẻ bước lại đặng xem sự lạ lớn nầy , vì cớ_sao bụi gai chẳng tàn chút nào .