Ne gelecek bir bakayım, Aaa, evet Roger Maris... de Fargo'dandı." demek çok da verimli değil.North Dakota. Fammi dare un'occhiata. Ah, sì.
Ne gelecek bir bakayım, Aaa, evet Roger Maris... de Fargo'dandı." demek çok da verimli değil."Você é de Fargo, Dakota do Norte. Deixe ver o que aparece. "Oh, sim.
Ne gelecek bir bakayım, Aaa, evet Roger Maris... de Fargo'dandı." demek çok da verimli değil.Είσαι από το Φάργκο της Νότιας Ντακότα. Για να δω τι θα βρω. Α, ναι.
Ne gelecek bir bakayım, Aaa, evet Roger Maris... de Fargo'dandı." demek çok da verimli değil.Вы из Фарго, Северная Дакота. Посмотрим, что у нас есть на эту тему. Ах да.
Ne gelecek bir bakayım, Aaa, evet Roger Maris... de Fargo'dandı." demek çok da verimli değil.От Фарго, Нова Дакота сте. Нека да видя, какво ще се покаже. Да.
Ne gelecek bir bakayım, Aaa, evet Roger Maris... de Fargo'dandı." demek çok da verimli değil.אתה מפארגו, צפון דקוטה . תן לי לראות מה יעלה. או, כן. רוג'ר מאריס היה מפארגו.
Ne gelecek bir bakayım, Aaa, evet Roger Maris... de Fargo'dandı." demek çok da verimli değil.أنت من فارغو، داكوتا الشمالية. اسمح لي أن نرى ما يأتي. نعم. روجر ماريس كان من فأرجو ".
Ne gelecek bir bakayım, Aaa, evet Roger Maris... de Fargo'dandı." demek çok da verimli değil.「あ〜 ロジャー・マリスの出身地だ」 これじゃダメです ムカつくだけ
Nerden bakarsam bakayım, bana göre Müdür Vekili Park mükemmel.Bármennyire is gondolkodom rajta, azt hiszem, Park tanár erre a legalkalmasabb.
-Nerede? -Bakayım. Şurada.-Πού ακριβώς; -Για να δω... εδώ.
Neyse, ne kadar zamanım kaldı, bakayım.Comunque, fammi vedere quanto tempo ho.
Neyse, ne kadar zamanım kaldı, bakayım.Eu não prestei atenção na passagem de tempo.
Neyse, ne kadar zamanım kaldı, bakayım.Ik heb de tijd niet bijgehouden.
Neyse, ne kadar zamanım kaldı, bakayım.어쨌든, 얼마나 시간을 썼는지 보니..
Neyse, ne kadar zamanım kaldı, bakayım.Si piensas hasta
Neyse, ne kadar zamanım kaldı, bakayım.Zobaczmy ile mam czasu.
Neyse, ne kadar zamanım kaldı, bakayım.Както и да е, нека видя, колко време имам.
Neyse, ne kadar zamanım kaldı, bakayım.على اي حال، دعوني ارى كم تبقى لي من الوقت
Neyse, ne kadar zamanım kaldı, bakayım.実際、時間を計るのを忘れました。
Nöbet yerinde, gözcü kulesinde durayım, Bakayım RAB bana ne diyecek, Yakınmalarıma ne yanıt verecek göreyim.내가 내 파수하는 곳에 서며 성루에 서리라 그가 내게 무엇이라 말씀하실는지 기다리고 바라보며 나의 질문에 대하여 어떻게 대답하실는지 보리라 그리하였더니
Nöbet yerinde, gözcü kulesinde durayım, Bakayım RAB bana ne diyecek, Yakınmalarıma ne yanıt verecek göreyim.על משמרתי אעמדה ואתיצבה על מצור ואצפה לראות מה ידבר בי ומה אשיב על תוכחתי׃
Nöbet yerinde, gözcü kulesinde durayım, Bakayım RAB bana ne diyecek, Yakınmalarıma ne yanıt verecek göreyim.على مرصدي اقف وعلى الحصن انتصب واراقب لارى ماذا يقول لي وماذا اجيب عن شكواي.
Nöbet yerinde, gözcü kulesinde durayım, Bakayım RAB bana ne diyecek, Yakınmalarıma ne yanıt verecek göreyim.我 要 站 在 守 望 所 、 立 在 望 樓 上 觀 看 、 看 耶 和 華 對 我 說 甚 麼 話 、 我 可 用 甚 麼 話 向 他 訴 冤 。 〔 向 他 訴 冤 或 作 回 答 所 疑 問 的
Nöbet yerinde, gözcü kulesinde durayım, Bakayım RAB bana ne diyecek, Yakınmalarıma ne yanıt verecek göreyim.我 要 站在 守望 所 、 立 在 望樓 上 觀看 、 看 耶和華 對 我 說甚麼話 、 我 可 用 甚 麼話 向 他 訴冤 。 〔 向 他 訴冤 或 作 回答 所 疑問的
Ofis çalışanı: Baharatlı nohut ezmesi?BM: Bi bakayım.עובד משרד: פלאפל? בוב: תן לי לראות.
Ofis çalışanı: Baharatlı nohut ezmesi?BM: Bi bakayım.موظف التوصيل: فلافل؟ بي أم: دعني القي نظرة.
Ofis çalışanı: Baharatlı nohut ezmesi?BM: Bi bakayım.あぁ いや
- Ona yardım etmeliyiz. - Bir bakayım. Sus.Πρέπει να τον βοηθήσουμε. "σε με να δω.
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››Ale on znajúc ich pokrytstvo povedal im: Čo ma pokúšate? Doneste mi denár, aby som videl.
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››A on poznawszy obłudę ich, rzekł im: Czemuż mię kusicie? Przynieście mi grosz, abym go oglądał.
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››우리가 바치리이까 말리이까한대 예수께서 그 외식함을 아시고 이르시되 어찌하여 나를 시험하느냐 데나리온 하나를 가져다가 내게 보이라 하시니
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››Ma egli, conoscendo la loro ipocrisia, disse: «Perché mi tentate? Portatemi un denaro perché io lo veda»
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››On pa, ker je spoznal njih hinavstvo, jim reče: Kaj me izkušate? Prinesite mi denar, da pogledam.
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››On pak znaje pokrytství jejich, řekl jim: Co mne pokoušíte? Přineste mi peníz, ať pohledím.
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››Ο δε γνωρισας την υποκρισιν αυτων, ειπε προς αυτους τι με πειραζετε; φερετε μοι δηναριον δια να ιδω.
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››Він же, знаючи їх лицемірство, рече їм: Що мене спокутуєте? Принесіть менї денария, щоб я бачив.
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››Но Он, зная их лицемерие, сказал им: что искушаете Меня? принесите Мне динарий, чтобы Мне видеть его.
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››והוא ידע את חנפתם ויאמר אליהם מה תנסוני הביאו אלי דינר ואראה׃
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››فعلم رياءهم وقال لهم لماذا تجربونني. ايتوني بدينار لانظره.
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››我 們 該 納 不 該 納 。 耶 穌 知 道 他 們 的 假 意 、 就 對 他 們 說 、 你 們 為 甚 麼 試 探 我 . 拿 一 個 銀 錢 來 給 我 看
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››我 們該納 不 該納 。 耶穌 知道 他 們 的 假意 、 就 對 他 們說 、 你 們為 甚 麼試 探我.拿一 個銀錢來給 我看
Öylesine biz-si olmak bana onbir--daire onbir onbir burada bakayım그러니까 여긴 11, 11 에 동그라미를 그리고—11이
Öylesine biz-si olmak bana onbir--daire onbir onbir burada bakayım11があるか見てみよう。
Öylesine biz-si olmak bana onbir--daire onbir onbir burada bakayımDarüber kannst Du mal nachdenken.
Öylesine biz-si olmak bana onbir--daire onbir onbir burada bakayımKaždopádne, vráťme sa k tomuto problému.
Öylesine biz-si olmak bana onbir--daire onbir onbir burada bakayım Sayı çizgidir.Deci avem 11 - o să încercuiesc 11 - să vedem unde este 11 pe linia numerelor.
Öylesine biz-si olmak bana onbir--daire onbir onbir burada bakayım Sayı çizgidir.Donc, on a 11, j'entoure 11, regardons donc ou est 11 sur la ligne des nombres.
Öylesine biz-si olmak bana onbir--daire onbir onbir burada bakayım Sayı çizgidir.Dus hebben we elf, laat me elf omcirkelen - eens even kijken waar elf staat op de getallenlijn.
Öylesine biz-si olmak bana onbir--daire onbir onbir burada bakayım Sayı çizgidir.Quindi abbiamo l'11, fammi fare un cerchio sull'11 -- fammi vedere dove sta l'11 sulla Linea dei Numeri.
Öylesine biz-si olmak bana onbir--daire onbir onbir burada bakayım Sayı çizgidir.Så vi har elva, så låt mig rita en cirkel om elvan - få se där elva är på tallinjen.
Öylesine biz-si olmak bana onbir--daire onbir onbir burada bakayım Sayı çizgidir.Takže máme číslo jedenáct, vyznačím ho -- kdepak je na číselné ose.
Öylesine biz-si olmak bana onbir--daire onbir onbir burada bakayım Sayı çizgidir.Tehát van 11-ünk, hadd karikázzam be -- hadd lássam hol van... a számegyenesen
Öylesine biz-si olmak bana onbir--daire onbir onbir burada bakayım Sayı çizgidir.Temos onze, vou circular o onze--- onde está o onze aqui na linha de números.
Öylesine biz-si olmak bana onbir--daire onbir onbir burada bakayım Sayı çizgidir.Έτσι έχουμε ένα 11, ας κυκλώσω το 11 -- ας δούμε πού είναι το 11 στη γραμμή των αριθμών.
Öylesine biz-si olmak bana onbir--daire onbir onbir burada bakayımVi sætter en cirkel rundt om 11.
Öylesine biz-si olmak bana onbir--daire onbir onbir burada bakayımVì vậy, chúng tôi có 11, vì vậy hãy để tôi vòng tròn 11--
Öylesine biz-si olmak bana onbir--daire onbir onbir burada bakayımНяма значение, нека се върнем към задачата.
Öylesine biz-si olmak bana onbir--daire onbir onbir burada bakayımאז יש לנו אחת-עשרה, אז תנו לי לצייר עיגול מסביב לאחת-עשרה -- תנו לי לראות היכן אחת-עשרה
Öylesine biz-si olmak bana onbir--daire onbir onbir burada bakayımعندنا ١١، فدعوني أضع دائرة حول ١١
O zaman x eşittir, bir bakayım. 5 70'e gider.A pak "x" se rovná, podívám se na to, 7 děleno pěti.