Ana içeriğe geç
Sözlük

bakayım ile cümle

bakayım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Kalem için uygun bir renk seçmiş miyim, bir bakayım. -اذاً دعونا نفترض ان لدي --دعوني اتأكد من ان لدي و أن قلمي يعمل
Kalem için uygun bir renk seçmiş miyim, bir bakayım. -確認します。 OK。まず極限とは何かについて
Kamerayı ver, bakayım.Add ide a kamerát. Hadd nézzem.
Kamerayı ver, bakayım.Anna kamera minulle. Anna kun katson.
Kamerayı ver, bakayım.Daj kamerę. Sprawdzę.
Kamerayı ver, bakayım.Dá-me a câmara. Deixa-me ver.
Kamerayı ver, bakayım.Dame la cámara. Déjame ver.
Kamerayı ver, bakayım.Dame la cámara. Déjame ver.
Kamerayı ver, bakayım.Dej mi kameru. Podívám se.
Kamerayı ver, bakayım.Geef me de camera, laat me zien.
Kamerayı ver, bakayım.Ge mig kameran. Låt mig se.
Kamerayı ver, bakayım.Gib mir die Kamera. Lass mich mal sehen.
Kamerayı ver, bakayım.Δώσε την κάμερα. "σε με να δω.
Kamerayı ver, bakayım.Дај ми камеру. Да погледам.
Klavyeden yazabilecek miyim bir bakayım. 91 kere 3600 bölü 5280 -- 62.05!Да видя, дали може да го напиша 91 по 3 6000 разделено на 5280--62,05!
Klavyeden yazabilecek miyim bir bakayım.Deixe-me ver se eu pode escrevê-lo.
Klavyeden yazabilecek miyim bir bakayım.Je crois que ma souris a un problème. Laissez moi voir si je peux le taper.
Klavyeden yazabilecek miyim bir bakayım.Megnézem, be tudom-e pötyögni.
Klavyeden yazabilecek miyim bir bakayım.Quiero ver si puedo escribirla.
Komutan Pavlusun yanına geldi, ‹‹Söyle bakayım, sen Romalı mısın?›› diye sordu. Pavlus da, ‹‹Evet›› dedi.Allora il tribuno si recò da Paolo e gli domandò: «Dimmi, tu sei cittadino romano?». Rispose: «Sì»
Komutan Pavlusun yanına geldi, ‹‹Söyle bakayım, sen Romalı mısın?›› diye sordu. Pavlus da, ‹‹Evet›› dedi.A přistoupiv hejtman, řekl mu: Pověz mi, jsi-li ty Říman? A on řekl: A já jsem.
Komutan Pavlusun yanına geldi, ‹‹Söyle bakayım, sen Romalı mısın?›› diye sordu. Pavlus da, ‹‹Evet›› dedi.A przystąpiwszy hetman, rzekł mu: Powiedz mi, jeźliś ty jest Rzymianinem? A on rzekł: Tak jest.
Komutan Pavlusun yanına geldi, ‹‹Söyle bakayım, sen Romalı mısın?›› diye sordu. Pavlus da, ‹‹Evet›› dedi.Då gick översten dit och frågade honom: »Säg mig, är du verkligen romersk medborgare?» Han svarade: »Ja.»
Komutan Pavlusun yanına geldi, ‹‹Söyle bakayım, sen Romalı mısın?›› diye sordu. Pavlus da, ‹‹Evet›› dedi.Da kam zu ihm der Oberhauptmann und sprach zu ihm: Sage mir, bist du römisch? Er aber sprach: Ja.
Komutan Pavlusun yanına geldi, ‹‹Söyle bakayım, sen Romalı mısın?›› diye sordu. Pavlus da, ‹‹Evet›› dedi.De commandant kwam naar Paulus toe en zei: "Zeg, bent u Romein?" "Inderdaad" zei Paulus.
Komutan Pavlusun yanına geldi, ‹‹Söyle bakayım, sen Romalı mısın?›› diye sordu. Pavlus da, ‹‹Evet›› dedi.Den øverste høvedsmann gikk da bort til ham og sa: Si mig: Er du romersk borger? Han svarte: Ja.
Komutan Pavlusun yanına geldi, ‹‹Söyle bakayım, sen Romalı mısın?›› diye sordu. Pavlus da, ‹‹Evet›› dedi.Et le tribun, étant venu, dit à Paul: Dis-moi, es-tu Romain? Oui, répondit-il.
Komutan Pavlusun yanına geldi, ‹‹Söyle bakayım, sen Romalı mısın?›› diye sordu. Pavlus da, ‹‹Evet›› dedi.Hozzámenvén azért az ezredes, monda néki: Mondd meg nékem, te római vagy-é? Õ pedig monda: Az.
Komutan Pavlusun yanına geldi, ‹‹Söyle bakayım, sen Romalı mısın?›› diye sordu. Pavlus da, ‹‹Evet›› dedi.천부장이 와서 바울에게 말하되 네가 로마 사람이냐 내게 말하라 가로되 그러하다
Komutan Pavlusun yanına geldi, ‹‹Söyle bakayım, sen Romalı mısın?›› diye sordu. Pavlus da, ‹‹Evet›› dedi.Men Krigsøversten gik hen og sagde til ham: "Sig mig, er du en Romer?" Han sagde: "Ja."
Komutan Pavlusun yanına geldi, ‹‹Söyle bakayım, sen Romalı mısın?›› diye sordu. Pavlus da, ‹‹Evet›› dedi.Pristopi pa tisočnik in mu reče: Povej mi, če si ti Rimljan? On pa reče: Sem.
Komutan Pavlusun yanına geldi, ‹‹Söyle bakayım, sen Romalı mısın?›› diye sordu. Pavlus da, ‹‹Evet›› dedi.Şi cînd a venit căpitanul, a zis lui Pavel: ,,Spune-mi, eşti roman?`` ,,Da``, i -a răspuns el.
Komutan Pavlusun yanına geldi, ‹‹Söyle bakayım, sen Romalı mısın?›› diye sordu. Pavlus da, ‹‹Evet›› dedi.Vindo o comandante, perguntou-lhe: Dize-me: és tu romano? Respondeu ele: Sou.
Komutan Pavlusun yanına geldi, ‹‹Söyle bakayım, sen Romalı mısın?›› diye sordu. Pavlus da, ‹‹Evet›› dedi.Vino el tribuno y le dijo: --Dime, ¿eres tú romano? Y él dijo: --Sí
Komutan Pavlusun yanına geldi, ‹‹Söyle bakayım, sen Romalı mısın?›› diye sordu. Pavlus da, ‹‹Evet›› dedi.Vtedy pristúpil tisícnik a povedal mu: Povedz mi, či si ty Riman? A on riekol: Áno.
Komutan Pavlusun yanına geldi, ‹‹Söyle bakayım, sen Romalı mısın?›› diye sordu. Pavlus da, ‹‹Evet›› dedi.Προσελθων δε ο χιλιαρχος, ειπε προς αυτον Λεγε μοι, συ Ρωμαιος εισαι; Ο δε ειπε Ναι.
Komutan Pavlusun yanına geldi, ‹‹Söyle bakayım, sen Romalı mısın?›› diye sordu. Pavlus da, ‹‹Evet›› dedi.Прийшовши тисячник промовив до него: Скажи мені, чи Римлянин єси ти? Він же рече: Так.
Komutan Pavlusun yanına geldi, ‹‹Söyle bakayım, sen Romalı mısın?›› diye sordu. Pavlus da, ‹‹Evet›› dedi.Тогда тысяченачальник, подойдя к нему, сказал: скажимне, ты Римский гражданин? Он сказал: да.
Komutan Pavlusun yanına geldi, ‹‹Söyle bakayım, sen Romalı mısın?›› diye sordu. Pavlus da, ‹‹Evet›› dedi.ויבא שר האלף ויאמר אמר לי הרומי אתה ויאמר הן׃
Komutan Pavlusun yanına geldi, ‹‹Söyle bakayım, sen Romalı mısın?›› diye sordu. Pavlus da, ‹‹Evet›› dedi.‎فجاء الامير وقال له قل لي. انت روماني. فقال نعم‎.
Komutan Pavlusun yanına geldi, ‹‹Söyle bakayım, sen Romalı mısın?›› diye sordu. Pavlus da, ‹‹Evet›› dedi.千 夫 長 就 來 問 保 羅 說 、 你 告 訴 我 、 你 是 羅 馬 人 麼 。 保 羅 說 、 是
Komutan Pavlusun yanına geldi, ‹‹Söyle bakayım, sen Romalı mısın?›› diye sordu. Pavlus da, ‹‹Evet›› dedi.千夫長 就 來問 保羅說 、 你 告訴 我 、 你 是 羅馬人麼 。 保羅說 、 是
- Lanet olsun! - Sus! Bir bakayım, bir bakayım.Σκατά! "σε με να δω, άσε με να δω.
Louis'e bakın - durun ona bir bakayım , onu görüntüsü hep hoşuma gitmiştir - isterseniz 16.거의 모든 사람이, 만약 당신이 루이 16세를 본다면,
Louis'e bakın - durun ona bir bakayım , onu görüntüsü hep hoşuma gitmiştir - isterseniz 16.E cosa più bella di tutto, se guardate Luigi XVI,
Louis'e bakın - durun ona bir bakayım , onu görüntüsü hep hoşuma gitmiştir - isterseniz 16.E tão bonita muito todos, se você olhar para Luís XVI,
Louis'e bakın - durun ona bir bakayım , onu görüntüsü hep hoşuma gitmiştir - isterseniz 16.Hay hambruna, la gente tiene hambre
Louis'e bakın - durun ona bir bakayım , onu görüntüsü hep hoşuma gitmiştir - isterseniz 16.Без значение дали става дума за Луи XVI, хайде да го погледнем пак, винаги е хубаво да знаеш как е изглеждал.
Louis'e bakın - durun ona bir bakayım , onu görüntüsü hep hoşuma gitmiştir - isterseniz 16.و هكذا فسنجد تقريبا الجميع ، سواء كنت تنظر الي لويس السادس عشر
Louis'e bakın - durun ona bir bakayım , onu görüntüsü hep hoşuma gitmiştir - isterseniz 16.もうどんな顔か覚えてしまうくらい、
Ne gelecek bir bakayım, Aaa, evet Roger Maris... de Fargo'dandı." demek çok da verimli değil.Bạn đến từ Fargo, North Dakota. Để tôi xem nào. Ồ, vâng, Roger Maris cũng đến từ Fargo."
Ne gelecek bir bakayım, Aaa, evet Roger Maris... de Fargo'dandı." demek çok da verimli değil.Das ist oftmals ein Zeitvorteil. Denn es ist wirklich nicht toll zu sagen: "Moment mal ...
Ne gelecek bir bakayım, Aaa, evet Roger Maris... de Fargo'dandı." demek çok da verimli değil.Du kommer fra Fargo, North Dakota. Lad mig se hvad der popper op. Nå ja.
Ne gelecek bir bakayım, Aaa, evet Roger Maris... de Fargo'dandı." demek çok da verimli değil.Eres de Fargo, Dakota del Norte. Déjame ver que sale. Ah, sí.
Ne gelecek bir bakayım, Aaa, evet Roger Maris... de Fargo'dandı." demek çok da verimli değil.Ești din Fargo, Dakota de Nord. Ia să văd ce găsesc. A, Roger Maris era din Fargo."
Ne gelecek bir bakayım, Aaa, evet Roger Maris... de Fargo'dandı." demek çok da verimli değil.Je komt uit Fargo, North Dakota. Ik zoek het even op. Oh, ja.
Ne gelecek bir bakayım, Aaa, evet Roger Maris... de Fargo'dandı." demek çok da verimli değil.Jesteś z Fargo w północnej Dakocie. Zobaczę, co wyskoczy w wyszukiwarce. O, Roger Maris był z Fargo".
Ne gelecek bir bakayım, Aaa, evet Roger Maris... de Fargo'dandı." demek çok da verimli değil."잠시만, 당신은 노스 다코타의 파고에서 왔죠. 뭐가 생각나는지 한 번 봅시다. 아, 맞아요. 로저 마리스가 파고 출신이죠."
Ne gelecek bir bakayım, Aaa, evet Roger Maris... de Fargo'dandı." demek çok da verimli değil.Laisse moi regarder. Ah, Roger Maris vient de Fargo. "
Ne gelecek bir bakayım, Aaa, evet Roger Maris... de Fargo'dandı." demek çok da verimli değil.Mrknu se, co o tom najdu. Á, Roger Maris pocházel z Farga."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod